MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; T.C Orman ve Su İşleri Bakanlığının Mersin İli ... İlçesi . Yıl ... Parkı'nın yapımı için ihale açtığını, ihaleyi davalılardan ... Elektrik Limited Şirketinin aldığını ve alt taşeron olarak ... Elektrik şirketine devrettiğini, müvekkilinin davalılardan ... Elektrik İç ve Dış Ticaret İnşaat Tarım Pazarlama Sanayi Limited Şirketinin üstlenmiş olduğu işte 01.09.2016-31.12.2016 tarihleri arasında sorumlu proje müdürü/şantiye şefi olarak çalıştığını, müvekkilinin sigorta girişinin yapılmadığı ve bir kısım işçilik alacaklarının alamadığını belirterek, 01.09.2016-31.12.2016 tarihleri arasında müvekkilinin hizmet akdi ile çalıştığının tespitine sigorta primlerinin davalılarca müştereken ve müteselsilen yatırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Bakanlık vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının Bakanlık bünyesinde ihdas edilmiş sürekli-geçici işçi kadrosunda veya taşeron işçi statüsünde çalışmamış olduğunun tespit edildiğini, yapım İşleri Genel Şartname ve ilgili mevzuat hükümleri gereğince sorumluluğun davalı yüklenici/alt işveren ... Elektrik Limited Şirketi üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek müvekkili Bakanlık yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini istemiştir.
Davalı ... İnşaat Elektrik Limited Şirketi cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirketin işçisi olmadığını belirterek husumet nedeniyle davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Elektromekanik Limited Şirket yetkilisi cevap dilekçesinde özetle; davacının şirket bünyesinde hiç bir zaman çalışmadığını, personel özlük dosyasının bulunmadığını, saha içerisinde bulunan misafirhanede ücret karşılığı, hiçbir iş ve uygulamaya karıştırılmadan, uygulama teknik ve yöntemlere müdahale etmeden ve ettirmeden konaklama desteğinden yararlandığını, davacının geçmişten gelen dostluk ve buna bağlı olarak gösterilen imtiyazları kendi çıkarları doğrultusunda değerlendirdiği belirtilmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;
"1-Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2-Davalılar Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve ... İnşaat Elektrik Tesisat Ticaret Limited Şirketi yönünden davanın reddine,
3-Davacının 01.09.2016-31.12.2016 tarihleri arasında davalı ... Elektromekanik İç ve Dış Ticaret İnş. Tar. Turz. San. Ltd. Şti tarafından hizmet akdi ile çalıştırıldığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı SGK Başkanlığı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı SGK Başkanlığı vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve prime esas kazanç tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. 5510 sayılı Kanun'un 30. maddesi 3. fıkrası (a) bendinde; bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa sigortalı olan kişilerden yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra 4 üncü maddenin birinci fıkrasının (b) bendi hariç olmak üzere bu Kanuna göre veya yabancı bir ülke mevzuatı kapsamında çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıkları, çalışmaya başladıkları tarihi takip eden ödeme dönemi başında kesileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme uyarınca, 5510 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği 01.10.2008 tarihinden sonra ilk defa sigortalı olanlardan yaşlılık aylığı bağlandıktan sonra çalışmaya başlayanların aylıkları kesilecektir.
3.Ancak, 5510 sayılı Kanun'un "Sosyal güvenlik destek primine ilişkin geçiş hükümleri" başlıklı geçici 14 üncü maddesi ile bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten önce sigortalı olanlar hakkında sosyal güvenlik destek primine tabi olma bakımından bu Kanunla yürürlükten kaldırılan hükümlerin uygulanmasına devam edileceğine dair amir hüküm getirilmiştir. 5510 sayılı Kanun'la yürürlükten kaldırılan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu'nda ise "yaşlılık aylığı alanların yeniden çalışmaları" başlıklı 63 üncü maddesinin; (A) bendinde yaşlılık aylığı almakta iken çalışmaya başlayanların yaşlılık aylıklarının bu çalışma olgusuna dayalı ve onunla sınırlı olarak kesilmesi gerektiği, (B) bendinde; tekrar sigortalı bir işte çalışma halinde, sigortalı adına sosyal güvenlik destek primi ödenmesi suretiyle, yaşlılık aylığının ödenmesine devam olunacağı hükümlerinin düzenlendiği, söz konusu maddenin son fıkrasında ise yaşlılık aylığı almakta iken tekrar çalışmaya başlayan sigortalıya, 506 sayılı Kanun'un 63. maddesinin (A) ya da (B) bendinden yararlanmak için bir tercih hakkı tanındığı anlaşılmaktadır.
4.İnceleme konusu eldeki dava, davacının 01.09.2016-31.12.2016 tarihleri arasında davalılar nezdinde sigortasız çalıştırıldığının tespiti istemine ilişkin olup Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve ... İnşaat Elektrik Tesisat Ticaret Limited Şirketi yönünden davanın reddine, davacının 01.09.2016-31.12.2016 tarihleri arasında davalı ... Elektromekanik İç ve Dış Ticaret İnş. Tar. Turz. San. Ltd. Şti.'de çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de verilen hükmün eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
5. Dosyadaki kayıt ve belgelerin incelenmesinde; davacının 01.01.2000 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almakta olduğu anlaşılmaktadır.
Mahkemece, davacının yaşlılık aylığı almakta olduğunun anlaşılması karşısında, davacının talebinin 506 sayılı Kanun'u8 63/A maddesi kapsamında yaşlılık aylığı kesilerek tüm sigorta kollarına tabi çalışma tespiti mi, yoksa aynı Kanun'un 63/B maddesi kapsamında Sosyal Güvenlik Destek Primine tabi çalışmanın tespiti mi olduğu hususu davacıdan sorularak netleştirilmeli, bunun neticesinde, istemi dikkate alınmak suretiyle elde edilecek sonuç değerlendirilmek suretiyle hüküm kurulmalıdır.
6. Kurumun fer'i müdahilliği bakımından; 6552 sayılı Kanun'un 11.09.2014 günü yürürlüğe giren 64. maddesiyle 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 7. maddesine eklenen 4. fıkrada, hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, davanın Kuruma resen ihbar edileceği, ihbar üzerine davaya davalı yanında fer'i müdahil olarak katılan Kurumun, yanında katıldığı taraf başvurmasa dahi kanun yoluna başvurabileceği belirtilmiştir.
6552 sayılı Kanun ile ilgili olarak öncesinde Türkiye Büyük Millet Meclisine sunulan hükümet teklifinde, söz konusu düzenleme 54. madde olarak yer almış, izleyen 55. maddede “5521 sayılı Kanuna aşağıdaki geçici madde eklenmiştir.” denildikten sonra “7. maddeye bu Kanunla eklenen dördüncü fıkra hükmü, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce açılmış olan davalarda da uygulanır.” hükmü Geçici 3. madde olarak öngörülmüş, ancak yasalaşma aşamasında anılan Geçici madde çıkarılıp 6552 sayılı Kanunda bu türden düzenlemeye yer verilmemiştir.
Diğer taraftan, 5521 sayılı Kanun'un 15. maddesinde, bu Kanunda açıklık bulunmayan durumlarda Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı, 01.10.2011 günü yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 66. maddesinde, üçüncü kişinin, davayı kazanmasında hukuki yararı bulunan taraf yanında ve ona yardımcı olmak amacıyla, tahkikat sona erinceye kadar, fer’î müdahil olarak davada yer alabileceği, 447/2. maddesinde, mevzuatta, yürürlükten kaldırılan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununa yapılan yollamaların, Hukuk Muhakemeleri Kanununun bu hükümlerin karşılığını oluşturan maddelerine yapılmış sayılacağı, 448. maddesinde, bu Kanun hükümlerinin, tamamlanmış işlemleri etkilememek kaydıyla derhâl uygulanacağı açıklanmıştır.
Şu durumda, hizmet tespiti davalarında Kurumun fer'i müdahilliğine ilişkin hükmün geçmişe yürütüleceği yönündeki düzenlemenin kanun koyucu tarafından benimsenmemiş olması, ayrıca ve özellikle yukarıda değinilen 448. madde kapsamında, Kurum bakımından taraf oluşumu gerçekleştiğinden tamamlanmamış işlemden söz edilemeyeceğinin de belirgin bulunması karşısında 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesine eklenen 4. fıkranın 11.09.2014 tarihinden önce açılan davalarda uygulanamayacağı, bu tarih sonrası açılan davalarda ise kurumun sıfatının fer'i müdahil olduğu açıktır. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle, 11.09.2014 gününden sonra açılan işbu davada davalı Kurumun fer'i müdahil olarak benimsenmemesi isabetsizdir.
7. Davalı asıl işveren ... İnşaat Elekt. Tes. ve Tic. Ltd. Şti.'nin ödenmeyen prim alacaklarından alt işverenle birlikte Kuruma karşı sorumlu olup primlerin ödenmesinden müştereken sorumlu olduğu hususunun gözetilmesi gerekirken hakkında davanın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
20.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.