MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının kesinleşen işçilik alacağı dosyasındaki ücret niteliğindeki alacaklarının işten ayrıldığı son ayın prime esas kazancın dahil edilmesi istemine ilişkindir.
II. CEVAP
Davalı vekili; davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, davacının davalı ... Sanayi ve Tic. A.Ş. tarafından Kuruma bildirilen 01.07.2012-31.07.2012 tarihleri arasındaki son ay prime esas kazancının 6.113,40 TL ve Kuruma bildirimi yapılan 1.650,00 TL'nin mahsubu neticesinde aynı dönem prime esas fark ücretinin 4.463,40 TL olduğunun tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Bakırköy 5. İş Mahkemesinin 2015/301 Esas sayılı dosyasında davacı tarafından davalı şirket aleyhine işçilik hak ve alacaklarına ilişkin olarak ikame edilen davada Mahkemece 02.11.2016 tarih ve 2015/170 E., 2016/513 K. sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilerek, kıdem tazminatı ile birlikte net 12.539,24 TL fazla mesai alacağı, net 572,86 TL bayram ve genel tatil alacağı, net 4.660,23 TL yıllık izin ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesinin 2017/429 E., 2018/10 K. sayılı kararıyla davalı tarafın istinaf talebinin reddedildiği ve kararın 18.01.2018 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen Mahkeme kararı üzerine davacı tarafından Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2016/19679 Esas sayılı dosyasıyla ilamlı icra takibi başlatıldığı ve takibe konu borcun 16.02.2018 tarihinde ödendiği, tüm dosya kapsamı ve yasal düzenlemeler kapsamında Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2016/19679 E. sayılı dosyasından yapılan ödemelerin 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesine göre sigorta primine esas kazanca ve yine 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesi ile bu konudaki Yargıtay içtihatları doğrultusunda ödemenin davacının davalıya ait iş yerinde son sigortalı çalışmasının olduğu 2012 Temmuz ayındaki aylık kazancına dahil edilmesi gerektiği, davacının davalı yanındaki çalışmasının 2012/7. ayında 30 gün sürdüğü, bu ay yönünden Kurum tavan ücretinin 6.113,40 TL olduğu, UYAP üzerinden alınan güncel hizmet cetvelinde Kurum denetmen raporu tarafından tespiti yapılan ve işleme alınması gerektiği belirtilen ek APHB'nin Kurum kayıtlarına işlendiği ve Kuruma bildirimi yapılan 1.650,00 TL'nin mahsubu ile aynı dönem için prime esas fark ücretinin 4.463,40 TL olarak kaydedildiği anlaşılmakla; davalı şirketin ve davalı SGK'nın istinaf istemlerinin kabulüne, Bakırköy 4. İş Mahkemesinin 2021/97 Esas, 2022/121 Karar sayılı, 20.04.2022 tarihli kararının kaldırılmasına, davanın konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, Kuruma başvuru gerektiğini gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık prime esas kazanç tespit istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 5510 sayılı Kanun'un 80. maddesi ile aynı Kanun’un Geçici 7. maddesi uyarınca 506 sayılı Kanun’un 77. maddesi hükümleri ile kesinleşen Bakırköy 5. İş Mahkemesinin 2015/170 E., 2016/513 K. sayılı kararı, Bakırköy 16. İcra Müdürlüğünün 2016/19679 Esas sayılı dosyası, UYAP üzerinden alınan güncel hizmet cetvelind ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
19.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.