MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2023/385 E., 2024/494 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı Kurumun Adana SGK İl Müdürlüğünün 1151298471 bağ-numaralı sigortalısı olduğunu, 05.03.2003 tescil tarihli Bağ-Kur sigortalılığı için 30.03.2013 tarihine kadar primlerini ödeyen müvekkilinin 01.04.2013 tarihinde Sosyal Sigortalar Kurumuna tabi 1070037 sicil no.lu işyerinde çalışmaya başladığını ve bu işyerinde 30.09.2016 tarihine kadar devamlı çalıştığını, bu işyerinden ayrılan müvekkilinin iki yıllık askerlik borçlanması yaptığını ve bir aylık isteğe bağlı sigortalılığına ait primini ödeyerek, emekli maaşı yönünden günlerini tamamladığı inancıyla, Kuruma 30.11.2016 tarihli dilekçeyi vererek tahsis talebinde bulunduğunu, Adana SGK İl Müdürlüğünün müvekkilinin tahsis talebini 20.12.2016 tarih 6881773 sayılı yazısıyla reddettiğini, ilgili ret yazısında, müvekkilinin hizmetinin 05.04.2005 tarihi itibariyle sona erdiği, 5400 günü bulunmadığından talebinin reddedildiğinin bildirildiğini, müvekkilinin 05.04.2005 tarihine kadarki Bağ-Kur primlerini muntazam ödediğini, 05.04.2005 tarihinden 30.03.2013 tarihleri arası döneme ait primlerin Adana SGK İl Müdürlüğünce tahakkuk ettirilerek, müvekkilinin borçlu gösterilmesi neticesi müvekkilinin toplam 20.312,99 TL tutarındaki borcunu 6111 Borç Yapılandırma Ödeme Planına göre faiziyle birlikte Kuruma ödediğini, ayrıca Kurumca tahakkuk ettirilen 12.631,94 TL borcunu da 6552 sayılı Kanun'un Yapılandırma Ödeme Planına göre faiziyle birlikte ödediğini, bu nedenle müvekkilinin 30.11.2016 tarihli tahsis talebinin reddinin hatalı olduğunu belirterek, müvekkilinin tahsis talebini reddeden Kurum işleminin iptali ile müvekkiline 30.11.2016 tarihli tahsis talebine göre 01.12.2016 tarihinden itibaren emekli maaşı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davaya cevap vermemiş, aşamalarda davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin13.12.2019 tarihli kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 13.12.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2022 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 30.05.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının yapmış olduğu sigortalılık prim borcu ödemelerinin (29.06.2011-05.11.2012 tarihleri arası 6111 sayılı Kanun kapsamında, 2015 ve 2016 yılları arasında 6552 sayılı Kanun kapsamında ) geriye etkili kılınmasının mümkün bulunmamasına göre isteğe bağlı sigortalılığının açıklanan prim ödeme günlerini takip eden aybaşından itibaren karşılık geldiği hizmet süreleri Kurumdan sorulmalı, Kurum yazı cevabına karşı itirazda bulunulması halinde bilirkişiden rapor alınarak davacının isteğe bağlı sigortalılık gün süreleri her türlü şüpheden uzak bir biçimde belirlenmeli ve sonrasında oluşacak duruma göre yaşlılık aylığı şartları da değerlendirilerek bir karar verilmelidir, gerekçesi ile İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili; müvekkilinin emekliliğe hak kazandığını, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm verildiğini, kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespiti ile aksi Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve özellikle Kurum kayıtlarına göre kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.