MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 01.02.1996-2000 yılı Eylül tarihleri arasında davalı şirket nezdindeki çalışmalarının tespitine karar verilmesini talep ettiğini bildirmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı SGK vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının çalıştığını iddia ettiği iş yerinin 01.04.1972 tarihinde kapsama alındığını halen faal olduğunu, davacının müracatı üzerine iş yerinde başlatılan teftişin halen devam ettiğini, bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı işveren savunmasında davacının davalı ...Kollektif Şirketini elemanı olduğunu, müvekkili şirket ile geçmişe yönelik hiç bir hukuki bağının bulunmadığını şirketin yeni bir şirket olduğunu ve davacı ile iş ilişkisinin 01.02.2000 tarihinde başlatıldığını, bu tarihten önce resmi yada gayri resmi çalışmanın olmadığını, davacı tarafın çalıştığına dair kayıtlarında bulunmadığını, davacı ile şirket arasında belirtilen tarihten önce hiç bir organik hukuki, fiili, ve mali irtibat bulunmadığını bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 12.04.2012 tarihli 2000/1181 Esas, 2012/252 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Dairenin 14.01.2014 tarihli 2013/23048 Esas, 2014/192 Karar sayılı kararı ile dosya kapsamından davacının çalışmalarının geçtiği işyeri unvanının kesin olarak tespit edilmediği, Mahkemece işverenin yöntemince tespit edilerek HMK’nın 124. maddesi uyarınca davaya katılımının sağlanması gerektiği, göstereceği delillerin toplanması gerektiği ve davacı tarafından hükmün temyiz edilmemiş olması da nazara alınarak davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak durumu da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği hususlarına işaret edilerek karar bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, Mahlemece eksik inceleme sonucu karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.