MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılardan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının 19.07.2007 günü işyerindeki inşaatın 15. katına asansör sepeti yardımıyla çıkartılan tuğlalardan bir tanesinin kafasına düşmesi sonucu özürlü kalacak şekilde yaralandığını, SGK tarafından yapılan soruşturma sonucunda müvekkilinin meslekte kazanma gücünde kayba uğramadığının tespit edildiğini, kazanın müvekkilinin üzerinde açığa çıkarttığı zararların giderimi için Mahkemenin 2014/356 Esas sayılı dosyası kapsamında maddi ve manevi tazminat istemli dava açıldığını, dava dosyasında alınan ATK raporunda müvekkilinin kaza nedeniyle uğradığı meslekte kazanma gücündeki kaybı %36 olarak tespit edildiği, itiraz üzerine, ATK 2. Üst Kurulu 31.10.2019 tarihli mütalaası ile müvekkilinin %36 oranında meslekte kazanma gücünde kayba uğradığının tespit edildiğini, 14.01.2020 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ATK Genel Kurulu tespiti yönünde işlem tesis etmesi için başvuruda bulunulduğunu, "Sosyal Güvenlik Yüksek Sağlık Kurulunda incelenmesi talep edilebilir" şeklinde yanıt verildiğini ve sürecin sürüncemede bırakıldığını belirterek, müvekkili davacının 19.07.2007 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle uğradığı meslekte kazanma gücündeki sürekli nitelikli kaybın (sürekli iş göremezlik oranının) tespiti ile bu yolla davacıya gelir bağlanmasına, bağlanacak gelirin hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin işveren konumunda olmadığını, iş kazasının gerçekleştiği tarih ile idare tarafından ihale edilen iş arasında da illiyet bağı bulunmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduğunu, davacının müvekkil şirketin çalışanı olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir.
3.Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı itirazında bulunduğunu, esas bakımından ise davacının taleplerinin haksız olduğunu, davacı ..., 19.07.2007 tarihinde geçirdiği iş kazası ile ilgili olarak 03.07.2014 tarihinde Kurumun Karabük İl Müdürlüğüne iş kazası sürekli iş göremezlik geliri için müracaat ettiğini, 11.06.2015 tarih, 14671 sayılı Kurum sağlık kurulu kararı ile sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranı %0,00 (yüzde sıfır) olarak belirlendiğini, Karabük İş Mahkemesinin 22.12.2015 tarih, 2014/356 Esas sayılı müzekkeresine istinaden Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca itiraz değerlendirilmiş ve sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranı % 0,00 (yüzde sıfır) olarak belirlendiğini, sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranı % 10'un altında olduğundan iş kazası ile ilgili olarak iş kazası denetim/tahkikatı yapılmadığını, Adli Tıp Kurumu sağlık kurulu kararlarının mahkeme kararı olmaksızın Kurum bakımından bir bağlayıcılığının bulunmadığının beyanla davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının Mahkemenin 2014/356 Esas sayılı dava dosyasında maddi ve manevi tazminat istemli dava açtığı ve sonuç olarak davacının 19.07.2007 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası sonucunda Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulu raporu doğrultusunda E cetveline göre %36 oranında meslekte kazanma gücünü kaybetmiş olduğu, 17.08.2023 tarihli SGK cevap yazısı ve Toplu Konut İdaresi Başkanlığının 03.07.2023 havale tarihli cevap yazısı nazarında davalılar ... İnşaat ... Şirketi ile ... İnşaat ... Şirketi arasında alt işveren-asıl işveren müessesesinin bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne davacının 19.07.2007 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %36 olduğunun tespitine, davacıya 19.07.2007 tarihli kaza nedeniyle geçici iş göremezlik ödeneği verilmişse bu ödeneğin sona erdiği, geçici iş göremezlik tespit edilemeden sürekli iş göremezlik durumuna girilmiş ise Yüksek Sağlık Kurulunun 29.01.2016 tarih ve 2015/12390 Esas ve 08/1442 Karar sayılı rapor tarihini takip eden aybaşından itibaren geçerli olacak şekilde sürekli iş göremezlik gelirinin bağlanmasına, bağlanacak gelirin / aylıkların her birinin hak edildikleri tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı SGK'dan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılardan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki bilgi ve belgelerden, 19.07.2007 tarihinde iş kazası geçiren davacının Kuruma müracaat ederek maluliyet oranının tespiti talebinde bulunduğu, müracaat üzerine Kurum sağlık kurulunca %0 oranında malül olduğuna karar verildiği, karara karşı itiraz üzerine YSK'ca düzenlenen raporda, yine davacının maluliyet oranının % 0 olduğuna karar verildiği, davacının açmış olduğu Karabük İş Mahkemesiinin 2014/356 Esas sayılı maddi ve manevi tazminat istemli davada maluliyetinin tespiti için Adli Tıp 3. İhtisas Kuruluna gönderildiği, Adli Tıp Kurulunca düzenlenen raporda davacının % 36 oranında malul olduğunun belirtildiği ve Adli Tıp İkinci Üst Kuruldan alınan raporda ise davacının % 36 oranında malul olduğuna karar verildiği görülmekle, somut olayda, Adli Tıp Kurumu Üst Kurul raporu dikkate alınarak verilen kararın yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı SGK vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının geçirdiği iş kazası ile ilgili olarak 03.07.2014 tarihinde Kurumun Karabük İl Müdürlüğüne iş kazası sürekli iş göremezlik geliri için müracaat ettiğini, 11.06.2015 tarih, 14671 sayılı Kurum sağlık kurulu kararı ile sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranı % 0,00 (yüzde sıfır) olarak belirlendiğini, Karabük İş Mahkemesinin 22.12.2015 tarih, 2014/356 Esas sayılı müzekkeresine istinaden Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca itirazın değerlendirildiği ve sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranı % 0,00 (yüzde sıfır) olarak belirlendiğini, sigortalının meslekte kazanma gücü kaybı oranı % 10'un altında olduğundan iş kazası ile ilgili olarak iş kazası denetim/tahkikatı yapılmadığını, Adli Tıp Kurumu sağlık kurulu kararlarının mahkeme kararı olmaksızın Kurum bakımından bir bağlayıcılığı bulunmadığını, bu sebeple bu karara dayalı olarak herhangi bir işlem tesisinin mümkün olmadığını belirterek, kararın aleyhine olan yönlerden bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... İnş. Ltd. Şti vekili temyiz dilekçesinde özetle; tespit ve eda davalarının birlikte açılmasının hukuken mümkün olmadığını, tespit davasında da hukuki yarar bulunması gerektiğini, aynı anda hem tespit hem eda davası açılabilecekse tespit davası açılması için hukuki yararın bulunmadığının kabul edilmiş olması gerekeceğinden, bu dosyada davacının hem tespite yönelik hem de eda vasfında olan talepleri kabul edilmiş olduğunu ve sadece bu durumun dahi kararın kaldırılmasına yeterli olduğunu, SGK Sağlık Kurul Kararı ile davacının sürekli iş göremezlik derecesinin %0 olduğu, yardıma muhtaç olmadığı, kontrol kaydı dahi gerekmediğini, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 29.01.2016 tarihli raporunda belirtildiği üzere; Sağlık İşlemleri Tüzüğüne göre maluliyetinin gerekmediğini, davacının müvekkil şirkette çalışmasının bulunmadığını, Adli Tıp Kurumu raporunda; kaza tarihi 19.07.2017 olarak belirtilmiş olup belirtilen bu tarihte de kazazedenin ... İnşaat veya müvekkil nezdinde çalışması bulunmadığını, Karabük Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 2008/... srş. Numaralı dosyada verilen kararla "olayın kazazedenin kendi dikkatsizliğinden kaynaklandığı" gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına kararı verildiğini, bu halde kaza ile belirlenen maluliyeti arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, dosyada mevcut tüm deliller, raporlar arası çelişkiler, illiyet bağı, zamanaşımı gibi hususlar açıklığa kavuşturulmaksızın davanın kabul edilmesinin hukuka uygun olmadığını belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Toplu Konut İdaresi Başkanlığı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemenin maddi olayı ve taraflar arasındaki hukuki ilişki ve nedensellik bağını irdelemeden, diğer davalılar yanında işveren sıfatı bulunmayan ve sadece ihale makamı olan müvekkili idareyi sorumlu tuttuğunu, bu durumda, ihale makamı olan davalı idarenin 4857 sayılı Kanun'un 36. maddesi uyarınca davacının ücret alacağından sorumlu tutulmasını gerektirecek koşulların oluşup oluşmadığı ve oluşmuşsa miktarı duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi gerektiğini belirterek, müvekkil idarenin işveren sıfatının bulunmaması nedeniyle iş kazasından kaynaklı talebin de idareye yükletilmemesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık,sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti, sürekli iş göremezlik geliri bağlanması istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılardan Toplu Konut İdaresi Başkanlığı, ... İnş. San. Tic. Ltd. Şti. ve Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgililerden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.