MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline 2001 yılında davalı Kurum tarafından yaşlılık aylığı tahsis edildiğini, davalı Kurum tarafından 01.10.2018 tarihinde müvekkilinin yaşlılık aylığı tahsisine esas alınan bir kısım isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin Almanya’daki çalışma süreleri ile çakıştığı belirtilerek iptal edilmesi sonrasında müvekkilinin aylık tahsis şartlarını kaybetmesi nedeni ile bağlanan aylığın tahsis talep tarihi itibari ile durdurularak ödenmiş aylıkların 5510 sayılı Kanun'un 96/a bendi kapsamında yersiz ödeme olarak kendisinden talep edildiğini, müvekkilinin Alman Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi sigortalılık sürelerinin isteğe bağlı sigortalılık için engel olmadığını, davalı Kurum işleminin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, müvekkilinin davalı Kurum tarafından kesilen aylığının yeniden bağlanması ve mahrum kalınan aylıklarının yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan tahsili gerektiğinin tespiti ile şimdilik Kurumdan olan alacaklarının 1.000,00 TL’sinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu, davacının aylık almaya engel hallerinin tespit edilmiş olması nedeni ile aylığının kesildiğini, dava konusu işlemle ilgili tüm Kurum dosyası celbedilip incelendiğinde bu hususun daha da net olarak anlaşılacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile
Davacının 01.03.1997-31.10.2000 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine,
Davacının 01.03.2001 tarihinden itibaren bağlanan ve davalı Kurum tarafından 01.10.2018 tarihinden itibaren iptal edilen yaşlılık aylığının yeniden bağlanması gerektiğinin tespitine,
Davacının aylıklarından kesilen tutarın ödenmesi gereken tarihlerden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davacıya ödenmesi gerektiği ve dava tarihine kadar aylıklarından kesilen 5.899,73 TL'nin dava tarihine kadar işlemiş 127,89 TL yasal faizi ile birlikte, dava dilekçesinde talep edilen 1000 TL'sine dava tarihi olan 09.05.2019 tarihinden itibaren geriye kalan kısmına ise ıslah tarihi olan 04.04.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Kurumdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurumdan dava tarihine kadar ödenmesi gereken aylık tutarlarının celp edilerek bilirkişiden bu konuda ek rapor aldırıldığı, böylelikle geri çevirme kararında belirtilen davacının aylık alacağına ilişkin talebine yönelik eksikliğin giderildiği ve yine hükümde yer alan anlam karışıklığına yol açan ifadenin infaz aşamasında düzeltilmesinin de mümkün olduğu anlaşıldığından, İlk Derece Mahkemesince davacı vekilinin ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı herhangi bir yön görülmemiş, davacı vekili ile davalı Kurum vekilinin istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, davacının isteğe bağlı sigortalılık sürelerinin geçerli olup olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.