MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2021/179 E., 2023/297 K.
İlk Derece Mahkemsince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işveren yanında geçen çalışmaları için itibari hizmet süresi ve fiili hizmet süresi zammı verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, davacının çalışmalarının usulüne uygun şekilde süresinde bildirildiğini, davacının iş yerinde ağır ve yıpratıcı koşullarda çalışmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davacının yurt dışı borçlanma işlemlerini kanuni süresinde tamamlayamadığını, Kurum işlemlerinin usul ve kanuna uygun olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 15.12.2015 tarih, 2014/197 E., 2015/1181 K. sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. 1.Bozma Kararı
Mahkeme kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "... Mahkemece, davacının, 27.03.2007 ile 30.09.2008 tarihleri arasındaki çalışmaları yönünden işyerinde çalıştığı birim ve yaptığı işin niteliği tespit edilmeli, 01.10.2008 tarihinden itibaren çalışmaları yönünden, davacının davalı iş yerinin hangi birimlerinde hangi görev ile çalıştığı kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmeli, bu hususlar tespit edildikten sonra maruz kalınan etkenlerin oluşturduğu hastalıklar alanında uzman tıp doktoru ile kimya mühendisi ve maden mühendisinden oluşan iş güvenliği uzmanlarından oluşacak üç kişilik bilirkişi kurulu marifetiyle mahallinde bizzat keşif yapılarak; işverenden davacının iş yeri şahsi dosyası eksiksiz celbedilerek (talep konusu dönem vardiye defteri vs.) aynı dönemde çalışan bordro tanıklarının da beyanına başvurularak davacı işçinin iş yerinde çalıştığı birim/birimler ve yaptığı işin niteliği, konusu tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmeli, iş yerindeki incelemeden elde edilen bulgular gözetilerek, 27.03.2007 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 04.10.2006 gün ve 2002/157 Esas - 2006/97 Karar sayılı Anayasa Mahkemesi kararı ile iptal edilen 506 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesinin (IV) numaralı bendi ve 5510 sayılı Kanun'un 40 maddesinin (4) numaralı sırasında düzenlenen kapsamdaki iş/iş yerlerinden ve sigortalılardan olup olmadığı hususunda irdeleyip, davacı yönünden somutlaştıran rapor alınmalı, tüm dosya kapsamından varılacak sonuca göre, 506 sayılı Kanun'un Ek 5. maddesi ve 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca infazda tereddüt ve çelişki oluşturmayacak şekilde karar verilmelidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin 26.04.2019 tarih, 2018/393 E. 2019/543 K sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
B.2.Bozma Kararı
Mahkeme kararının süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Dosya kapsamından, iş yeri dosyası ve tanık anlatımlarında, davacının, davalı ... fabrikasının konkasör (kırıcı) bölümünde usta yardımcısı (temizlikçi) olarak çalıştığı, bantlardan dökülen ham maddeyi temizlediği, bantları takip ettiği, bantlara takılan malzemelerin çıkarıldığı vs işlerin yapıldığı, bu işler yapılırken koruyucu malzeme olarak kulaklık ve maske kullanıldığı, çalışılan sürenin bir kısmının pano odasında bir kısmının ise dışarıda temizlik yapılarak geçirildiği anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Kanun'un 40. maddesi olan fiili hizmet tespitinden yararlanılabilmesi için fiilen maruziyet arandığından Mahkemece öncelikle, davacıya ait vardiya defteri de gözetilerek, yapılan işin ne kadarlık süresinin dışarıda geçirildiği, pano (kontrol) odasının ortamdan etkilenip etkilenmediği, dışarıda çalışılırken kullanılan maske ve koruyucu malzemelerin ne zamandan beri çalışanlara verildiği, muayene raporlarının normal olduğu anlaşılmakta olup bu durumun da dikkate alınarak verilen malzemenin ortamdaki tozu ve gürültüyü önleyip önlemediği, maske kullanılmasına rağmen maruziyetin devam edip etmediği hususlarının kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenerek sonucuna göre karar verilmelidir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297. maddesinin (2). fıkrasında “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir”, hükmü öngörülmüştür.
Bu bağlamada 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesi uyarınca, davacının, davalı iş yerinde, çalıştığı tarihler arasındaki çalışmalarında fiilen çalışılıp maruz kalınan günleri x 60/ 360 formülüyle hesaplanan gün fiili hizmet zammı süresi bulunduğunun, bu sürenin prim ödeme gün sayısına fiili hizmet süresi zammı olarak eklenmesi gerektiğinin tespitine şeklinde infaza elverişli hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece, fiili hizmet süresi zammından yararlandırılacakları dönem içinde kalan; yıllık ücretli izin, sıhhi izin, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil günleri ile eğitim, kurs sürelerin vs. fiilen çalışılmayan sürelerin tespit edilerek bu süreler yönünden fiili hizmet zammından yararlanamayacağı gözetilerek karar verilmelidir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Mahkemece keşif yapılarak tanıkların dinlendiğini, davanın bu delillerle ispat edildiğini, Mahkemenin bu delilleri gözardı ederek davacıya ait solunum testlerine ulaşılamadığı, vardiya defterlerinin bulunmadığı gerekçesi ile davayı reddettiğini, kararın eksik araştırma ve incelemeye dayandığını belirterek temyiz başvurusunda bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, itibari hizmet süresi ve fiili hizmet süresi zammı tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. Maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.