MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalılardan ...’na ait ... Pazarlama ve Tic. Ltd. Şti.'de 17.11.2017 tarihinde işe başladığını ve 19.09.2019 tarihine kadar çalıştığını, müvekkilinin bu çalışmasının Kuruma bildirilmediğini belirterek davacının 17.11.2017-19.09.2019 tarihleri arasındaki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı şirket ve davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddini, her iki davalı yönünden ise esastan reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacının davalı ... Pazarlama ve Ticaret Ltd. Şirket iş yerinde 17.11.2017-19.09.2019 tarihleri arasında toplam 662 gün süre ile asgari ücret ile çalıştığının tespitine, bu dönemde 662 günün Kuruma eksik bildirildiğinin tespitine, davalı ... yönünden davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili, fer'i müdahil Kurum vekili ve davalı şirket vekili tarafından süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile,
"İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ile dosya kapsamına göre davacının uyuşmazlık konusu dönemde bildiriminin olmadığı, davalı şirketin 17.11.2017-19.09.2019 tarihleri arasında Yapı ve ... A.Ş.'ye hitaben yazılmış, davacının imzasının bulunduğu ödeme talepli yazıların olduğu, ilgili bankanın 05.03.2020 tarihli yazısı ekindeki CD içeriğinde 19.12.2017-29/.08.2019 tarihleri arasında bazı ödemelerde davacı adının belirtildiği, ...Servisi A.Ş. tarafından davalı şirket adına yapılan teslimat listesinde 06.07.2018, 07.12.2018, 27.08.2018 tarihlerinde davacının adının yer aldığı, ... Kargo firmasına ait 02.04.2019 tarihli irsaliyede davacının imzasının olduğu, davalı şirkete ait iş yerinin 01.10.1991-28.02.2007 tarihleri arasında Kanun kapsamında olduğu, bu nedenle uyuşmazlık konusu dönem bordrolarının olmadığı anlaşılmaktadır. Tanık beyanları ve yukarıdaki belirtilen belgeler göz önüne alındığında davacının tespitini talep ettiği dönemdeki çalışmalarının doğrulandığı anlaşıldığından Mahkemece kurulan hükme ilişkin Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili özetle, talep edilen sürelerde fiili çalışmanın ispatlanamadığını, davacının yazılı belge ibraz edemediğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili özetle, davacının sürekli çalışmasının olmadığını, haftada 2 ya da 3 gün, günde 2 saati geçmemek üzere temizlik ve fatura yatırma işlerini yaptığını, davalı şirket tarafından kısmi zamanlı olarak sigortalı yapılmak istendiğinde davacının Kurumdan çeyiz parası almak için bunu kabul etmediğini, Mahkemece davacı tanığının beyanına dayanılarak karar verildiğini ve kararın eksik incelemeye dayandığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, fer'i müdahil Kurum vekili ile davalı şirket vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.