MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/1349 E., 2024/1650 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Tokat 1. İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/3 E., 2022/118 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının Tokat ili Almus ilçesi Ormandibi köyünde şeker pancarı üreticiliği yaptığını, tarımsal faaliyette bulunduğunu, geçmiş yıllardan itibaren çiftçilik yaptığını ve tarımda kendi adına ve hesabına çalışmalarını sürdürdüğünü, davacının 25.12.2020 tarihinde davalı Kuruma başvurarak Bağ-Kur prim kesintileri de dikkate alınarak 30.10.2009-11.10.2017 tarihleri arası da dahil tüm hizmetinin verilmesini ve 7256 sayılı Kanun'dan da yararlandırılmasını talep etmişse de talebin davalı Kurumun 30.12.2020 tarih ve E-46735699-201.02.02-17152504 sayılı yazısı ile ret edildiğini, gerekçe olarak 17.11.2009 tarihinde Almus Ziraat Odasına davacının kayıt olduğu Almus Ziraat Odasının da ekinde davacının imzası olmayan muafiyet belgesi ile birlikte kaydı aynı gün gönderdiği ancak 14.06.2017 tarihinde Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığından alınan yazılı görüş doğrultusunda sigortalının imzası olamayan muafiyet belgelerine terk işlemi yapılmayacağı bildirildiğinden sigortalının tescilinin 03.11.2009 tarihinden açılarak 11.10.2017 tarihinde tescil tebligatının kendisine elden teslim edildiği, sigortalının 11.10.2017 tarihinde Almus Ziraat Odasından muafiyet belgesi düzenlettirerek 12.10.2017 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal ettirdiği ve kendi isteğiyle sigortalılığını tescil tarihi itibari ile durdurduğunun belirtildiğini, oysa davalı Kurumun tescili Almus Ziraat Odasının bildirdiği 17.11.2009 tarihinden muafiyet belgesinin düzenlendiği 11.10.2017 tarihine kadar Bağ-Kur'lu olmasının yasal zorunluluk olduğunu, çünkü muafiyet ve sigortalılığın durdurulması işleminin 11.10.2017 tarihinde yapıldığını, bunun dışında davacının Tokat SGK Tevkifat Kesinti Tarama Listesinde de görüldüğü üzere 1998, 1999, 2001, 2002, 2005, 2006 yıllarında kendisinden Bağ-Kur prim kesintisi” yapıldığını, mevcut prim borçlarını 7256 sayılı Kanundan yararlanarak ödediğini, borcunun bulunmadığını, davacının dava tarihi itibari ile 01.07.1999-31.07.1999, 31.07.1999-26.06.2000, 01.08.2000-31.12.2000, 01.07.2002-31.12.2002 tarihleri arası Bağ-Kur'lu olduğunu beyanla müvekkilin 01.06.1999-30.06.1999 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında sigortalılığının tespiti ile 01.01.2003 tarihinden 11.10.2017 tarihinde kadar SSK sigortalısı olduğu süreler hariç olmak üzere Tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında sigortalılığının tespitini ve 7256 sayılı Kanun'dan yararlanması gerektiğinin tespitini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; 17.11.2009 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal eden Almus Ziraat Odası kayıt belgesi ekinde muafiyet belgesi bulunduğundan 2009 yılında başlayan oda kaydına istinaden davacı hakkında tescil işleminin yapılmadığını, 14.06.2017 tarihinde Bağımsız ve Hizmet Akdiyle Çalışanlar Tescil ve Hizmet Daire Başkanlığından alınan yazılı görüş doğrultusunda davacı sigortalının imzası olmayan muafiyet belgelerine terk işlem yapılmayacağı bildirildiğinden davacı sigortalının tescilinin 03.11.2009 tarihinden açılarak 11.10.2017 tarihinde tescil tebligatının kendisine elden teslim edildiğini, davacının aynı gün Almus Ziraat Odasından muafiyet belgesi düzenlettirerek 12.10.2017 tarihinde Kurum kayıtlarına intikal ettirdiğini ve kendi isteğiyle sigortalılığın tescil tarihi itibarı ile durdurduğunu, davacının sigortalılığının ilk tevkifat kesintisinin yapıldığı 1999 yılından başlatılarak SSK kapsamında olduğu süreler de dikkate alınarak dosyadaki mevcut kayıtlara göre 1999-2000-2002 yıllarında aralıklarla toplam 655 gün hizmet verildiğini, 11.12.2020 tarihinde 7256 sayılı Kanun kapsamında yapılandırmaya müracaat edip, 31.07.1999-26.06.2000, 01.08.2000-31.12.2000, 01.07.2002-31.12.2002 yılları arasındaki hizmet sürelerine ilişkin toplam ihya süreleri borcunu 2.649,00 TL olarak 16.12.2020 tarihinde ödediğini, yapılan işlemlerde herhangi bir Kurum hatası bulunmadığını, 01.06.1999-30.06.1999 ve 01.01.2003 tarihinden 11.10.2017 tarihine kadar 4/a kapsamında çalıştığı süreler hariç olmak üzere Tarım Bağ-Kur kapsamında sigortalılık süreleri verilmesinin mümkün bulunmadığını, ayrıca dava dilekçesinde talep edildiği gibi 11.10.2017 tarihinden sonra da zorunlu Tarım Bağ-Kur'lu olması için herhangi bir tevkifat ve hukuki bir neden olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi 27.01.2022 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının 01.06.1999-30.06.1999, 01.01.2003-31.05.2006 ile 01.07.2009-31.12.2013 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında SSK sigortalısı olduğu süreler hariç olmak kaydıyla sigortalı olduğunun tespitine, davacının 7256 sayılı Kanun'dan yararlanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 27.01.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli kararı ile "...İlk Derece Mahkemesince 2009, 2010 ve 2011 yıllarında prim kesintisi yapılması nedeniyle davacının 4b statüsünde sigortalı sayılması gerektiğini, Yargıtay uygulaması gereğince prim kesintisinin yapıldığı tarihten itibaren bu statünün iki yıl korunacağı gerekçesiyle sigortalılığının 31.12.2013 tarihine kadar devam etmesi gerektiği gerekçesine yer verilmiş ise de bu husus devamında prim tevfikatı bulunması haline ilişkindir. Bu durumda 2011 yılından sonra ürün teslimi ve prim tevfikatı olmadığından 31.12.2011 yılına kadar tarım bağkur sigortalılığının tespitine karar verilmesi gerektiğinden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden hüküm tesisi gerekmiş olup, 6100 sayılı HMK‘nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermek gerekmiş, açıklanan sebeplerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. .." gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davacının 01.06.1999-30.06.1999, 01.01.2003-31.05.2006 ile 01.07.2009-31.12.2011 tarihleri arasında tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında SSK sigortalısı olduğu süreler hariç olmak kaydıyla sigortalı olduğunun tespitine, davacının 7256 sayılı Kanun'dan yararlanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 28.11.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Somut olayda, davacının Kurum tarafından Tarım Bağ-Kur sigortalılığına dayalı tescilinin ilk kez 31.07.1999 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla Mahkemece tesciline karar verilen 01.06.1999-30.06.1999 tarihleri arasındaki dönemin tescil öncesi döneme rastlaması hususu ile davacı vekilinin tescil talebinin 01.06.1999 tarihi sonrasına ilişkin olması hususları ve bu döneme dayanak gösterilen tevkifatın 20.06.1999 ayına ilişkin olup Kurumca anılan tevkifatın dikkate alınması suretiyle tescilinin yapılmış olması hususları karşısında 01.07.1999 tarihinden önceki dönem yönünden davanın reddi gerektiği açık olup kabulü yönünde karar verilmesi hatalı olmuştur..."gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulü ile davacının 01.01.2003-31.05.2006 ile 01.07.2009-31.12.2011 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur Kanunu kapsamında SSK sigortalısı olduğu süreler hariç olmak kaydıyla sigortalı olduğunun tespitine, davacının 7256 sayılı Kanun'dan yararlanması gerektiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; resmi kayıtlara rağmen tanık beyanlarının esas alınmak suretiyle sonuca gidilmesinin hatalı olduğunu, ayrıca resmi belgelerin aksinin ancak resmi belgeler ile kanıtlanabileceğini, dosya kapsamında muafiyet belgesi hususunun da değerlendirmeye alınmadığını
beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasıdır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.