Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesi
İlk DereceMahkemesi : Kocaeli 3. İş Mahkemesi
Dava, iş kazası sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacılar ve davalılardan ... Vinç, Vinç ve Liman İşletmeciliği, Uluslararası Nakliyat San. ve Tic. A.Ş., ... Liman Hizmetleri Tahmil Tahliye Nakliyat İnş. Turizm ve Tic. Ltd. Şti., Limaş Liman İşletmeciliği A.Ş., ... vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince davalı tarafların istinaf başvurusunun reddine, davacı tarafların istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacılar ve davalılardan ... Vinç, Vinç ve Liman İşletmeciliği, Uluslararası Nakliyat San. ve Tic. A.Ş., ... Liman Hizmetleri Tahmil Tahliye Nakliyat İnş. Turizm ve Tic. Ltd. Şti., Limaş Liman İşletmeciliği A.Ş., ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, hükmün uyulan önceki Yargıtay bozma ilamına uygun biçimde verilmiş olmasına, bozma ile kesinleşen ve karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça ve yasaca cevaz bulunmamasına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre; davalı ... Vinç Şti., davalı ... Liman Şti.‘nin tüm, davacılar ile davalılar Limaş Şti. ve ...’ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
Dava, zararlandırıcı sigorta olayı sonucu vefat eden sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
1- Davacıların, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi ile birlikte maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, mahkemece, hükmedilen maddi ve manevi tazminatın davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline karar verildiği; ancak kararın fer’isi niteliğinde olan vekalet ücreti bakımından; mahkemece, hükmedilen manevi tazminat için davacı lehine vekalet ücreti takdir edilirken bir kısım davalıların hariç tutulduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece manevi tazminat yönünden davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsiline hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi usul ve yasaya aykırıdır.
2-6100 sayılı HMK nun “yargılama giderlerinin kapsamı” başlığını taşıyan 323. maddesinde yargılama giderlerinin hangi kalemleri kapsadığı tek tek sayılmış, bu madde içerisinde “Başvurma, karar ve ilam harçları yargılama gideri” kapsamında belirtilmiş, “yargılama giderlerinden sorumluluk” başlığını taşıyan 326. maddede “kanunda yazılı hâller dışında, yargılama giderlerinin, aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği, aleyhine hüküm verilenler birden fazla ise mahkeme yargılama giderlerinin, bunlar arasında paylaştırabileceği gibi, müteselsilen sorumlu tutulmalarına da karar verebileceği”, “yargılama giderlerine hükmedilmesi” başlığını taşıyan 332. maddesinde ise; “yargılama giderlerine, mahkemece resen hükmedileceği, yargılama gideri, tutarı, hangi tarafa ve hangi oranda yükletildiği ve dökümün hüküm altında gösterileceği,” hüküm altına alınmıştır.
492 sayılı Harçlar Kanunun 15. maddesinde “Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır.” 16/1- 1.cümlesinde “Değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerler esastır.” 28/1-a maddesinde “Karar ve İlam Harcı” düzenlenmiş olup “Karar ve ilam harçlarının dörtte biri peşin, geri kalanı kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde ödenir. Şu kadar ki, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında peşin alınan harcın oranı yirmide bir olarak uygulanır. Bakiye karar ve ilam harcının ödenmemiş olması, hükmün tebliğe çıkarılmasına, takibe konulmasına ve kanun yollarına başvurulmasına engel teşkil etmez.” Hükümleri yer almaktadır.
Anayasa Mahkemesinin 14.01.2010 tarihli ve E. 2009/27, K. 2010/9 sayılı Kararında da belirtildiği üzere “Harç, idarece yapılan bir hizmetten yararlananlardan bu hizmet dolayısıyla alınan para, diğer bir deyimle verginin özel ve ayrık bir türüdür. Bu nedenle diğer harçlarda olduğu gibi, yargı harçlarında da kural; harcın, davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını isteyen kişi tarafından ödenmesidir. Ancak yargı yoluna başvurmak, başvuran kişiye bir harç yükümlülüğü yüklediği gibi, başvuranın haklı çıkması halinde bu yükümlülük yer değiştirmekte ve davada haksız çıkan tarafa yükletilmektedir. Bu nedenle nispi harca tabi davalarda, yargılama sonunda ödenecek harç miktarıyla birlikte, harcın gerçek sorumlusu da mahkeme kararıyla belirlenmektedir.”
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olayda, davacıların davalılardan tazminat istemi hususunda teselsül hükümlerine dayanarak tahsil talebinde bulunduğu, ilk derece mahkemesince verilen kararda da bu husus gözetilerek davalıların tazminat alacaklarından müştereken ve müteselsilen sorumluluklarına hükmedildiği, bu cümleden olarak hüküm ferileri hakkında da kararın niteliğine uygun olarak davalıların müteselsil sorumluluğuna hükmedildiği, böylece Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda da davalıların tek bir karar ve ilam harcından müteselsilen sorumluluklarına hükmedilmesi gerekirken; her bir davalının aynı miktardaki karar ve ilam harcından ayrı ayrı sorumluluklarına hükmedilmesi hatalı olmuştur.
Mahkemece, yukarıda belirtilen maddi ve hukuksal olgular gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacılar ile davalılar Limaş Şti. ve ...’ın vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
S O N U Ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, ... Bölge Adliye Mahkemesi 31. Dairesinin 2019/3666 Esas – 2020/2450 Karar sayılı kararının hüküm fıkrasının 3. ve 12. bendinin tamamen silinerek yerine geçmek üzere;
“3- Harçlar Kanunu uyarınca istinafa başvuran davalılardan alınması gereken 25.578,94 TL istinaf karar harcından; davalı ... İşlt. A.Ş., davalı ... Vinç ve Liman İşl. Ulus. Nak. San. ve Tic. Ltd. Şti., davalı ..., davalı ... tarafından yatırılan 22.342,6-TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 3.236,34-TL istinaf karar harcının istinaf eden davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,
12- Avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince manevi tazminat yönünden davacı vekili için hesap olunan 15.350,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, redden dolayı davalı vekilleri için hesap edilen 15.350,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine“ rakam ve sözcüklerinin yazılmasına ve kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının davalılardan ... Vinç, Vinç ve Liman İşletmeciliği, Uluslararası Nakliyat San. ve Tic. A.Ş., ... Liman Hizmetleri Tahmil Tahliye Nakliyat İnş. Turizm ve Tic. Ltd. Şti., Limaş Liman İşletmeciliği A.Ş. ve ...'dan alınmasına, 11/01/2022 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy