MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulunun 08.02.2018 tarihli raporu ile %80 engel oranı ile sürekli olarak malul kabul edildiğini, bu rapor neticesinde kendisine yaşlılık aylığı bağlandığını, düzenli 06.03.2020 tarihinde davalı Kurumun sağlık kurulu raporunda tereddüt olduğundan bahisle tekrar rapor alınmak üzere ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesine sevk ettiğini ve kendisine 13.03.2020 tarihinde heyet muayene randevusu verildiğini, randevu verildikten sonra COVİD-19 salgını nedeniyle tüm heyet randevularının iptal edildiğini, heyet randevularının tekrar başlamasına müteakip randevu tarihini bildirir SMS gönderileceğinin bildirildiği, ancak ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesine başvuruda bulunulmasına rağmen, ilgili hastane yetkilileri henüz randevuların başlamadığını, SMS ile yeni randevunun başlanacağını şifahen bildirildiğini, Eylül 2020 emekli aylığının hesabına yatmaması üzerine 28.09.2020'de davalı Kuruma başvurduğu ve bu durumun sebebini öğrenmek istediğini, davalı Kurum yetkilileri şifahen verdiği cevapta muayenelerin tekrar başladığını, müvekkilinin tekrar sağlık kurulu raporu almadığını bu sebeple maaşının kesildiğini, hemen yeni rapor alması gerektiğini bildirdiği, bunun üzerine ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesine başvurduğunu, başvuru neticesinde 29.09.2020 tarihine heyet randevusu verildiğini, 29.09.2020 tarihinde heyet muayenesine giren müvekkilinin bu tarihten sonra raporun tanzimini beklediğini, beklenen raporun 03.11.2020 tarihinde tanzim edildiği ve müvekkilinin %55 oranında yine sürekli malul kabul edildiğini davalı Kurum müvekkilinin Eylül ayına kadar heyet muayenesine girmemesi, heyet muayene raporunun yazıldığı 03.11.2020 tarihine kadar da yeni maluliyet raporu olmaması sebebiyle davacının Eylül-Ekim-Kasım 2020 emekli aylıklarını ödemediğini, bu haksız işleme gerekçe olarak da Haziran 2020' de heyet muayenelerin tekrar başladığını, ancak müvekkilinin muayene olmadığını, 3 ay ek süre verildiğini neticeten Eylül 2020 itibarıyla maaşının kesildiğini bildirdiği, oysa davacının Mart 2020' den beri kendisine verilen bilgi doğrultusunda cep telefonuna gelecek SMS'i beklediğini, pandemi sebebiyle heyet muayenelerinin iptal edilmesinin de müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığı, heyet muayenesi neticesinde de sağlık durumunun değişmediği, yine sürekli olarak malul olduğunun ortaya çıktığını, davalı Kurumun, müvekkiline ödemiş olduğu Haziran-Temmuz-Ağustos 2020 emekli aylıklarının iadesine yersiz ödeme olduğundan bahisle karar verildiğini, müvekkilinin malulen emekli olduğunu, her iki sağlık raporunun da bu durumu doğruladığı, dolayısıyla yersiz ödeme iddiasının hukuka aykırı olduğu, müvekkilinin kusurundan kaynaklanmadığını, bu nedenle şimdilik 1.000,00TL müvekkilinin ödenmeyen Eylül-Ekim-Kasım/2020 emeklilik aylıklarının ödenmesine, davalı Kurumun ödemiş olduğu Haziran-Temmuz-Ağustos 2020 emekli aylıklarının iadesine dair Kurum kararının iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı Kurum aleyhine açmış olduğu yaşlılık aylığı ödenmesi ve Kurumun ödemiş olduğu Haziran- Temmuz- Ağustos 2020 emekli aylıklarının iadesi talepli davada; davanın hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddi gerektiğini, öncelikle ekte sunulan dokümanların incelenmesi neticesinde anlaşılacağı üzere Kurumca yapılan iş ve işlemler usul ve kanuna uygun olup herhangi bir hukuka aykırılık da söz konusu olmadığını, bu nedenle davanın esası yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta davacı adına yeni tarihli düzenlenecek raporun pandemi sebebi ile sevk edilen hastanene tarafından ileri tarihe ertelendiği bu hususta davacının ihmalinin olmadığı ve davacının maluliyet halinin devam ettiği anlaşıldığından bu durumda dosyaya kazandırılan ek raporda yapılan hesaplama ve tüm deliller davacının talebi ile birlikte değerlendirildiğinde davacının Eylül-Ekim-Kasım/2020 emekli aylıklarının 12.592,53 TL asıl alacak ve 379,85 TL faizin ile birlikte karar tarihinden itibaren yazal faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının Kuruma ödediği 1.035,01 TL asıl alacak ve 19,91 TL faizi ile birlikte karar tarihinden itibaren yazal faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacının borçlu olmadığının tespitine, davalı Kurumun davacıya ödemiş olduğu Haziran-Temmuz-Ağustos 2020 emekli aylıklarının iadesine dair Kurum kararının iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine, davacının emekli maaşından yapılan 5.302,89 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya ödenmesi gerektiği gerekçesiyle
-Davacının Eylül-Ekim-Kasım/2020 emekli aylıklarının 12.592,53 TL asıl alacak ve 379,85 TL faizi ile birlikte karar tarihinden itibaren yazal faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
-Davacının Kuruma ödediği 1.035,01 TL asıl alacak ve 19,91 TL faizi ile birlikte karar tarihinden itibaren yazal faiz uygulanarak davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacının borçlu olmadığının tespitine,
-Davalı Kurumun davacıya ödemiş olduğu Haziran-Temmuz-Ağustos 2020 emekli aylıklarının iadesine dair Kurum kararının iptali ile davacının borçlu olmadığının tespitine,
-Davacının emekli maaşından yapılan 5.302,89 TL bedelin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden kanuna aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm istinaf nedenlerine ilişkin istinaf başvurusunun HMK.'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;
-Kurumca yapılan işlemlerin usul ve kanuna uygun olduğunu,
-Müvekkili Kurumun davanın açılmasına sebebiyet vermediğini,
-Davacının davasını ispatlayamadığını, müvekkili Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali ve alacak istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.