MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş)Mahkemesi
2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 40. ve Yargıtay İç Yönetmeliği’nin 18. maddeleri uyarınca yapılan ön incelemede;
1-Tebligat Kanunu'nun 12. maddesine göre, hükmi şahıslara tebliğin selahiyetli mümessillerine, bunlar birden ziyade ise yalnız birine yapılır. Aynı Kanun'un 13. maddesine göre de; tebliğ yapılacak bu kişiler her hangi sebeple mutad iş saatlerinde işyerinde bulunmadıkları veya o sırada evrakı bizzat alamayacakları bir halde oldukları takdirde tebliği orada hazır bulunan memur veya müstahdemlerinden birine yapılır. 25.01.2012 tarihli ve 28184 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Tebligat Kanun'un Uygulanmasına Dair Yönetmelik Hükümlerine göre, kendisine tebliğ yapılacak memur veya müstahdemin, tüzel kişinin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde görev itibariyle tebligatın muhatabı olan tüzel kişinin temsilcisinden sonra gelen bir kimse veya evrak müdürü gibi esasen bu tür işlerle görevlendirilmiş bir kişi olması gerektiği, bu kişilerin de bulunmaması halinde bu hususların tebliğ evrakına yazılarak tebligat, o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme yapılır.
Hukuk Genel Kurulunun 14.12.2011 tarih ve 2011/21-882 Esas, 2011/767 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, Tebligat Kanunu'nun 13. maddesinde, kendisine tebligat yapılacak şahısların derecelendirildikleri görülmektedir. Bir kere, hükmi şahıslar namına kendilerine tebligat yapılabilecek salahiyetli mümessiller mutad iş saatlerinde işyerlerinde bulundukları ve o sırada evrakı bizzat alacak durumda oldukları takdirde memur ve müstahdemlere tebligat yapılamaz. Saniyen, memur veya müstahdemlere tebligat yapılabilecek hallerde de, önce kendisine tebligat yapılacak şahsın, şirketin o yerdeki teşkilatı veya personeli içinde vazife itibariyle muhatap hükmi şahsın mümessilinden sonra gelen veya evrak müdürü gibi esasen bu işlerle tavzif edilmiş bir kimse olması, böyle bir kimsenin bulunmaması halindedir ki (bu durum tebliğ mazbatasına dercedilmek suretiyle) o yerdeki diğer bir memur veya müstahdeme tebligat yapılabilir. Daha önce kendisine tebligat yapılması gereken kimselerin bulunmadıklarını veya tebligatı bizzat alamayacak durumda olduklarının ispatı bakımından mazbatada yer alacak kayıt bilhassa önemlidir (E. ..., Makalelerim I, İstanbul 2001, s. 4-5).
Gerekçeli kararın, davalılardan ... Tekstil Gıda Ltd. Şti.'ye tebliğ edilmediği, adı geçen davalı şirketin temyiz dilekçesi sunmadığı belirlenmiştir.
Adı geçen şirketin öncelikle Ticaret Sicil Gazetesi'nde kayıtlı adresine gerekçeli karar ve davacı Kurumun temyiz dilekçesinin tebliğ edilmesi, yeni sevk adresi varsa o adrese, tebligatın iade gelmesi, tebligat yapılamaması, iade zarfında yeni bir adres tespit edilememesi durumunda, Ticaret Sicil Memurluğundan gelen ticari sicil adresine usulüne uygun tebliğinin sağlanması (Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre) suretiyle belirtilen usuli işlemler tamamlandıktan sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekir.
2- 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. maddesine göre “bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.”
Yine, 6099 sayılı Kanun'un 5. maddesi ile 7201 sayılı Kanun'un 21. maddesine eklenen ikinci fıkrasına göre,“Gösterilen adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olup, muhatap o adreste hiç oturmamış veya o adresten sürekli olarak ayrılmış olsa dahi, tebliğ memuru tebliğ olunacak evrakı, o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine veyahut zabıta amir veya memurlarına imza karşılığında teslim eder ve tesellüm edenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırır. İhbarnamenin kapıya yapıştırıldığı tarih, tebliğ tarihi sayılır.” düzenlemelerine yer verilmiştir.
Tüm bu düzenlemeler gözetildiğinde, artık, adres kayıt sisteminde yazılı adresi bulunanlara, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, adres kayıt sisteminde yazılı adresine, 21. maddenin ikinci fıkrasına göre tebliğ yapılması gerekecektir.
Yukarıda anlatılanlar çerçevesinde, davalılardan ... Tekstil Gıda İnşaat Otomotiv Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti.'ye Mahkeme kararı ile tasfiye memuru olarak atanan ... ...'a değil Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre şirkete yapıldığı anlaşılmakla; tasfiye memuru atanmış olması nedeniyle gerekçeli karar ve davacı Kurumun temyiz dilekçesinin tasfiye memurunun öncelikle bilinen son adresine normal tebligat çıkartılması, tebligatın iade gelmesi, tebligatın yapılamaması, iade zarfında yeni bir adres tespit edilememesi durumunda, adres kayıt sisteminde yazılı adresine Tebligat Kanunu'nun 21. maddesi hükümlerine göre tebliği sağlanıp, temyiz süresi geçtikten, gerekirse 6100 sayılı HMK’nın 366. ve 346. maddelerindeki prosedür işletildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekir.
3- Gerekçeli kararın, aleyhine hüküm kurulan davalılardan Tasfiye ... Sigorta A.Ş. vekili Av. ...'nin 27.03.2023 tarihinde vekillikten çekildiğine dair Mahkemeye dilekçe vermesine rağmen, gerekçeli karar ve davacı Kurumun temyiz dilekçesinin adı geçen şirket vekiline tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
Adı geçen davalı şirketin adresi ticaret sicilinden sorularak yukarıda anlatılanlar çerçevesinde belirlenen adresine avukatın istifa dilekçesi, gerekçeli karar ve davacı Kurumun temyiz dilekçesinin ilgili mevzuat hükümleri uyarınca usule uygun bir şekilde tebliği sağlanıp temyiz süresi geçtikten, gerekirse 6100 sayılı HMK’nın 366. ve 346. maddelerindeki prosedür işletildikten sonra temyiz incelemesi yapılmak üzere dosyanın Dairemize gönderilmesi gerekir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Belirtilen işlemlerin yerine getirilmesi için dosyanın hükmü veren İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,
26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.