MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, 12.11.2012 tarihinden işten çıkarıldığı 17.06.2013 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, emekli olduğunu ve bir müddet emekli aylığı aldığını, Kurumun 20.02.2018 tarihli yazısı ile davacı adına sahte sigortalı olarak bildirim yapıldığı gerekçesi ile 12.11.2012-17.06.2013 tarihleri dönemlerindeki sigortalılıklarının iptal edildiğini, oysa ki davacının anılan tarihlerde ... isimli işverenin yanında işçi olarak çalıştığını, çalıştığına ilişkin tanıkların da bulunduğunu ileri sürerek, 12.11.2012–17.06.2013 tarihleri arasındaki sigortalılıklarının iptaline yönelik Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki ve görev itirazında bulunduklarını, davanın süresi içerisinde açılmadığını, Kuruma başvuru yapılmadan davanın açılması halinde davanın dava şartı eksikliği nedeniyle reddedilmesi gerektiğini belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacının 12.11.2012-17.06.2013 tarihleri arasındaki sigortalılık iptaline yönelik Kurum işleminin iptaline, karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle kararın eksik inceleme ve araştırmaya dayalı olduğunu, davacının fiilen çalışmasını ispata muktedir tek bir yazılı delilin dosyada bulunmadığını, her ne kadar bordro tanığı adı altında dinlenen tanıklar mevcutsa da yerleşmiş Yargıtay İçtihatları ve Hukuk Genel Kurulu kararında da belirtildiği üzere davanın Kurum kayıtlarına eşdeğer belgeler ile ispat edilmesi gerektiğini, yaklaşık 10 yıl öncesine ait beyanda bulunan tanıkların gerçeği yansıtan beyanlarda bulunmalarının beklenmesi ve bu beyanlara itimat edilmesinin de mümkün olmadığını belirterek, kararın temyiz incelemesi sonucu bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç
Uyuşmazlık, 12.11.2012 – 17.06.2013 tarihleri arasındaki çalışmaların fiili olmadığı gerekçesiyle iptal edilerek borç tahakkuk ettirilmesine dair Kurum işleminin iptaline ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.