MAHKEMESİ: Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki iş kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkette kalıp, duvar ve demir ustası olarak çalışmaya başladığının ikinci günü çatıdan düşerek %53 oranında çalışma gücünü kaybettiğini, davacıya eğitim verilmediği, davacıya baret, paraşüt tipi emniyet kemeri, uzatma ipi gibi zorumlu ekipmanların verilmediğini, iş yüksekte yapılmasına rağmen file çekilmediğini, davalı tarafından davacının ekipmanlarını kullanıp kullanmadığını denetlemediğini, iş gücü kaybı nedeni ile maddi zarara uğradığını, kaza nedeni ile çektiği ızdıraplar gözünü kaybetmesi ve alnında ki izden dolayı manevi zarara uğradığını iddia etmiş; 17.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile 5.000,00 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş; iddialarını CBS 2016/52, tanık (... ve Tayfu Topçu), hastene kayıtları, SGK kayıtları, ücret araştırması, bilirkişi delilleri ile ispat edeceğini Yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Erzurum Mahkemelerinin yetkili olduğunu, eksik harcın bulunduğunu, alacağın zaman aşımına uğradığını, davacının asgari ücret ile çalıştığını, kazanın kendi kusurundan meydana geldiğini, eğitim ve ekipmanların verildiğini, amirinin emrine aykırı olarak çatıya çıktığını, davalı işverenin tamamen kusursuz olduğunu, davacının tazminat talebinin fahiş olduğunu, davacının kazasının elem ve ızdıraba neden olamayacağını hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, maluliyet oranını kabul etmediğini, maluliyet derecesinin ve çalışma gücünün kaybedildiğine ilişkin ve ne kadar süre kaybedildiğine ilişkin yüksek sağlık şürası ve Adli Tıp Kurumundan raporlar aldırılması gerektiğini, davalının davcıya yaptığı maddi yardımların düşülmesi gerektiğini savunmuş; davanın reddini talep etmiş; savunmalarını SGK dosyası, SGK teftiş dosyası, iş yeri dosyası, tanık anlatımları (... ....), bilirkişi, Yüksek Sağlık Şurası Raporu, Adli Tıp Kurumu Raporu ile ispat edeceğini ileri sürmüş, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini vekaleten arz ve talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararında özetle; "..1-Davanın kısmen kabul kısmen reddi ile
2-Davacı vekilinin 24.10.2022 tarihli ıslah dilekçesi doğrultusunda 1.010.275,27 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 17.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 15.11.2022 tarihli ara karar ile verilen 500.000 TL geçici ödemenin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte maddi tazminat olarak belirlenen tutardan mahsubuna,
4- 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 17.04.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, müvekkil şirketin yasal olarak tüm yükümlülükleri yerine getirdiğini, herhangi bir kusurunun bulunmadığını, davanın kısmi dava olduğunu bu nedenle ıslah tarihinden itibaren faize karar verilmesi gerektiğini, Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu ifade etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, iş kazası sonucu maddi ve manevi tazminatın davalı taraftan tahsili istemine ilişkindir.
1- Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminat miktarlarına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366. maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 110. maddesi kapsamında dava yığılması (objektif dava birleşmesi) kapsamında her bir talebin ayrı bir dava olduğu ve ayrı ayrı hüküm ve sonuç doğuracağı açıktır.
Bölge Adliye Mahkemesinin karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan kesinlik sınırının 378.290,00 TL olup hükmedilen tazminata yönelik temyizleri kesinlik sınırı altında kaldığı anlaşılmakla temyiz itirazlarının miktardan reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen kararın, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, dosya kapsamında toplanan bilgi ve belgelere, delil ve ispat durumuna göre kusur belirlemesine dair kabulün dosya kapsamı ile dairemizce benimsenen ilkelere uygun olmasına, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenlerin istinaf sebepleri olarak da dermeyan edildiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararında gerekçesi açıklanarak itirazların karşılanmış olmasına göre ileri sürülen temyiz sebeplerinin kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiş olması karşısında temyiz edenlerin sıfatlarına, temyiz kapsam ve nedenlerine göre hükmün onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davalı vekilinin hükmedilen manevi tazminata yönelik temyiz itirazlarının miktardan REDDİNE
2. Davalı vekilinin maddi tazminata yönelik tüm temyiz itirazlarının temyiz kapsam ve nedenleri gözetilerek reddiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.