MAHKEMESİ: Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete ait ... Tatil Köyünde 10.09.1992 tarihinde işe başladığını ve işten çıkarıldığı 30.10.1992 tarihine kadar belirsiz süreli hizmet akdi ile kesintisiz olarak çalıştığını, davalı şirket tarafından 1992 yılında sigorta bildiriminin Kuruma yapılmış olduğunu ancak daha sonrasında davalı şirketin sigorta kaydını sildirmiş olduğunu beyanla, davacının davalı işverenlik nezdinde 10.09.1992 - 30.10.1992 tarihleri arasında SGK'ya bildirilen ancak sonrasında sildirilen günler için kesintisiz olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, belirtilen dönemden itibaren 30 yıla yakın süre geçtiği için her hangi bir evrak sunulmasının mümkün olmadığını, çalışmış kişilerin 4 aylık dönem bordrosunun SGK tarafından iptal edilmesinin de mümkün olmayacağını, eğer çalışmaları olsaydı iptalin de söz konusu olmayacağını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalıya ait 39440.007 sicil numaralı iş yerinde 10.09.1992 - 30.10.1992 tarihleri arasında prime esas asgari ücret ile 51 gün süre ile çalıştığının tespitine, sigortalı olarak bildirilmeyen eksik hizmetlerinin davalı tarafından bildirilmesine karar verilmiştir.
Kararın gerekçesinde,
"Yapılan yargılamada toplanan deliller, dinlenen davacı tanıklarının ve re'sen tespit edilen bordro tanıklarının yeminli beyanları bir bütün halinde değerlendirildiğinde; davacının dava dilekçesi ile 10.09.1992 - 30.10.1992 tarihleri arasında SGK'ya bildirilen ancak sonrasında sildirilen günler için kesintisiz olarak sigortalı olarak çalıştığının tespitini talep ettiği, davacı ile birlikte çalıştıklarını beyan eden davacı tanıklarından ..., davacı ile aynı dönemde aynı iş yerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanığı olduğu ve çalışma dönemi dava konusu dönemi kapsadığı ancak davacı tanığı ... ile bordro tanıkları ..., ..., ... ve ... ise davacı ile aynı dönemde aynı iş yerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanığı olmalarına rağmen işverence 1992/03. dönemlerine ait hizmetlerinin iptal edildiği, bu nedenle dava konusu 10.09.1992–30.10.1992 (1992/3.dönem) tarihleri arasında çalışmalarının bulunmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda çalışma dönemi dava konusu dönemi kapsayan ve davacı ile aynı dönemde aynı iş yerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanığı ..., davacı ile birlikte çalıştığını beyan ederek davacının çalışma olgusunu açık bir dille ifade ettiği, davacının çalıştığını beyan ederek davacının çalışmasını doğrulaması ve davacı tanığı ... ile bordro tanıkları ..., ..., ... ve ...'ın beyanları ise ...'ın beyanlarını tamamlar nitelikte olması ayrıca müşterek tanık beyanlarına göre davacının garson/ komi olarak sezonluk çalıştığı beyan edilmesi nedeniyle davacının 10.09.1992–30.10.1992 tarihleri arasındaki çalışmasının gerçek/fiili çalışma olduğu anlaşılmış ve davanın kabulüne karar verildiği" belirtilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili özetle, davacının davalı nezdinde çalıştığına ilişkin dosya kapsamında herhangi somut bilgi ve belge bulunmadığını, dava konusu 10.09.1992–30.10.1992 tarihleri arasındaki kesintisiz eylemli/gerçek çalışma olgusunun hiç bir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde ispatlanamadığını, davacının iddialarını ispatlayamaması karşısında iş bu davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde re'sen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2.Eldeki davada, davacı 10.09.1992 - 30.10.1992 tarihleri arasındaki hizmetinin tespitini istemiş ve davanın kabulüne karar verilmiş ise de davacının çalışmaları ile ilgili dinlenen tanıkların davacı gibi hizmetleri iptal edilen kişiler olduğu anlaşılmakla, karar eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
3.Bu kapsamda Mahkemece ... Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünden gönderilen davalı iş yerine ait dönem bordrolarından o dönemde çalışan ve sigortalılığı iptal edilmeyen bordro tanıkları tespit edilerek dinlenilmeli, uyuşmazlık konusu husus, hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; sonucuna karar verilmelidir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.