MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 4/1-a hizmetlerinin denetmen raporu üzerine iptal edilmesi nedeniyle bağlanan yaşlılık aylığının ve yurt dışı borçlanmasının iptal edildiğini, buna bağlı olarak yersiz ödenen aylıklar nedeniyle tarafına borç tahakkuk ettirildiğini, işlemin iptali için Kuruma yapılan başvurularının reddedildiğini, oysa ki davacının Türkiye'deki çalışmalarının gerçek ve fiili olduğunu ileri sürerek, Kurumca tesis edilen haksız ve hukuka aykırı işlemin iptali ile 01.09.2018-08.09.2018 tarihleri arasındaki hizmetlerinin geçerli sayılmasına, Kuruma borçlu olmadığının tespitine, emeklilik işlemlerinin kaldığı yerden devamına ve aylığının kesildiği tarihten itibaren yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre ilk itirazları ile zamanaşımı def'inin yapılmış sayılmasına, esasa ilişkin olarak Kurum işlemlerinde mevzuata aykırılık bulunmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum denetmeni tarafından davacının beyanının alınmadığını, oysa ki davacının çalışmalarının gerçek ve fiili olduğunu, Mahkemece re'sen araştırma ilkesi göz ardı edilerek eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulduğunu, yeteri kadar tanık dinlenilmediğini, bu itibarla kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, temyizen bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, aksi yöndeki Kurum işleminin iptali ile 01.09.2018-08.09.2018 tarihleri arasındaki hizmetlerin geçerli sayılmasına, borçlu olmadığının tespitine ve aylığın yeniden bağlanması istemlerine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.