MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı ...'e ait muhasebe büro iş yerinde 15.10.1999 tarihinde ... Meslek Lisesi öğrenci stajeri olarak işe başladığını ve sigoralı işe giriş bildirgesi verildiğini, ancak bordrosunun verilmediğini, bu tarihten itibaren sürekli ve kesintisiz olarak 15.06.2013 tarihine kadar muhasebe elemanı olarak çalıştığını, davalı işverence müvekkilinin 15.06.2010 tarihinden 15.01.2012 tarihine kadar bildirdiğini, muhasebe elemanı olarak çalışan davacının ... Sigorta Müdürlüğü ve Vergi Dairesinde evrak takibi yaptığını, ... Muhasebeciler Odasına da eleman olarak kaydının bildirildiğini, davacının davalı işveren nezdinde 15.10.1999 tarihinden 15.06.2013 tarihine kadar sigortaya bildirilmeyen sürelerde asgari ücret karşılığı sigortalı olarak çalıştığının tespitine ve sigortalı günlerine eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili, zamanaşımı nedeniyle davanın reddini talep ettiklerini, davacının 15.10.1999 tarihinde ... ... Meslek Lisesinde öğrenim görmesi nedeniyle davalı müvekkilin yanına stajyer olarak haftada 1-2 gün geldiğini, iddia edilen bu tarihte henüz 18 yaşını tamamlamadığından bu talep yönünden de davanın reddinin gerektiğini, 1999 yılı sonlarından yaklaşık 2 yıl süreyle resmi olarak stajyer olan davacının mesleki eğitim görmesi ve meslek liselerinde okuyan öğrencilerin, sigorta primlerini Milli Eğitim Bakanlığı veya öğrencinin gördüğü okulların ödediğini, davacının 1999-2001 yılları arasında ... Lisesinde eğitimi nedeniyle müvekkili yanında staj yaptığını, akabinde Yozgat'ta muhasebe bölümünde üniversitede okuduğunu, 4 yıl burada eğitimini devam ettirdikten sonra 2 yıl da işletme bölümü okuduğunu, 6 yıllık süreçte il dışında farklı bir ilde üniversite okuması nedeniyle eski staj yaptığı yer olan müvekkilin yanına senede bir iki defa bir gün uğradığını, davacının müvekkilinin yanında 2010 yılı 6. ayda işe başladığını ve müvekkilinin de davacının SGK primlerini yatırdığını, davacının çalıştığını iddia ettiği 14 yıllık sürenin gerçek olmadığını sadece 1,5 yıl çalıştığını, davacının 2015 yılı 5. ay ile 2013 yılları arasında müvekkil adına hareket ederek defter tutuyormuş gibi başkasına ait sigorta primlerini alıp SGK'ya yatırmayarak güveni kötüye kullanmak suçunu işleyerek ceza aldığını, davacının staj yaptığı lise döneminde müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmaması ve akabinde üniversitede olduğu 6 yıllık sürede müvekkilinin yanında çalışmaması nedeniyle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili, hak düşürücü süre itirazında bulunduklarını, hizmet tespiti davalarında SGK'nın fer'i müdahil konumunda bulunduğundan davalı taraf olarak gösterilmelerine de itiraz ettiklerini, Kurumlarının bu tür davalarda fer'i müdahil olarak katıldıklarını, bu nedenle aleyhe vekalet ücreti ve yargılama giderlerine de hükmedilmediğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği tarihlerde 18 yaşını tamamlamadığından bu talep yönünden davanın reddinin gerektiğini, davacının bahse konu işyerinde ... meslek lisesi öğrenci stajeri olarak işe başladığını iddia ettiğini, teknik öğrenci olma zorunluluğunun 3308 sayılı Kanun'un Getirilen 2001 değişikliği ile olduğunu, 2001 değişikliğinin davacı için geçerli olmayıp 15.10.1999 tarihli sigortalılığın başlangıcı tespiti davasında bu haklardan davacının yararlanamayacağını, davacının davasının reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 14.10.2022 tarihli ve 2021/175 E., 2022/660 K. sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 10.07.2023 tarih ve 2022/3139 E., 2023/1280 K. sayılı kararı ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasdan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece, davacının davalılar yanında muhasebe bürosunda iken aynı zamanda 2002-2006 yılları arasında kalan dönemde devam zorunluluğu bulunan üniversite döneminde öğrenci olduğu, bu dönemde davacının dönem tatilleri ve dönem sonlarında davalı işyerinde çalışması olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılması, davalı iş yerinden bildirimlerin olduğu anlaşılan 15.06.2010-15.01.2012 tarihleri dışında kalan ve bu dönem öncesinde ve sonrası bakımından davacının ne suretle iş yerinde çalıştığı hususunda araştırma yapılması, davacının muhasebe bürosu olan davalı iş yerinden kurumlara belge teslim edip etmediği, kurumlardan belgeleri teslim alıp almadığı, vekaletname ile iş yapıp yapmadığı (örneğin e-bildirge şifresi gibi) hususunda davacıdan iddiasını somutlaştırma yükümlülüğü çerçevesinde alınacak açıklama sonrasında, davacının çalışmalarının varlığı bakımından öncelikle bordrolu tanıkların varlığının araştırılması gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, yeterli inceleme yapılmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.