MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 34. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesinde 13.11.2006- 17.08.2017 tarihlerinde Yardımcı Doçent Doktor statüsünde çalıştığını, ancak çalışmasının Kuruma 04.12.2007 tarihinde geç bildirildiğini İstanbul Anadolu 15. İş Mahkemesinin 2018/381 Esas numaralı dosyanın derdest olduğunu belirterek, Kuruma bildirilmeyen sürelerde banka kayıtlarında görülen bedel üzerinden hizmetinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı işveren vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, bildirimlerin tam ve eksiksiz olarak yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2. Fer'i müdahil Kurum vekili, davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, fiili çalışmanın yöntemince ispatlanması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul, kısmen reddine,
Davacının, davalı işyerinde;
Mart 2007 döneminde, günlük 47,45 TL brüt ücretle 30 gün
Nisan 2007 döneminde, günlük 47,45 TL brüt ücretle 30 gün
Mayıs 2007 döneminde, günlük 47,45 TL brüt ücretle 30 gün
Haziran 2007 döneminde, günlük 46,52 TL brüt ücretle 30 gün
Temmuz 2007 döneminde, günlük 46,52 TL brüt ücretle 30 gün
Ağustos 2007 döneminde, günlük 70,48 TL brüt ücretle 30 gün
Eylül 2007 döneminde, günlük 87,54 TL brüt ücretle 30 gün
Ekim 2007 döneminde, günlük 87,54 TL brüt ücretle 30 gün
Kasım 2007 döneminde, günlük 87,54 TL brüt ücretle 30 gün
Aralık 2007 döneminde, günlük 87,54 TL brüt ücretle 2 gün çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının çalışmasının Mart 2007 döneminden itibaren Kuruma bildirimde bulunulan 04.12.2007 tarihine kadar kesintisiz devam ettiği dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden belli bulunduğu halde hatalı değerlendirme içeren bilirkişi raporu esas alınarak Aralık 2007 için bildirimde bulunulmayan sürenin 3 gün yerine 2 gün olarak tespiti isabetli değilse de davacı tarafça istinaf yoluna başvurulmadığı da dikkate alınarak kaldırma nedeni kabul edilmemiş, istinaf başvurusunda bulunan taraf ve HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri dikkate alınarak yapılan istinaf incelemesine göre davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekilinin istinaf istemlerinin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın hak düşürücü sürede açılmadığını, eksik inceleme ve hatalı bilirkişi raporuyla karar verildiğini, davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde; fiili çalışmanın ispat edilemediğini, eksik inceleme ile karar verildiğini, dava açılmasına sebebiyet vermeyen Kurum aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi ve davanın reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ve feri müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.