MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/92 E., 2024/212 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 16.01.2006 tarihinde meydana gelen trafik iş kazası neticesinde %100 malul durumuna düştüğünü, başkasının bakımına muhtaç ... geldiğini, davacının tam kusurlu olduğu gerekçesi ile malullük aylığının eksik bağlandığını, oysa 10.09.2008 tarihli raporda, davacının %40 kusurlu olduğunun belirtildiğini ileri sürerek, yaşlılık aylığının yeniden hesaplanmasını, eski aylığın iptalini, dava tarihine kadar biriken alacağın kaza tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum sigortalısı ...'a 16.05.2007 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlandığını, kusurlu olduğu için gelirinde 506 sayılı Kanun'un 111. maddesi gereğince eksiltme yapıldığını, beş yıl içerisinde istenilmeyen kısımların zaman aşımına uğradığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI
Mahkemenin 28.04.2016 tarih ve 2013/713 E.-2016/183 K. sayılı kararıyla davanın kabulü ile
1-Davacıya tam sürekli iş göremezlik gelirinin bağlandığı tarihten, dava tarihine kadar eksik ödenen 14.145,59 TL gelirin dava tarihi olan 17.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacıya iş göremezlik gelirinin 472,50 TL üzerinden bağlanmasına, karar verilmiştir.
IV.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Birinci Bozma Kararı
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmaları üzerine Dairenin 04.07.2019 tarih ve 2016/13162 E.-2019/5896 K. sayılı kararı ile ".. eldeki dava dosyası incelendiğinde, davacı sigortalının davaya konu kazanın oluşumunda "bağışlanmaz kusurun" bulunup bulunmadığı, bağışlanmaz kusuru varsa kusur derecesinin ne olduğu konusunda herhangi bir inceleme yapılmamış olduğu anlaşılmakla, Mahkemece bilirkişi kurulu oluşturulup inceleme yapılması gerektiği gözetilmeksizin ve talebe göre de 5510 sayılı Kanun'un 97. maddesi de irdelenmek suretiyle yapılacak araştırma ve değerlendirme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Mahkemenin 23.06.2022 tarih ve 2020/314 E.-2022/375 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile
1-Davacıya 01.05.2008-17.05.2013 tarih aralığında olmak üzere Kurumca eksik ödendiği tespit edilen 4.196,47 TL gelirin dava tarihi olan 17.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Davacıya iş göremezlik gelirinin 472,40 TL üzerinden bağlanmasına karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunması üzerine Dairenin 20.10.2022 tarih ve 2022/11730 E.-2022/12829K. sayılı kararı ile "Mahkemece bozma kararına uyulmasına karşın bozma kararının gereklerinin yerine getirilmediği, buna göre hükme esas alınan bilirkişi raporunun sadece davaya konu olayla ilgili kusur oranlarını içerdiği anlaşıldığından, davalı Kurumdan davaya konu olayla ilgili sigortalıya yapılan tüm ödeme ve bağlanan gelire dair kayıtlar getirtilerek, davacı sigortalının davaya konu kazanın oluşumunda "bağışlanmaz kusurun" bulunup bulunmadığı ve bağışlanmaz kusuru var ise kusur derecesinin ne olduğu konusunda ayrıntılı incelemenin yapıldığı bir bilirkişi raporu alınarak akabinde talep uyarınca 5510 sayılı Kanun'un 97. maddesi de irdelenmek suretiyle yapılacak araştırma ve değerlendirmeye göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir." şeklindeki gerekçeyle hüküm bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar
Mahkemenin 24.06.2024 tarih ve 2023/92 E.-2024/212 K. sayılı kararı ile
1- Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
2- Davacının meydana gelen kazada bağışlanamaz kusuru bulunmadığı anlaşıldığından kusur indirimi yapılmaksızın 5510 sayılı Kanun'un m.19 uyarınca davacıya tam malüllük aylığının bağlanması gerektiğinin tespitine,
3- Davacıya 01.05.2008-17.05.2013 tarih aralığında olmak üzere Kurumca eksik ödendiği tespit edilen 5.606,03 TL gelirin dava tarihi olan 17.05.2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının kazanın oluşumunda bağışlanamaz kusurunun bulunduğunu, talep edilen alacağın zaman aşımına uğradığını, eksik inceleme neticesinde tanzim edilen bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik gelir tutarının düzeltilmesi ve eksik ödenen miktarın faiziyle birlikte ödenmesine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
15.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.