MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili ile davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Kurum sigortalılarından ...'nın ...-... iş ortaklığına ait iş yerinde çalışmakta iken 06.12.2017 tarihinde ... mevki .../ ... Tren İstasyonu inşaatı işyerinde yapılan istasyon dış cephe kaplama ve cam işleri faaliyetleri kapsamında taşınan alüminyum profilin yüksek gerilim hattına yaklaşması ile oluşan elektrik akımına maruz kalarak iş kazasına uğradığını, 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında iş kazası olduğu sonucuna varıldığını, meydana gelen iş kazası nedeniyle ...'ya 19.06.2019 onay tarihli peşin değerli gelir bağlandığını, geçici iş göremezlik ödeneği ödendiğini, ve tedavi gideri yapıldığını, toplam 365.804,48-TL Kurum zararı meydana geldiğini beyanla; Kurum zararının şimdilik 10.000,00-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, talep miktarını ıslahla artırmıştır.
II. CEVAP
Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin üzerine düşen özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, müvekkili şirketin çalışanları hakkında kovuşturmaya yer olmaya karar verildiğini, olayda kazazedenin ağır kusurlu olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; belirsiz alacak davası açılamayacağı, husumet ve zamanaşımı itirazları olduğunu, olayın meydana geliş şekli ile ilgili açıklamaların gerçek dışı olduğunu, şirketin her türlü özen yükümlülüğünü yerine getirdiğini, olayın kazazedenin ağır kusuru ile meydana geldiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hukuki yarar yokluğundan reddi gerektiğini, zamanaşımı itirazları olduğunu, kazalının ...-... Adi Ortaklığı işçisi olmadığını, sorumluluğun ...-... İş Ortaklığına ait olduğunu, kazalı işçinin tam kusurlu olduğunu beyanla, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı Kurum sigortalısı ...'nın davalılardan davalı ...-... iş ortaklığının elemanı olarak diğer davalılar ...- ... iş ortaklığına ait işyerinde çalıştığı, 06.12.2017 tarihinde geçirdiği iş kazası sonucu %60 oranında maluliyete uğradığı, davacı Kurum tarafından sigortalıya peşin sermaye değerli gelir bağlandığı, geçici iş göremezlik ödeneği ödendiği ve tedavi masrafı yapıldığı anlaşılmakla; dosya kusur yönünden bilirkişiye tevdii edilmiş gerekçeli ve denetime elverişli şekilde düzenlenen 15.12.2021 tarihli raporda tazminat dosyasındaki kusur raporu ile de uyumlu olan ve itibar edilen kusura ilişkin bilirkişi heyet raporu ile davalı ... Şirketinin %30, davalı ... Şirketinin %30, davalı ... Şirketinin %12,5, davalı ... Şirketinin %12,5, kazalı işçinin ise %15 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, Mahkemece denetime elverişli, gerekçeli ve dosya kapsamına uygun kusur raporuna ve gerçek zarar hesabı da yapan hesap raporuna itibar edilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, talep artırımı da gözetilerek; davanın kabulüne, peşin sermaye değerli gelir nedeni ile 169.866,37 TL Kurum alacağının gelir bağlama onay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik ödeneği nedeni ile 7.391,16 TL Kurum alacağının ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, tedavi gideri nedeni ile 133.676,27 TL Kurum alacağının sarf ve ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı Kurum ile davalılar ..., ... Ağır San. İnş. ve Taah. A.Ş. ve ... vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Kurum vekili, kusur raporlarını kabul etmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ... Ltd. Şti. vekili, kusur raporlarını kabul etmediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık rücuan tazminat istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 21. maddesi hükümleri ile bilirkişi heyeti kusur raporu, hesap raporu, ceza dosyası, SGK tahkikat raporu ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Kurum vekili ile davalı ... Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.