MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı; davalı Kurum hakkında daha önce iptal edilen 27.11.2006-12.11.2007 yıllarına ait hizmet günlerinin SGK tarafından iptal edilmesi karşısında Kurum işleminin iptal edilmesine yönelik açtığı İstanbul 2l. İş Mahkemesinin 2015/658 Esas sayılı dosyasında davanın ikinci kez takip edilmediğinden dosyanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, kararı temyiz ettiğini ve netice itibariyle 11.03.2021 tarihli Yargıtay 10. Hukuk Dairesi tarafından kararın onandığını, dosyası ile ilgili olarak idare Mahkemesine de yaptığı müracaat sonucucunda dosyanın iş mahkemelerinde görülmesi gerektiğinin kararına bağlandığını belirterek Kurumun 27.11.2006-12.11.2007 tarihleri arasındaki çalışmalarının iptaline ilişkin işleminin iptaline karar verilmesini dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davacının ne talep ettiği açık ve net anlaşılmamakla birlikte ek cevap ve beyan hakkını saklı tuttuklarını, net olmamakla birlikte davacının, fiili çalışmaya dayanmamasına istinaden iptal edilen sigorta sürelerinin, bu işlemin iptali ile tekrar sayılmasını, tahakkuk ettirilen borcu olmadığı talepli dava ikame etmiş ise de; Kurumca yapılan işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı, toplanan deliller, davacının emsal olarak sunduğu İstanbul 19. İş Mahkemesinin Yargıtay 10. Hukuk Dairesi denetiminden geçen 2021/12479 Esas sayılı kararı ve tanık ... ... anlatımları da dikkate alındığında, davacının söz konusu ... isimli şirkette çalıştığı hususunda kanaat edinilmiş, davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında yapılan inceleme ve araştırmanın yeterli olduğu, özellikle de aynı iş yeri ile ilgili olarak hizmetleri Kurum tarafından iptal edilen ...'un davacısı olduğu İstanbul 19. İş Mahkemesinin 2015/492 E-2021/267 K sayılı ilamının temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 19.10.2021 tarih, 2021/9604 E-2021/12479 K sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği dikkate alındığında, Kurum işleminin hatalı olduğunun ve davacının dava dışı ... ... Dış Ticaret Limited Şirketinde 27.11.2006-12.11.2007 tarihleri arasında fiili olarak çalıştığı yönündeki Mahkeme tespitinin yerinde olduğu, Yargıtay onama kararına konu dava dosyasında olduğu gibi "uyuşmazlığın Kurum işleminden doğmasına ve işverenin hizmeti bildirmesinde bir hatasının bulunmamasına" göre eldeki dava dosyasında işverene husumet yöneltilmesine gerek de olmadığı anlaşılmakla, istinaf yoluna başvuran taraf ve HMK'nın 355. maddesine göre istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan istinaf incelemesine göre, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı Kurum vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca oy birliğiyle esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; davacının, fiili çalışmaya dayanmamasına istinaden iptal edilen sigorta sürelerinin, bu işlemin iptali ile tekrar sayılmasını, 27.11.2006-12.11.2007 tarihleri arasında işverene ait iş yerinde çalıştığının tespitini talep etmiş ise de Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, yapılan bu işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini ve bu nedenle de aleyhine yargılama giderleri vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının dava dışı şirkete ait iş yerindeki sigortalılığının iptali işleminin yerinde olup olmadığı, davacının fiilen iş yerinde çalışıp çalışmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.