MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 16.10.2018 - 14.03.2019 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili özetle, davanın reddini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacı ile davalı arasında hizmet sözleşmesinin değil adi ortaklık ilişkisinin bulunduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı ...'nün 1256626.006 sicil numaralı kafe işyerinde 16.10.2018-14.03.2019 tarihleri arasında 149 gün hizmet akdi ile çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamından, davacının davalı işyerinden bildirilen hizmetinin bulunmadığı, davalı adına 1256626 sicil numaralı "oturacak yeri olan fast food" olarak tescil edilmiş işyerinin 08.02.2017-26.10.2019 tarihleri arasında yasa kapsamında olduğu, ihtilaflı dönemde çalışması kayıtlara geçmiş komşu işyeri ve bordro tanıklarının beyanlarından, davalının savunmasının aksine, davacının davalı nezdinde hizmet akdine istinaden çalıştığı kanaatine varıldığından mahkemenin maddi vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Fer'i müdahil Kurum vekili, öncelikle davanın hak düşürücü süre yönünden reddi gerektiğini, 08.09.1999 tarihinde yürürlüğe giren 4447 sayılı Kanun'un 16. maddesi ile işverenin işe girişi bildirmesinin yanında sigortalıya da işe girdiği tarihi takip eden bir ay zarfında girdiği işi Kuruma bildirmek hakkı tanındığını, yıllar önce iş yerinde çalışıp, kaçak çalıştığı hakkında bu güne kadar herhangi bir şikayeti olmayan davacının, bu davayı açmasında iyi niyetli olduğundan söz edilemeyeceğini, dava konusu ihtilafla ilgili olarak Kurumca tesis edilen işlemde mevzuat hükümlerine aykırılık arz eden bir husus bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle, taraflar arasında hizmet akdinin bulunmadığını, adi ortaklık ilişkisinin kurulmuş ve sona erdirilmiş olduğunu, davacı, sigortasının ödenmediği, bildiriminin yapılmadığı iddiasında ise de, zaten yönetici ortak sıfatıyla tüm bu işlemler kendisi tarafından yürütülmekte olup, kendisinin sigortasını yaptırmamış olması sonucunda davası ile davranışlarının çelişkili hale geldiğini, sonuç olarak davanın reddine karar verilmesi gerekirken hukuka aykırı bir şekilde kabul kararı verilmesinin hatalı olup kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.