MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılar nezdinde 15.02.2011-17.04.2015 tarihleri arasında çay ve temizlik işlerinde çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili, davacı tarafından hizmet tespiti istemiyle işbu davanın açıldığını dava dilekçesinde yer alan iddiaların gerçeği yansıtmadığını, hizmet tespiti davası açılabilmesi için öncelikle davacının 4857 sayılı İş Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlandığı şekliyle bir iş sözleşmesine bağlı olarak bir iş ilişkisinin kurulması gerektiğini, müvekkil parti Güroymak ilçesinde ciddi bir tabanı olan ve seçimlerde yüksek oy alan bir parti olduğunu, parti faaliyetleri binlerce vatandaş tarafından gönüllü bir şekilde dayanışma içerisinde yürütülmekte olduğunu, davacının da gönüllülük temelinde parti faaliyetlerinde bulunmuş olmasının muhtemel olduğunu, fakat kesinlikle İş Kanunu ya da 5510 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu kapsamında değerlendirilebilecek bir sözleşmesi ya da ilişkisi söz konusu olmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili:
a.Bir kısım tanıkların çalışmayı doğruladığını,
b. Mahkemeye sunulan "borç ödemesi" başlıklı belgede imzası bulunan kişinin halen davalı ilçe başkanlığında çalıştığını,bunun ile de çalışmanın kanıtlandığını,
c.Davanın reddinin usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddesi olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
İnceleme konusu davada davacı, davalı siyasi partilere ait işyerlerinde 15.02.2011-17.04.2015 tarihleri arasındaki çalışmaların tespitine karar verilmesini talep etmiş, Mahkemece dinlenen tanık beyanları ile birlikte davacının bir iş sözleşmesine dayanarak davalılar nezdinde çalıştığına dair dosya kapsamında delil bulunmadığından kanıtlanamayan davanın reddine dair verilen kararda yapılan araştırmanın da yeteri olmadığı, dolayısıyla dosyadaki mevcut delillerin karar vermeye elverişli olmadığı görünmektedir.
Somut davayla ilgili Siyasal Partiler Kanunu’nun 71. maddesine göre siyasi partilerin yapacakları giderler, sözleşmeler ve girişecekleri yükümlülükler; genel merkezde parti tüzelkişiliği adına, illerde il yönetim kurulu adına ve ilçelerde ilçe yönetim kurulu adına yetkili kılınan kişi veya kurulca yapılır. Siyasi partilerin il ve ilçelerdeki teşkilat kademeleri tarafından parti tüzel kişiliği adına sözleşme yapılmasına ve yükümlülük altına girilmesine ilişkin esaslar, merkez karar ve yönetim kurulunca tespit olunur. Bu esaslara aykırı olarak yahut siyasi partilerin tüzüklerine göre merkez karar ve yönetim kurulunca önceden yazılı yetki verilmediği veya sonradan bir kararla onaylanmadığı takdirde, partinin teşkilat kademelerinin yaptıkları hizmet sözleşmeleri de dâhil her türlü sözleşme ve giriştikleri yükümlülüklerden dolayı, parti tüzel kişiliği hiçbir suretle sorumlu tutulamaz; merkez karar ve yönetim kurulu veya genel başkan veya parti tüzel kişiliği aleyhine takipte bulunulamaz. Bu takdirde sorumluluk, sözleşmeyi yapan veya yükümlülük altına giren kişi veya kişilere ait olur.
Eldeki davada, davacının çalışmalarıyla ilgili davalı partinin genel merkezinden verilen herhangi bir yetki, onay veya bir kaydın bulunmadığı belirgin olup Mahkemece yapılacak iş; sorumluluğun sözleşmeyi yapan veya yükümlülük altına giren kişi veya kişilere ait olacağı gözetilerek, davanın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği ...nın 124. maddesi dikkate alınmak suretiyle, adı geçen şahıs/şahıslara karşı husumet yöneltmesi için davacıya mehil verilmeli, davaya dahil edilen şahıs/şahısların göstereceği tüm deliller toplandıktan, dosyada mevcut ödeme belgesi de değerlendirildikten sonra yapılacak değerlendirme ile oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.