MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının eşi ... ... ...'in 21.02.2018 tarihinde vefat ettiğini, davacıya 4/a (SSK) emeklisi olan eşinden dolayı aylık bağlandığını, davacının 28.03.2018 tarihli dilekçe ile davalı Kuruma müracaat ederek 05.01.2003 tarihinde vefat etmiş olan 4/b Bağ-Kur emeklisi olan babası ... ... dolayı da kendisine aylık bağlanmasını talep ettiğini, Kurumun talebini reddettiğini, vefat eden eşinden dolayı ölüm aylığı almakta olsa dahi evliliğin ölüm nedeniyle son bulmasından sonra babasından da ölüm aylığı alma hakkına sahip olduğunun açık olduğunu ileri sürerek, davalı Kurumun haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olan işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece, yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı, süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.11.2022 tarih ve 2021/997 - 2022/1955 E.K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün 353/1-b.2 maddesi uyarınca kaldırılmasına, davanın kabulü ile; dava konusu Kurum işleminin iptaline, davacıya 01.03.2018 tarihinden itibaren babasından dolayı ölüm aylığı bağlanması, birikmiş aylıkların hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararı ile somut olayda, babası üzerinden aylık alma açısından hakkı doğuran olay eşinin vefat ettiği tarih (21.02.2018 tarihi) olacağından, davacının çift aylığa hak kazanamadığı belirgin olup, yazılı şekilde karar tesisinin usul ve yasaya aykırı belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.01.2024 tarih ve 2023/2783 - 2024/87 E.K. sayılı kararı ile Yargıtay bozma kararına uyularak yapılan yargılama ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; eksik araştırma ve inceleme ile karar verildiğini, zira karar gerekçesinin açık, anlaşılır ve yeterli olmadığını, delillerin yeterince değerlendirilmeden hatalı karar verildiğini, ilgili mevzuat hükümleri incelendiğinde davacının vefat eden babasından dolayı da ölüm aylığı alma hakkının bulunduğunu, davalı Kurumun uygulamasının sebep şekil ve amaç bakımından hukuka aykırı olduğunu, Kurum lehine vekalet ücreti takdirinin de doğru olmadığını, kararın davacının mağduriyetini daha da artırdığını belirterek usul ve yasaya aykırı verilen kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, 21.02.2018 tarihinde vefat eden eşi üzerinden 506 sayılı Kanun kapsamında aylık alan davacıya 05.01.2003 tarihinde vefat eden babası üzerinden 1479 sayılı Kanun kapsamında ölüm aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.