MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı, uzun yıllar davalı şirkette çalıştığını, ancak 02.04.2002-07.02.2006 tarihleri arasında çalışmalarının Sosyal Güvenlik Kurumuna bildirilmediğini ve primlerinin ödenmediğini, 02.04.2002-07.02.2006 tarihleri arası hizmetlerinin geriye dönük olarak SGK'ya bildirilmesine, kurum kayıtlarının düzeltilmesine ve ödenmeyen primlerin davalı işveren tarafından ödenmesine karar verilmesini talep etmektedir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre dolduktan sonra açıldığını, davacının bundan 16 yıl önce davalı işyerinde çalışmaya başladığını ve bu çalışmanın 4 yıl boyunca sigortasız olarak devam ettiğini iddia ettiğini, davacının 05.01.2016-04.12.2017 tarihleri arasındaki sigortalı çalışması sona erdikten sonra hak alacakları için arabulucuya başvurduğunu, davacı ile davalı arasında bir anlaşmaya varıldığını, 05.01.2016-04.12.2017 tarihleri arasındaki çalışmalarının karşılığı olarak 6.400 TL davalı tarafından davacıya ödendiğini, açıklanan nedenlerle tahkikata başlamadan önce hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmaktadır.
Fer'i müdahil SGK vekili, hak düşürücü süre itirazlarını belirterek, davacının çalıştığını iddia ettiği dönemde işyerinde işe girişi ve çalışması bulunmadığı gibi SGK sicil kaydının da bulunmadığını, kurum kayıtlarının resmi belge olması nedeniyle davacının resmi kayıtlarda görülmeyen hizmetinin varlığını kanıtlamasının ancak aynı güçte deliller ile mümkün olduğunu, talebinin reddini ve davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "1-Davanın hak düşürücü süre yönünden reddine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı temyiz dilekçesinde:
a. Dosya içerisinde bulunan 24.07.2023 tarihli bilirkişi raporu ve tanık beyanlarından da 02.04.2002-07.02.2006 tarihleri arasında davalı iş yerinde çalıştığının anlaşıldığı ancak işe giriş bildirgesinin 08.02.2006 tarihinde verildiğini, kararın bozulması ile davanın kabulünü talep etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 02.04.2002-07.02.2006 tarihleri arasında hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı tarafın temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.