MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2022/90 E., 2023/293 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili, davacının 01.01.1998-30.12.2011 tarihleri arasında çalıştığının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı, davacının 08.01.1998 tarihinde iş yerinde işçi olmadığından ve kendisinin geçici bir süre çalışacağına dair kendisi iş bulana kadar işçi olarak çalıştığını, bu süre içinde kendisinin yevmiyeli iş bulana kadar çalışacağını söyleyerek çalıştığını, ücret olarak asgari ücretin biraz fazlasını ödediğini, kendisine kar ortağı olarak çalışmak için talepte bulunduğunu kendi iş yerine aldığı 1999 model aracına hisse olarak 3/1 oranında ortak olduğunu ve ... , ... ile çalıştıklarını birbuçuk sene sonra ... 'nin hissesini alarak iş yerinden ayrıldığını, kalan hisseyi ikisi arasında pay ettiklerini, 2001 yılının sekizinci ayına kadar birlikte çalıştıklarını, işe gireceğini beyan ederek hissesini alarak ayrıldığını, birkaç gün sonra gelerek aylıkla çalışmak istediğini beyan ettiğini, çalıştığı zaman içinde evinin meyve ve sebze ihtiyacını götürdüğünü, bu nedenle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 04.02.2021 tarihli ve 2019/14 E., 2021/39 K. sayılı kararıyla davanın kabulüne, davacının 01.01.1998 - 30.12.2011 tarihleri arasında 4/a kapsamında iş akdine dayalı olarak asgari ücret üzerinden davalı işverene ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verildi.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesi kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 01.11.2021 tarih ve 2021/1829 E., 2021/1756 K. sayılı kararı ile davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesi kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmiş olup Dairece; Mahkemece iş yerinin kanun kapsamına alınış ve kanun kapsamından çıkış tarihleri, vergi mükellefiyet dönemlerinin araştırılması, yöntemince komşu iş yeri işverenleri ve onların bordrolu çalışanlarının belirlenerek tanık olarak dinlenilmesi, tanıklara ilişkin iş yeri kayıtlarının ve hizmet cetvellerinin celp edilerek beyanlarının denetlenmesi, 25.01.2003-10.03.2003 dönemindeki dava dışı bildirim ve dava tarihi gözetilip hak düşürücü sürenin irdelenmesi gerektiği, kabule göre de 25.10.2010-31.05.2011 döneminde 1479 sayılı Kanun kapsamında Bağ-Kur sigortalılığının gerçekliği ve Kurum kabulünde olup olmadığı hususu irdelenmeden, Bağ-Kur sigortalılığının varlığı halinde çakışan dönem yönünden 5510 sayılı Kanun 53. madde kapsamında irdeleme yapılmadan karar verilmesinin yerinde olmadığı belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının 01.01.1998 - 30.12.2011 tarihleri arasında 4/a kapsamında iş akdine dayalı olarak asgari ücret üzerinden davalı işverene ait işyerinde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, davacının 04.01.2000 tarihinde Bağ-Kur tescili yaptırarak Bağ-kur primlerini ödediğini, ayrıca davacının 25.10.2010 tarihinden itibaren basit usul vergi mükellefi olduğundan bu tarih itibari ile işçi statüsünü kaybettiğini, dolayısıyla davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını, Mahkemece bilirkişi raporlarına karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, eksik inceleme ile hatalı hüküm kurulduğunu, Kurumlarınca yapılan işlemlerin yerinde olduğunu belirterek, kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı ..., davacının yanında işçi statüsünde çalışmayıp kar ortaklığı usulü ile çalıştığını, basit usulde vergi mükellefi olduğundan işçi statüsünü kaybettiğini, davanın 5 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığını belirterek, kararın bozulması talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla davalı, fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
21.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.