MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki teslim edilen tarımsal ürün bedellerinden yapılan prim kesintisine istinaden 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı Kurum vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2005 yılındaki tevkifatı nedeniyle 01.08.2005 tarihinden itibaren tarım sigortalısı olarak tescil edildiğini, davalı Kurumun 2023/421775-020 sayılı rapora istinaden müvekkilinin ... Ziraat Odası kayıtlarının geçersiz kabul ederek bu tescili iptal ettiğini, müvekkilinin 1996-2007 yılları arasında tapu maliki olduğunu, ziraat ve hayvancılıkla uğraşmakta olup kendisine ait ... plakalı aracı ve 2007'den beri aktif hayvan işletmesi mevcut olduğunu, 15.08.2005 tarihinden beri ... Ziraat Odasına kayıtlı olup üyelik aidatlarını düzenli olarak ödediğini, bu Ziraat Odası kaydına istinaden Çiftçi Kayıt Sistemine dahil edilerek doğrudan gelir desteği alıp sahip olduğu hayvan işletmesi nedeniyle buzağı ve manda desteği aldığını belirterek müvekkilinin sigorta başlangıç tarihinin tevkifatın kesildiği ayı takip eden aybaşı olan 01.08.2005 yılı olarak tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesince, dava tarihinden sonra Kurum tarafından gönderilen yazı içeriğinden davacının talebi kabul edilerek emekli edildiği ve dava konusunun ortadan kalktığı belirtilerek karar verilmesine yer olmadığına dair hüküm kurulmuştur.
IV.İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Kurum vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece davanın konusuz kaldığına dair karar verilmesine rağmen müvekkili Kurum aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava tarihinden sonra davalı Kurum tarafından davacının davaya konu olan talebi kabul edilip sigortalının emekli olduğu ve bu konuda tarafların istinafı bulunmadığından davanın konusuz kaldığı taraflar arasında çekişmesiz olduğu, uyuşmazlığın vekalet ücretine ilişkin olduğu, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi yerinde olduğu, bu açıklamalar kapsamında İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kurum işleminin yasal ve yerinde olduğunu, her hangi bir kusuru olmamasına karşın Kurum aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle temyiz isteminde bulunmuştur.
C.Gerekçe
1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, teslim edilen tarımsal ürün bedellerinden yapılan 2926 sayılı Kanun kapsamında Tarım Bağ-Kur sigortalılığının tespiti davası olup dava tarihinden sonra davalı Kurum tarafından davacının davaya konu talebi kabul edilip sigortalının emekli olduğu ve bu konuda tarafların istinafı bulunmadığından davanın konusuz kaldığı taraflar arasında çekişmesiz bulunmakta olup uyuşmazlık vekalet ücreti konusunda bulunmaktadır.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371. maddeleri, 331. maddesinin birinci fıkrası ile 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 2, 7, 9, 10, 36. maddeleri ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.