MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı dahili davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili davacının şoför olarak çalıştığı ... Reklamcılık San. ve Tic. Ltd. Şti. firması adına teslim aldığı ürünleri, 15.12.2021 tarihinde firmaya ait ... plakalı ... marka 2002 model ticari araçla götürmekte iken...plakalı araçla meydana gelen trafik kazasının davacı yönünden iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki dayanaktan yoksun ve mesnetsiz olduğunu beyanla, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurumun yapmış olduğu işlemlerde herhangi bir hukuka aykırılık ve yanlışlık bulunmadığını beyanla, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamının birlikte değerlendirilmesi sonucunda, davacı tarafından 15.12.2021 tarihli trafik kazasının iş kazası olarak tespiti için Mahkemeye dava açılmış ise de Sosyal Güvenlik Kurumu ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 24.10.2022 tarihli kararı ile olayın iş kazası olarak tespit edildiği, davalı iş yeri tarafından da aynı olaya ilişkin dava tarihinden sonra iş kazası bildiriminde bulunulduğu, böylece davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından konusuz kalma nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiş, davacının dava tarihinden bir gün önce Kuruma başvurduğunu bildirmesi nedeniyle, Kurumun işlem sonucu makul bir süre beklenmeden dava açılması gözetilerek davalı Kurum yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamış, diğer davalı yönünden yapılan değerlendirmede ise davalı iş yeri tarafından iş kazası bildirimi yapılmış olmakla birlikte, kaza tarihinden çok sonra ve dava tarihinden de sonra bildirim yapılması nedeniyle dava açılmasına sebebiyet verildiği kanaati ile bu davalı yargılama giderlerinden sorumlu tutulmuş, davanın ön inceleme aşamasında sonuçlanmış olması vekalet ücreti takdirinde gözetilmiş davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamından davalı işveren tarafından dava konusu olaya ilişkin dava tarihinden sonra iş kazası bildiriminde bulunulması ve davalı Kurumun olayın iş kazası olduğunu tespit ve kabul ettiğinden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı; dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Dahili davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde;
1-Yerel Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğu,
2-Davanın haksız ve her türlü dayanaktan yoksun olduğu,
3-Kurumca yapılan işlemlerde hata olmadığı,
Gerekçeleri ve re'sen tespit edilecek gerekçelerle kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dahili davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.