Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi
Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili, davalı vekili ve feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesince davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesi kararının davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kâğıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, davacının, ... tarihleri arasındaki her yılın 1 Nisanda başlayıp 1 Aralık’a kadar kesintisiz olarak süren hizmetin kuruma bildirilmesi gerektiğinin tespitini istemiştir.
II-CEVAP:
Davalı vekili, davalı şirketin, Karayolları Genel Müdürlüğü, İl özel İdaresi vb. ihale ile devrettiği işleri üzerine alıp bu işleri tamamladığını, her ihale için alınan ihale sözleşmesi kapsamında işçi çalıştırdığını, bu kapsamda ihale süresi boyunca çalıştırılan işçilerin düzenli olarak resmi sigorta işlemlerini çalışma süresi boyunca tam ve eksiksiz olarak yapmakta olduğunu, iş bitiminde işyeri kapatıldığından çalışan tüm işçilerin sigorta kayıtlanın kapatıldığını, yapılan işin niteliğinden dolayı açık alanda inşaat işlerinin özellikle yol yapımlarının genellikle yaz aylarında yapıldığını, bu nedenle kesintisiz olarak çalışmasının mümkün olmadığını, kaldı ki davacının 1999-2004 yıllan arasında başka şirketlerde çalıştığının hizmet döküm tablosundan açıkça anlaşılacağını ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
Feri müdahil Kurum vekili, davanın zamanaşımı nedeni ve haksız ve yersiz açılan davanın reddini istemiştir.
III-MAHKEME KARARI:
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, davacının davalı işyeri nezdinde kuruma bildirilen yıllara ilişkin hizmetler dışlanmak suretiyle 1997-2012 yılları içerisinde 01 Nisan-01 Kasım tarihleri arası dönemde hizmet akdine istinaden kesintisiz şekilde çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesi, “Mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu” gerekçesiyle davacı vekili, davalı vekili ve Fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar vermiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davacının 01.04.1997 -09.11.2012 tarihleri arasındaki her yılın 1 Nisanda başlayıp 1 Aralık’a kadar süren çalışması dosya kapsamında ispatlandığı halde mahkemece, 01 Nisan da başlayıp 01 Kasım da bittiği şeklinde kabul edilmesinin ve davacı aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı şirket vekili, tanıkların beyanlarında açıkça ihalelerin kısa dönemli ve hava şartlarının iyi olduğu dönemlerde çalışıldığının dosyada mevcut olmakla beraber , her ihaleyi ayrı ayrı incelemeden, işin niteliği ve yapısı itibariyle ne kadar sürede tamamlandığını gözetmesi ve bu gözetilen ihale bitiriş süreçlerinin hangisinde davacı tarafın çalıştığını ve bu süreler içerisinde sigortalı olmadığı dönemlerin tespiti yapılmadan genel olarak davacının 1997-2012 yılları içerisinde 1 Nisan-1 Kasım tarihleri arası dönemde kesintisiz olarak çalışıldığına karar verildiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
Feri müdahil Kurum vekili, tanık beyanlarının birbirleriyle çelişkili olduğunu, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, bordro tanığı ve komşu işyeri tanığı dinlenilmeksizin eksik araştırmayla hüküm kurulduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verildiğini belirterek temyiz kanun yoluna başvurmuştur.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanunun 79/10. ve 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
Her ne kadar Mahkemece, davacının çalışmasının genel olarak Nisan ayı içerisinde başlayıp Kasım ayı başında sona erdiği gerekçesiyle bildirimi yapılan süreler dışlanmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme, hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece, davacı isticvap olunarak tespiti istenen dönemde, nerede, ne kadar süre ile ve hangi işte, işyerinde çalıştığı, bu dönemlerde ne iş yaptığı, birlikte çalıştığı kişiler sorularak bildirdiği deliller toplanmalı, bu dönemlerde kamu işyerlerinden ihale alındığı anlaşılan davalı ile davacının bildirimi bulunan işyerleri ile ilgili ihale evrakları, işin başlama ve bitiş tarihine ilişkin resmi belgeler ilgili yerlerden istenmeli, davacının bildirilen hizmetleri ile karşılaştırılarak uyumlu olup olmadığı karşılaştırılmalı, davacının hiç bildirimi olmayan 1998, 2000, 2001, 2009 yıllarında hangi işyerinde çalıştığı tespit edilerek dönem bordroları getirtilmeli, ihtilaf konusu dönemin tamamında çalışması bulunan bordro tanıkları dinlenilmeli, dinlenecek bordro tanıklarının hizmet cetveli kayıtları getirtilmeli, beyanları denetlenmeli, komşu işyeri çalışanları veya bu işyerlerinden bordroya geçmiş çalışanlar re'sen tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, dava konusu dönemin tamamına ait puantaj kayıtları, ücret bordroları ve konuya ilişkin tüm belgeler eksiksiz olarak getirtilmeli yapılacak araştırma sonucunda elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, taraf vekillerinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1. Maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgililere iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.11.2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.