MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 1993 yılında malulen emekli olduğunu, malullük aylığı almakta iken çalışmaya devam etmesi sebebiyle aylığının kesildiğini, 2004/7-2013/7 dönemindeki süre içinde yersiz ödenen 73.804,07.-TL'nin borç kaydedildiğinin bildirildiğini, davacının 22.05.2003 tarihinde normal emeklilik koşullarını sağladığını, bu tarihi takip eden 01.06.2003 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğini belirterek, davacının 73.804,07.-TL borçlu bulunmadığının tespiti ile Kurumca yersiz ödemeye ilişkin yapılan işlemin iptalini, normal emeklilik koşullarını sağladığı 22.05.2003 tarihini takip eden aybaşı olan 01.06.2003 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanmasına, davacının emeklilik koşullarını sağladığı 22.05.2003 tarihinden sonraki çalışmaları içerisinde yatırılan primlerin sosyal güvenlik destek primi olarak kabulüne, Mahkeme aksi kanaatte ise yapılan malullük aylığı ödemelerinin davacının çalıştığı 2766 günlük süre dikkate alınarak her bir gün için hak kazanılan malullük aylığı ödemesinin kıstelyevm usulü ile hesaplanmak suretiyle davacıya iadesinin gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının maluliyet aylığı almakta iken çalıştığının tespit edildiğini, bu sebeple maluliyet aylığının kesilmesine karar verildiğini, Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 16.01.2017 tarihli kararı ile davanın kabulüne, davacının 22.05.2003 tarihinde yaşlılık aylığı koşullarının gerçekleştiği 01.06.2006 tarihinden itibaren davacıya yaşlılık aylığı bağlanabileceğinin tespitine, davacının 01.06.2006 tarihinden sonraki zorunlu sigorta kolunda geçen çalışmalarının sosyal güvenlik destek primine tabi çalışma olduğunun tespitine, Unkapanı SGM'nin 04.09.2013 tarih ve 14399364 sayılı yazısı ile yersiz ödeme olarak bildirilen 73,804,07 TL'den sorumlu tutulamayacağının tespitiyle, yersiz ödemeye ilişkin işlemin iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 16.01.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2017 tarihli kararı ile istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 14.06.2017 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, davacının maluliyet aylığının yaşlılık aylığına çevirilmesi için 22.05.2003 tarihi itibariyle davalı Kuruma yazılı talebinin bulunmaması ve Kurumun re'sen yaşlılık aylığı bağlaması gerektiği yönünde yasal düzenlemenin mevcut olmaması karşısında, maluliyet aylığı bağlandıktan sonra davacının çalışmasına devam etmesi, bağlanan aylığın kesilmesi nedenlerindendir. Anılan Kanun maddesinde belirtilen, “malûllük aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların malûllük aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesilir ve bu Kanun'a tabi olarak çalıştıkları süre zarfında 80. maddeye göre belirlenen prime esas kazançları üzerinden 81. madde gereğince kısa ve uzun vadeli sigorta kolları ile genel sağlık sigortasına ait prim alınır” hükmü gereği, Mahkemece sigortalının aylığının kesilmesi gereken tarih ve bu tarihler arası ödenen tutar belirlenerek bu tutar yönünden davalı Kurumun istirdat hakkının mevcut olduğu gözetilerek yapılacak değerlendirmeye göre hüküm kurulması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir, gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne, davacının malullük aylığının kesilmesi nedeniyle Kuruma 73.056,68-TL borçlu olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili:
a.Müvekkilinin 2003 yılında normal emeklilik koşullarını sağlamış olduğunu, kendisine emekliliğe hak kazandığı tarihi takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanması ve müvekkilinin çalıştığı süre içerisinde yatırılan primlerin sosyal güvenlik destek primi olarak kabulü gerektiği, bu nedenle yersiz ödeme borcu çıkartılamayacağını,
b.Dosyadan alınan bilirkişi raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini,
c.İlk Derece Mahkemesince verilen kararın sosyal güvenlik ilkelerine aykırı olduğunu beyan etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili;
a.Mahkemece davacıya yapılan borç tahakkukunun 73.804,07-TL değil de 73.056,68-TL olması gerektiği bu nedenle davacının Kuruma 73.056,68-TL borçlu olduğunun tespitine karar verildiği ve davacının diğer tüm taleplerinin de reddine karar verildiğini ancak ücreti vekaletin ve yargılama giderinin reddedilen miktar üzerinden hesaplanmadığını,
b.Kurumca belirlenen miktarda hata bulunmadığını, bilirkişi raporunda belirlenen miktarın hatalı olduğunu beyan etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, maluliyet aylığının kesilmesi ve borç tahakkukuna ilişkin Kurum işleminin iptali, 01.06.2003 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tespiti ve 22.05.2003 tarihinden sonraki çalışmalarının sosyal güvenlik destek primine tabi olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.