Bölge Adliye
Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
No :
Dava, 03/12/2013 tarihli olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesince verilen kararın, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
I-İSTEM
Dava, davacının 03/12/2013 tarihinde iş kazasına maruz kaldığının tespiti istemine ilişkindir.
II-CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, özetle;beş yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini, tarım sektöründeki çalışmaların İş Kanunu ve 5510 sayılı Kanun kapsamında olmadığını, olayın iş kazası olmadığını , kazaya davacının sebep olduğu belirtilerek davanın reddi talep edilmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, özetle ; davalı müvekkilinin çiftçi olduğunu, kendi hayvanları için mısır ektiğini, slaj makinesini 3.kişilere kşraladığını, olay tarihinde davacının slajı yapılarak akabinde davalı ...'nin tarlasında hasat yapıldığını, talimat ve yönlendirme söz konusu olmadığını, iş kazasına dair ... tespiti veya ilam olmadığını, işçi ve işveren ilişkişi olmadığını, komşuluk hukukundan doğan yardımlaşmanın işçilik olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili, cevaba cevap dilekçesinde, özetle; davalılardan ... ve ...'in slaj hasadı konusunda anlaşmaya vardıkları, davacıyı işçi olarak götürdükleri, mısırları makineye elle koyma talimatı verdiklerini ve bu sırada davacının kolunu kaptırdığını, davacı işçinin kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını, Kiraz Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/147 Esas sayılı dosyasında davalıların cezalandırılmalarına ilişkin hüküm kurulmuş olup temyiz aşamasında olduğunu belirterek, davanın kabulünü talep etmiştir.
III-MAHKEME KARARI
A-İLK DERECE MAHKEME KARARI
"Davanın reddine" karar verilmiştir.
B-BAM KARARI
" Kiraz Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi'nin 22.10.2021 tarih, 2019/210 Esas ve 2021/262 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine" karar verilmiştir.
IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:
Davacı vekili, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle davaya konu kararın bozulmasını talep etmiştir.
V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:
506 sayılı Yasanın 2. maddesine göre, “Bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanlar bu kanuna göre sigortalı sayılırlar”. Söz konusu Yasada “hizmet akdi” tarifine yer verilmemiş ise de, 4857 sayılı İş Kanununun 8’inci maddesinde iş sözleşmesi (hizmet akdi) tanımlanmış, Borçlar Kanununun 313 – 354. maddelerinde de bu konuda düzenlemeler yapılmıştır. Borçlar Kanununda, anılan sözleşme, “Hizmet akdi bir mukaveledir ki onunla işçi, muayyen veya gayri muayyen bir zamanda hizmet görmeyi ve iş sahibi dahi ona bir ücret vermeği taahhüt eder.” şeklinde tanımlanmıştır.
5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde iş kazası,
"a) Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada,
b)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) İşveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle, sigortalı kendi adına ve hesabına bağımsız çalışıyorsa yürütmekte olduğu iş nedeniyle,
c)Bir işverene bağlı olarak çalışan sigortalının, görevli olarak işyeri dışında başka bir yere gönderilmesi nedeniyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda,
d)(Değişik bend:17.04.2008-5754 S.K./8.mad) Bu Kanunun 4üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi kapsamındaki emziren kadın sigortalının, iş mevzuatı gereğince çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda,
e)Sigortalıların, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş gelişi sırasında, meydana gelen ve sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen özüre uğratan olay olarak tanımlanmıştır.
Olayın, iş kazası olarak kabul edilebilmesi için olaya maruz kalan kişinin 5510 sayılı Kanunun 4. maddesi anlamında sigortalı olması, olayın, 5510 sayılı Kanunun 13. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak belirtilen hal ve durumlardan birinde meydana gelmesi koşuldur. Başka bir anlatımla, olayın, iş kazası sayılabilmesi için iki koşulun birlikte gerçekleşmesi zorunludur.
Yukarıda anlatılanlar ışığında, somut olayda taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdi olmadığına dair mahkeme kabulü isabetli ise de, sigortalılardan 5510 sayılı yasanın 4. maddesi “b” fıkrasına tabi olarak çalışanların da, çalışmaları sırasında meydana gelen kazaların iş kazası olarak değerlendirilebileceği gözetilerek işin esasına girilmeli ve yapılacak araştırma sonucunda somut olay irdelenerek, mevcut kazanın 5510 sayılı yasanın 4. maddesi “b”fıkrası kapsamında bir iş kazası olup olmadığı belirlendikten ve giderek, davacının da buna yönelik isteminin bulunup bulunmadığı da açıklığa kavuşturulduktan sonra yapılacak inceleme ve değerlendirme sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi kararının HMK’nın 373/1 maddesi gereği kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.10.2022 gününde karar verildi.