MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı işverenlik bünyesinde aşçı sıfatıyla 07.09.2011 ile 30.08.2012 tarihleri arasında çalıştığını ancak sigortaya bildiriminin 03.01.2012 tarihinde yapıldığını, müvekkilinin maaşının 800,00 TL olduğunu ileri sürerek müvekkilinin 07.09.2011-03.01.2012 tarihleri arasında davalı işyerinde hizmet akdiyle çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı işyerinin anaokulu sıfatıyla faaliyet gösteren bir eğitim kurumu olduğunu, davacının müvekkili anaokulu nezdinde 03.01.2012 tarihinde asgari ücretle aşçı olarak çalışmaya başladığını, 24.08.2012 tarihinde SGK ya işten ayrılış bildirgesi verilmek suretiyle, davacının iş akdinin sonlandırıldığını belirterek haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının davalı işyerinde hizmetlerinin geçtiği yıldan itibaren 5 sene geçip geçmediğine bakılması gerektiğini, Kurum resmi kayıtlarının incelenmesini, sadece tanık beyanlarına dayanılarak hüküm verilmemesini, Kurumun kayıtları ile çelişen tanık beyanlarının hükme esas alınmaması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 02.02.2016 tarihli kararı ile davanın kabulu ile somut olayda; davacının 07.09.2011-03.12.2012 tarihleri arasında Kuruma bildirilmediği yönündeki iddiasını ispata yarar herhangi bir belgeye dosya kapsamında rastlanılmadığı, beyanlarına başvurulan bordro tanıklarının beyanlarının davacının çalışmaları ve çalışma süreleri hakkında kesin ve objektif bir değerlendirme yapılmasını sağlayacak kriterde olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 29.09.2016 tarihli kararda; "...Eldeki dosyada, davacının 07.09.2011-03.01.2012 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemli açmış olduğu davada Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemece, 07.09.2011-01.10.2011 tarihleri arasında verdiği red kararı isabetli ise de 01.10.2011-03.01.2012 tarihleri arasında verilen red kararı eksik araştırma ve inceleme nedeniyle isabetsizdir. Mahkemece yapılacak iş, davacının çalıştığı okulun açılış tarihi Milli Eğitim Müdürlüğünden sorulmalı, öğrenci kaydının ne zaman yapılmaya başladığı ve işyeri açma ruhsatının veriliş tarihi Belediye’den araştırılmalı, davacı tanıkları ve Sosyal Güvenlik Kurumunca tespit edilen ... dinlenilmeli, anılan okulun ihtilaf konusu dönemde, yılın tamamında, başka bir ifade ile Şubat tatili ve yaz tatili dönemlerinde de açık olup olmadığı ilgili Milli Eğitim Müdürlüğünden sorularak okulun açık olduğu dönemler belirlenerek davacının yılın tamamında mı yoksa okulun açık olduğu dönemde mi çalıştığı tespit edilmeli, yemekhanenin denetlenmesine dair Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından veya başkaca bir Kurum tarafından bir denetleme yapılıp yapılmadığı, davacı ile ilgili varsa sağlık raporları celbedilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli toplanan tüm kanıtlar değerlendirildikten sonra elde edilecek sonuca göre hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, açıklanan maddi ve hukuki ilkeler gözetilmeksizin eksik araştırma ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir...." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yapılan yargılama, uyulmasına karar verilen Yargıtay bozma ilamı, dinlenilen tanıklar, hükme esas alınan bilirkişi ek raporu ve tüm dosya kapsamından; davacının 07.09.2011-03.01.2012 tarihleri arasındaki çalışmalarının Kuruma bildirilmediği yönündeki iddiasını ispata yarar herhangi bir belge dosya kapsamına sunulmadığı, Mahkemece dinlenen tanık beyanlarının davacının çalışmaları ve çalışma süreleri hakkında kesin ve objektif bir değerlendirme yapılmasını sağlayacak kriterde olmadığı kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; çalışmalarının tespiti gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olup bozulmasını beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının 07.09.2011-03.01.2012 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
27.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.