Mahkemesi: ... Bölge Adliye Mahkemesi... Hukuk Dairesi
Dava, 1479 sayılı kanun kapsamında sigortalılık süresi tespiti ile yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini, ödenmeyen aylıkların faiziyle ödenmesi istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi .. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir. ....Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM:
Davacı vekili, 2002-2009 yılları arasında 1479 sayılı kanun kapsamında sigortalılık süresinin ve bu sürelerin ihya edilerek ödenebileceğinin tespiti ile yaşlılık aylığı alabileceği tarih itibariyle yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilerek aylıkların faiziyle ödenmesine hükmedilmesini talep etmiştir.
II-CEVAP:
Davalı Kurum vekili, davacının ...tarihli talebine istinaden 14.8.2009 tarihi itibariyle 4/1-b kapsamda tescilinin yapıldığını, geriye dönük tescil yapılamayacağını beyanla davanın reddini istemiştir.
III-İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemesince “...Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile,
Davacının ...-... tarihleri arasındaki hizmet ihya talebinin geçerli olduğunun tespitine, aksi kurum işleminin iptaline,
Davacının emekli aylığı bağlanması talebinin ise reddine,...” karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı Kurum vekili davacının tescil için ... tarihinde Kuruma başvurduğunu, ... tarihi itibariyle de 4/1-b kapsamda tescilinin başlatıldığını, yapılan Kurum işlemlerinin hukuka uygun olduğunu beyanla kararın ortadan kaldırılmasını istemiştir.
IV-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
Bölge Adliye Mahkemesince “...1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-b.2 maddesi gereğince düzeltilerek yeniden hüküm kurulmak üzere ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi hükmü yerine geçmek üzere; davanın reddine,...” karar verilmiştir.
V-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ
Davacı vekili, müvekkilinin talep edilen sürelerde bağkur sigortalılık koşullarını taşıdığını ilk derece mahkemesi kararının isabetli olduğunu beyanla kararın bozulmasını istemiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının ... tarihinden itibaren limited şirket ortağı olduğu, ...-... tarihleri arasında anonim şirket kurucu ortağı olduğu, ...-..., ...-... tarihleri arasında anonim şirket yönetim kurulu üyesi olduğu, ...-...tarihleri arasında şahsi vergi kaydının bulunduğu, tescil edilmek üzere bağkur giriş bildirgesinin davalı Kuruma ilk ne zaman verildiğinin anlaşılamadığı ancak davalı Kurum tarafından ... tarihi itibariyle 4/1-b kapsamda tescilinin yapıldığı ve ilk prim ödemesinin ...tarihinde olduğu, eldeki dava ile ...-...yılları arasında 1479 ve 4/1-b kapsamda sigortalılık süresinin tespitinin talep edildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı yasanın “1479 sayılı Kanuna ilişkin geçiş hükümleri” başlıklı geçici 8. maddesi “ Bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendi hariç diğer alt bentlerine göre sigortalılık niteliği taşıdıkları halde bu Kanunun yürürlük tarihine kadar kayıt ve tescillerini yaptırmayanların sigortalılık hak ve yükümlülüğü bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren başlar. Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (4) numaralı alt bendine göre sigortalı sayılanların hak ve yükümlülüğü ise 7 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendine göre başlar.
Ancak, bu Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) ve (3) numaralı alt bentlerine göre sigortalı sayılanlardan bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren sigortalılıkları başlatılanların, bu Kanunun yürürlük tarihi ile 4/10/2000 tarihi arasında geçen vergi mükellefiyet süreleri bulunmak kaydıyla, sigortalının bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren 6 ay içinde talepte bulunması halinde, vergi mükellefiyet sürelerinin tamamı için 80 inci maddenin ikinci fıkrasının (a) bendine göre talep tarihindeki prime esas kazancının % 32’si üzerinden borçlanma tutarı hesaplanır ve sigortalıya tebliğ edilir. Sigortalının kendisine tebliğ edilen borçlanma tutarının tamamını tebliğ tarihinden itibaren 6 ay içinde ödemesi halinde, bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Sigortalıya tebliğ edilen borç tutarının bu süre içerisinde tam olarak ödenmemesi halinde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve ödenen tutar bu Kanunun 89 uncu maddesine göre iade edilir.
Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce 1479 sayılı Kanunun 53 üncü maddesi gereğince 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre başlatılmış olan icra takipleri anılan Kanun hükümlerine göre takip edilerek sonuçlandırılır.” düzenlemesini içerir.
Bu düzenlemeyle, sigortalılık niteliği taşıdıkları halde ... tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmamış olan sigortalıların sigortalılık hak ve mükellefiyetlerinin ... tarihinden itibaren başlayacağı, Kanunun yürürlük tarihinden itibaren altı ay içinde Kuruma yazılı olarak başvurmak şartıyla, ...tarihine kadar kayıt ve tescilini yaptırmayanlara, ...-... tarihleri arasında vergiye kayıtlı oldukları süreyi borçlanma imkanı getirilmiştir.
Geçici 8. maddesinde belirtilen "yazılı başvuru" şartı, şekil şartı olmayıp; sigortalının, ... tarihi öncesi döneme ilişkin vergiye kayıtlı olduğu süreyi, yasada belirtilen 6 aylık sürede, Kurum' a başvurarak veya borçlanmaya ilişkin prim ödeyerek, borçlanma iradesini ortaya koyması, yasadan yararlanmak için yeterli sayılmalıdır. Anılan yasada belirtilen 6 aylık sürenin geçmesinden sonra, 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin sürenin, 1479 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olarak değerlendirilmesi mümkün değildir.
Yapılacak iş, ... tarihi itibariyle 1479 sayılı yasa kapsamında zorunlu sigortalı olarak tescili yapılan davacının, Bağ-Kur giriş bildirgesinin davalı ...’ na intikal tarihini netleştirerek, kanunda belirtilen 6 aylık sürede borçlanma iradesini ortaya koyacak şekilde Kuruma başvurusunun veya borçlanma tutarına ilişkin prim ödemesinin bulunup-bulunmadığının tespiti ile 5510 sayılı Yasanın geçici 8. madde kapsamında yapılacak değerlendirme sonucuna göre bir karar vermekten ibarettir.
Bölge Adliye Mahkemesince, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O hâlde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun kabulüne ilişkin kararı kaldırılarak verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ...Bölge Adliye Mahkemesi ...Hukuk Dairesi kararının, yukarıda açıklanan nedenlerle HMK'nun 373/2. maddesi gereği BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine ... gününde oybirliğiyle karar verildi.