MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2017/712 E., 2019/475 K.
Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar; davacı ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; maaş üzerine konulan haczin iptali ile temsilci olduğu dönemlerdeki prim borçlarından sorumlu olduğunun tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 19.11.2014 tarihli kararı ile davanın reddine dair karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 31.10.2017 tarihli kararında; "..davacıya tebliğ edilen ödeme emri işsizlik sigortası primine ilişkin 4.128,38 TL miktarlı olup söz konusu tebliğin usulüne uygun olup olmadığı tartışılmadığı gibi, haciz bildirilerindeki miktarlar ve anonim şirketin Ataç şubesinin toplam borcu nazarında, bu haciz ve borçlara ilişkin davacıya ayrıca ödeme emri tebliğinin yapılıp yapılmadığının araştırılması, edilmiş ise buna ilişkin evrakların ikmal edilmesi ile kesinleşip kesinleşmedikleri hususlarının gözetilmesi gerekmekte olup, kesinleşmeyen ödeme emirleri miktarınca haczin yersiz olduğuna karar verilmesi gerekmektedir.Kabule göre de, davacının maaş hesabına konulan haczin davalı Kurum yazısı üzerine kesinti yapıldıktan sonra 06.11.2012 tarihinde kaldırıldığı anlaşılmış olup, haczin kaldırılması yönünden davanın konusuz kalıp kalmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir..." gerekçesiyle söz konusu karar bozulmuştur.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının maaş hesabına konulan haczin davacı Kurum yazısı üzerine kesinti yapıldıktan sonra 06.11.2012 tarihinde kaldırıldığı anlaşılmakla, haczin kaldırılması yönündeki dava konusuz kalmakla karar verilmesine yer olmadığına, davacının Kuruma olan borcunun şirketteki payı oranında olması gerektiğinin tespitine yönelik davanın reddine, dair karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, müvekkilinin şirketteki payı oranında değil de şirket borçlarının tamamından sorumlu olması kabul edilebilir olmadığını beyan etmektedir.
Davalı Kurum vekili; Kurumca yapılan işlem usul ve yasaya uygun olduğunu, yapılan işlemlerin yerinde olduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3.maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı ve davalı Kurum vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliye yükletilmesine,
Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
14.04.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.