MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 58. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 03.02.2012 - 04.04.2017 tarihleri arasındaki prime esas kazancının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili özetle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekilleri cevap dilekçelerinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "10.02.2021 tarihli duruşmada davacı vekiline Kuruma başvuru şartını yerine getirmek üzere bir sonraki duruşma gününe kadar kesin süre verildiği, aksi halde davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedileceğinin ihtar edildiği, ancak davacı vekilinin verilen kesin süre içerisinde dava şartını yerine getirmediği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle davanın HMK 114/2 maddesi göz önüne alınarak 115/2 maddesi gereğince dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın 2017 yılında, yaklaşık 5 yıl önce açıldığını, onlarca duruşmaya girilmiş olup ciddi emek sarf edildiğini, davanın, en başından beri SGK vekilleri tarafından takip edildiğini, dava dilekçesi ile tüm taleplerini dile getirdiklerini, taleplerini içeren dilekçenin sayın Mahkeme yoluyla SGK'ya tebliğ edildiğini, Kurum tarafından dilekçe kendilerine ulaştığında kendi içinde bir tahkikat başlatmayıp, talepleri hakkında olumlu yönde bir cevap da vermediğini aksine, davaya dahil olarak taleplerini kabul etmediğini, bu gerçeklik ortadayken hukuka aykırı olarak davanın ve istinaf başvurularının reddine karar verilmiş olmasının bozmayı gerektirdiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prime esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.