MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1892 E., 2023/2110 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Marmaris İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/153 E., 2023/56 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının 2013 yılının Şubat ayından 2013 yılının Ekim ayına kadar müvekkiline ait şirkette iş makinesi operatörü/şoförü olarak çalıştığını, 23.03.2013 tarihinde davalının bir tamirat yaparken kazara fırlayan balata parçasının sol gözüne isabet ettiğini, işverenin kendisi ile ilgilenmediğini ve yardımcı olmadığını, kendi imkanları ile hastaneye gittiğini, kaza sonrasında sol gözünün görme yetisini tamamen kaybettiğini iddia ederek Marmaris İş Mahkemesinde maddi tazminat davası açtığını, Mahkemece, tazminat talebine esas alınan olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığı hususunda dava açmak üzere taraflarına süre verildiğini belirterek davalının müvekkilinin işçisi olarak çalıştığı dönemde meydana geldiğini iddia ettiği 23.03.2013 tarihli yaralanma hadisesinden kaynaklı sakatlığı ile illiyet bağı olmadığını ve bu hadisenin iş kazası olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1- Davalı vekili cevap dilekçesinde; olay tarihinin 23.03.2013 olduğunu, olayın üzerinden 8 yıl geçtiğini bu nedenle zamanaşımı itirazlarının olduğunu, kazanın yaşandığı sırada müvekkilinin dolmuş durağında servis beklemediğini, fren balatasının değişimine yardım ettiğini, yaşanan bu olay sonrasında müvekkilinin sol gözünü tamamen kaybettiğini ve çok zorlu bir süreç geçirdiğini, müvekkilinin yapmış olduğu şikayet sonrasında Marmaris 4. ASCM'de yapılan yargılama sonucunda alınan bilirkişi raporunda işverene ait iş yerinde çalışırken yaralanması neticesinde iş kazası geçirdiğinin tespit edildiğini, SGK tarafından da inceleme yapılarak olayın iş kazası olduğunun tespit edilerek müvekkiline maaş bağlandığını belirterek davanın reddini istemiştir.
2- Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının olduğunu, davacı yanın kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, sigortalıyı, hemen ve sonradan bedenen veya ruhen özre uğratan bir olay veya olgunun iş yerinde veya işveren tarafından yürütülmekte olan iş nedeniyle meydana geldiği takdirde iş kazası olarak kabul edildiğini bu nedenle davalı ...'nun geçirdiği kazanın iş kazası olduğunu, davalının kaza tarihinde sigortasız olarak çalıştığını, kazadan sonra 25.04.2013'te işe başlamış gibi gösterildiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tanık beyanları doğrultusunda tamir sırasında meydana gelen kazanın işin yürütümü ile ilgili olduğu, olayın iş kazası sayılması bakımından işveren tarafından verilen talimatın etkisinin bulunmadığını, işverenin verdiği talimat veya davalının kazanın oluşumuna etkisinin bulunup bulunmadığı tazminat yargılamasında kusur durumları belirlenirken değerlendirilmesi gerektiği belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Marmaris İş Mahkemesi'nin 29.03.2023 tarih, 2021/153 Esas ve 2023/56 Karar sayılı kararına yönelik davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay'ın zarar verici olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığının tespiti için gösterdiği kriterler irdelenmeksizin ve dosya kapsamındaki tanık beyanları ile çelişir şekilde eksik, yetersiz ve hatalı gerekçe ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davalı ...'nun yaralanması ile sonuçlanan 23.03.2013 tarihli kazanın iş kazası olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.