MAHKEMESİ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; 22.10.1993 – 04.10.2000 tarihleri arasında ... Ticaret Odasına kayıtlı vergi mükellefi, şirket ortağı ve müdürü sıfatı ile aktif olarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğü halde bu tarihler arasında 1479 sayılı Kanun'a tabi Bağ-Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapılmadığını ileri sürerek, vergi kaydı başlangıç tarihi itibariyle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tespit ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Kurum işlemlerinin yasal mevzuata uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle; 22.10.1993 tarihinden itibaren % 50 şirket ortağı olduğunu ve sorumlu müdürü sıfatının bulunduğunu, 2007 yılına kadar vergi mükellefiyetliğinin de devam ettiğini, aktif olarak ticari faaliyetlerini sürdürdüğünü, bu nedenle zorunlu Bağ-Kur sigortalısı olarak tespit ve tescilinin yapılması gerektiğini, kararın sosyal devlet ilkesi ve Anayasa'nın 2, 10 ve 60. maddelerine aykırılık teşkil ettiğini belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık tescil ve tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.