MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 09.03.2015 tarihinde Üniversiteden emekliye ayrıldığını, talebi üzerine kendisine aylık bağlandığını, bu belgeden davacının hizmetlerinin 01.03.1988 olduğunun görüldüğünü ancak davacının Üniversitede 10.02.1986'da çalışmaya başladığını, Kurumdan kayıtların temin edilmesi sonrası yapılan incelemede, davacının bazı hizmetlerinin hiç gösterilmediği bazı hizmetlerin ise düşük primden gösterildiğini, davacının 10.02.1986 tarihinden 09.03.2015 tarihine kadar aralıksız çalıştığını, buna göre 1986 ve 1987 yıllarına ait hizmetlerinin gösterilmediği, 1988 yılında eksik hizmet gösterildiğini, ayrıca elde ettiği ücretin altında bir ücret ile bildirimler yapıldığını ileri sürerek, davacının fiili olarak çalıştığı halde Kuruma bildirilmeyen günlerinin tespitine, tüm çalışma süresi içinde tespit edilecek prime esas gerçek ücret üzerinden davacı adına ne kadar prim yatırılması gerektiğinin tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davada ancak fer'i müdahil olarak sıfatlarının olacağını, çalışmanın gerçek ve fiili olup olmadığının araştırılması gerektiği, çalışma olgusunun hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde ispatlanması gerektiğini ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı Üniversite vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının 01.01.1988 tarihinde işe girdiğini 2001'e kadar belirli süreler ile çalıştığını 2001'den sonra ise sürekli çalıştığını ve raporlu olduğu dönemler hariç davacının hizmetlerinin Kuruma tam bildirildiğini, 2001 öncesinde davacının belli dönemlerde çalıştığını, bu döneme ait giriş ve çıkışların mevcut olduğunu, fiilen çalışılmayan dönemlerde sigortalı olamayacağını, 2001'e kadar yılda 4/5 ay gibi kısa sürelerde çıkışının verildiği ve davacının bu dönemlerde kendi nam ve hesabına çalıştığını, bildirgelerde davacının imzasının bulunduğunu, ayrıca talebin hak düşürücü süreye uğradığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul ve kısmen reddine, davacının davalı Kurumda 02.01.1997-14.05.1997 tarihleri arasında hizmet akdi ile çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının eksik prim tespiti yönündeki talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1-Davacı vekili:
a.İstinaf gerekçeleri karşılanmaksızın istinaf talebinin reddedildiğini,
b.Tanık beyanları ile talep ettikleri sürenin kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi kabulün bozma nedeni olduğunu,
c.Kamu kurumu olan davalının belgelerinin eksik ve çelişkili olması nedeniyle dikkate alınmaması gerektiği halde bunlara itibar edilmesinin hatalı olduğunu,
d.Emsal ücret araştırması yapılmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulması gerektiğini beyan etmiştir.
2-Davalı vekili:
a.Kurum kayıtlarının esas alınarak davanın reddi gerektiğini,
b.Kararın eksik inceleme ile verildiğini
c.Usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını talep ettiklerini beyan etmiştir.
3.Fer'i müdahil Kurum vekili:
Usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazancın tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz yoluna başvuru harcı ve aşağıda yazılı temyiz harcının ilgilisinden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.