MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/547 E., 2024/1265 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2019/157 E., 2020/165 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili firmanın 4 8299 0101 1145 0810 3314 79 sicil numaralı iş yerinde, 2017 yılından Nisan 2018 tarihine kadar Mersin Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi tarafından düzenlenen ihale ile "içmesuyu ve atık su abonelerinin sayaçlarının okunması, ihbarnamelerinin dağıtımı, bilgisayar opertörü görevlendirilmesi, su sayaçlarının sökülmesi, takılması, mühürlenmesi ve kaçak su bildirimi yapılması" işini yürüttüğünü ve bu iş tahtında ortalama 300 adet işçi çalıştırdığını, bu iş tahtında işçilere günlük brüt 4,2 TL yol ve 9,8 TL yemek ücreti ödendiğini, müvekkili firma tarafından, davalı Kuruma hitaben düzenlenen 05.08.2019 tarihli dilekçe ile Ocak 2017 - Nisan 2018 dönemleri arasında sigortalılara yapmış oldukları yol ve yemek yardımlarından kesilen işveren hissesine ait sigorta primlerinin iadesinin talep edildiğini, nakdi olarak ödenen yol ve yemek paralarından kesilen sigorta primlerinin iadesi konusunda işverenlerce İş Mahkemeleri nezdinde davalar açıldığını, bu davaların Kurum aleyhine sonuçlandığını beyanla davanın kabulü ile Ocak 2017 - Nisan 2018 dönemleri arasında sigortalılara yapmış oldukları şimdilik 250 TL yol ve şimdilik 250 TL yemek yardımlarından kesilen işveren hissesine ait sigorta primlerinin davalı Kuruma ödendiği tarih itibariyle ve 6183 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından 05.08.2019 tarihli dilekçe ile müvekkili Kuruma başvurularak dava konusu sigorta primlerinin iadesinin talep edildiğini, müvekkili Kurum tarafından gerekli inceleme yapıldığını, 24.09.2019 tarih 26973348-206.99-E. 13891878 sayılı yazı ile ''davacının dilekçesinde belirtilen mahkeme kararında ... sicil numaralı iş yeri hakkında herhangi bir hüküm verilmediğinden Kurum dosyası açısından bağlayıcığı bulunmadığı'' belirtilerek taleplerinin reddedildiğini, bu nedenle müvekkili Kurumun işleminin hukuka uygun olduğunu, ayrıca davacı işyeri 01.01.2017 tarihi itibari ile 5510 sayılı Kanun kapsamına alınmış olup, 31.03.2018 tarihinde Kanun kapsamından çıkarıldığını, açıklanan nedenlerle haksız ve yersiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulü ile 2018 Ocak primlerinden toplamda 346,76 TL fazla prime esas gelir bildirimi nedeniyle, 71,09 TL sigorta ve 6,94 TL işsizlik primi,
2018 Şubat primlerinde toplamda 315,68 TL fazla prime esas gelir bildirimi nedeniyle, 69,09 TL sigorta ve 6,74 TL işsizlik primi hatalı ödemesinin söz konsu olduğuna,
2018 Mart primlerinde toplamda 337,00 TL fazla prime esas gelir bildirimi nedeniyle, 64,71 TL sigorta ve 6,94 TL işsizlik primi hatalı ödemesinin olduğunun tespitine,
Söz konusu hatalı ödemelerin, 5510 sayılı Kanun'un 89/3. maddesi gereği ödemenin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren işleyecek yasal faiziyle davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazla istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 18.01.2023 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili ile davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "İnceleme konusu eldeki davada, İlk Derece Mahkemesinin 24.11.2020 tarihli ve 2019/157 E.-2020/165 K. sayılı gerekçeli kararının davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf edildiği ancak Bölge Adliye Mahkemesince yalnızca davalı vekilinin istinaf isteminin reddine şeklinde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusu hakkında bir değerlendirme yapılmayıp, olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir." belirtilerek bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, Mahkemece alınan bilirkişi raporunun hükme ve denetime elverişli olduğu, bilimsel verilere uygun Yargıtay içtihatları ile uyumlu olduğu anlaşıldığından Mahkemece bilirkişi raporuna itibar edilerek verilen kararın usul ve yasalara uygun olduğu kanaatine varılmış, tarafların iddia ve savunmalarına, dosya kapsamına, hükmün dayandığı deliller ve kanuni gerektirici sebeplere, delillerin taktirinde isabetsizlik görülmemesine göre HMK'nın 355. maddesi kapsamında kamu düzenine de aykırı bir husus bulunmayan mahkeme hükmüne karşı yapılan istinaf taleplerinin, HMK'nın 353/1 –b1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; Kurumun işleminin hukuka uygun olduğunu, davacının işyerinin 01.01.2017 tarihi itibari ile 5510 sayılı Kanun kapsamına alınmış olup, 31.03.2018 tarihinde kanun kapsamından çıkıldığını, davacının talepte bulunduğu ve Mahkeme tarafından hükme esas alınan dönemlerin 5510 sayılı Kanun kapsamı dışında olduğunu beyanla usul ve yasalara aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yol ve yemek yardımlarına dair yersiz ödenen primlerin yasal faizleriyle iadesi istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.