MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle ve davacı vekilinin duruşma talep ettiği ancak kararın nitelik bakımından duruşmaya tabi işlerden olmadığı anlaşılmakla duruşma talebinin reddine karar verilerek; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı ... Bakanlığına bağlı ... Anadolu Meslek Lisesi'nde 1992 yılının Ağustos ayında temizlikçi olarak işe başladığını, 1996 - 1997 öğretim yılının başından itibaren ise aynı okulda yemekhanede aşçı olarak çalışmaya devam ettiğini, 11.02.2005 tarihine kadar olan hizmetinin SGK’ya bildirilmediğini, 11.02.2005’ten 15.06.2014 tarihine kadar olan hizmetinin ise eksik bildirildiğini belirterek eksik bildirilen hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Feri müdahil Kurum vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir.
2.Davalı Bakanlık vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk derece mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150. maddesine göre; 'Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir...'
HMK 320/4 maddesine göre 'Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.' hükümlerini içermektedir.
Somut olayda, davacı vekili 13.10.2015 tarihli celseye mazeretsiz olarak katılmadığından dosyanın işlemden kaldırıldığı, yenileme dilekçesi verilmesi üzerine davaya devam edildiği; davacı vekilinin 18.07.2023 tarihli duruşmaya katılmadığı mazeret de sunmadığı, Mahkemece 18.07.2023 tarihli celsede dosyanın 2. kez işlemden kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
İş mahkemelerinde basit yargılama usulü uygulanmaktadır. Bu nedenle işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava yasa gereği açılmamış sayılır ve mahkemece bu hususun tespiti mahiyetinde karar verilir.
Mahkemece, dosyanın ikinci kez işlemden kaldırıldığının ve yenilendiğinin 20.03.2024 tarihli celsede tespit edilmesi üzerine davanın açılmamış sayılma kararı verildiği, HMK 320. maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair karar verilmesinin yerinde olduğu, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili özetle, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hizmet tespiti davalarının kamu düzenine ilişkin olduğunu, bu nedenle Mahkemece resen yargılamaya devam edilmesi gerektiğini, ayrıca, Mahkemece tesis edilen hükmün gerekçesi olarak 18.07.2023 tarihinde dosyanın 2. kez takipsiz bırakıldığı ve bu nedenle sehven dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verildiği belirtilmişse de, bu hususun karar duruşmasına kadar taraflarına hiç bir surette bildirilmediğini, 20.03.2024 tarihindeki celsede müvekkili aleyhine hüküm tesis edilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olması ile birlikte; belki de geçen zaman zarfında hak düşürücü süre vs. hususlarında müvekkili hak kaybına uğramaksızın hizmet tespitine ilişkin yeni bir dava açabilecekken iş bu defa İlk Derece Mahkemesince hatanın farkına varılması ile davanın esası hakkında hüküm tesis edilene kadar bu hususa ilişkin herhangi bir ara karar kurulmamasının müvekkilinin hak kaybına uğramasına sebebiyet verdiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.