MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki sigorta primine esas kazancın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 02.01.2017-20.12.2018 tarihleri arasında davalı işyerinde şebeke altyapısı döşeme işinde çalıştığını, müvekkil ile davalı şirket arasında anlaşma gereği davacının maaşının yapılan işe göre değiştiğini, aylık ortalama maaşının 5.000,00 TL civarında olmasına rağmen davalı şirket tarafından priminin eksik yatırıldığını, maaşının asgari ücret kadarının bankaya yatırıldığını, geri kalan kısmının avans, borç gibi açıklamalar ile bankaya yatırıldığını beyanla müvekkilinin prime esas kazancının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; haksız davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın konusuz kalması nedeni ile karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; ''Davacının 27.09.2019 tarihinde eksik primlerin tamamlanması için Kuruma başvuruda bulunduğunu, Kurumun işlem yapma -yapmama süresi geçmeden 02.10.2019 tarihinde dava açtığını, Kurum tarafından inceleme ve düzenlenen denetim raporu sonucunda davalı işveren için re'sen ek aylık prim hizmet bildirgesi düzenlendiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını ancak açılan davadan dolayı davalılar aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilerek müşterek ve müteselsilen davalılardan alınmasına karar verildiğini, bu kararın haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davacının dava konusu 2017/1-12 ve 2018/1-12. aylarına ilişkin eksik yatırılan primlerinin Kurum tarafından resen düzeltildiği anlaşıldığından, konusuz kalan dava hakkında karar verilemesine yer olmadığına karar vermek ve Kurumun yaklaşık 3 yıl sonra tahkikatı sonuçlandırması ve davalının, denetim raporundan da anlaşılacağı üzere davacının primlerini eksik bildirmesi nedeniyle davalı Kurum ve iş veren aleyhine vekalet ve yargılama giderlerine hükmedilerek karar verildiği gerekçesiyle Mahkeme kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf sebepleri doğrultusunda temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, yargılama giderlerinden hangi tarafın sorumlu olduğuna ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri, 331. maddenin birinci fıkrası.
2. 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun Geçici 7. maddesi uyarınca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 77. maddesinin birinci fıkrası ile 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesinin birinci fıkrası.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.