MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, davalı işverene ait iş yerinde 15.11.2016-08.03.2018 tarihleri arasında fabrika müdürü olarak ve en son 10.000,00 TL aylık ücretle çalıştığını ancak sigorta primlerinin Kuruma eksik bildirildiğini belirtmek sureti ile sigorta primine esas kazancının tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı şirket vekili, cevap dilekçesinde özetle; davalı işveren tarafından, davacıya 2017 yılı için aylık brüt 4.056,45 TL, 2018 yılı için aylık brüt 7.693,27 TL üzerinden ve banka yolu ile ödeme yapıldığını, davacının ihtirazi kayıt olmaksızın bu ödemeleri aldığını, davacıya yakıtı da davalı tarafından karşılanmak sureti ile araç tahsis edildiğini, bir adet cep telefonu, şirket hakkı, şirket bilgisayarı ve aile bireylerinin de faydalandığı özel sağlık sigortası imkanı sağlandığını, davalı işverenin hiç bir çalışanına 10.000,00 TL gibi bir ücret vermediğini belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı Kurum vekili, cevap dilekçesinde özetle; HMK.'nın 288. maddesinde yazılı sınırları aşan ücret alma iddialarının yazılı delil ile kanıtlanması zorunluluğu bulunduğunu belirtmek sureti ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının fabrika müdürü olarak çalıştığı ve daha önceki işyerinden daha düşük bir ücretle müdür pozisyonunda işe başlamasının da hayatın olağan akışına aykırı olduğu, bu nedenle 2016/11 döneminden 2017/11 dönemine kadar net 8.000,00 TL, 2017/11 döneminden itibaren de net 10.000,00 TL ücret ile çalışma yaptığının kabul edildiği ve 03.02.2023 tarihli bilirkişi raporunda bu seçenek doğrultusunda yapılan SPEK hesaplamalarının dosya kapsamına uygun olduğu gerekçeleri ile 7701200003880 sigorta sicil numarada kayıtlı davacının, davalı şirket adına kayıtlı ... iş yeri sicil numaralı iş yerinden bildirimi yapılmış olan 15.11.2016 - 09.03.2018 tarihleri arasındaki dönemde,
2016/11.ay için prime esas kazancının 3.985,75 TL eksik bildirildiğinin,
2016/12.ay için prime esas kazancının 7.473,29 TL eksik bildirildiğinin,
2017/1.ay için prime esas kazancının 6.947,10 TL eksik bildirildiğinin,
2017/2.ay için prime esas kazancının 7.371,47 TL eksik bildirildiğinin,
2017/3.ay için prime esas kazancının 7.652,49 TL eksik bildirildiğinin,
2017/4.ay için prime esas kazancının 8.606,73 TL eksik bildirildiğinin,
2017/5.ay için prime esas kazancının 8.522,15 TL eksik bildirildiğinin,
2017/6.ay için prime esas kazancının 8.522,15 TL eksik bildirildiğinin,
2017/7.ay için prime esas kazancının 8.522,15 TL eksik bildirildiğinin,
2017/8.ay için prime esas kazancının 8.522,15 TL eksik bildirildiğinin,
2017/9.ay için prime esas kazancının 8.348,00 TL eksik bildirildiğinin,
2017/10.ay için prime esas kazancının 8.103,46 TL eksik bildirildiğinin,
2017/11.ay için prime esas kazancının 8.599,88 TL eksik bildirildiğinin,
2017/12.ay için prime esas kazancının 8.599,88 TL eksik bildirildiğinin,
2018/1.ay için prime esas kazancının 6.081,60 TL eksik bildirildiğinin,
2018/2.ay için prime esas kazancının 1.216,31 TL eksik bildirildiğinin, eksik bildirilen miktarın davalı şirket tarafından tamamlanması gerektiğinin ve bu doğrultuda davacının SGK kayıtlarından prime esas kazancının düzeltilmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve somut olayda; davalı işverene ait ....077 sicil numaralı iş yerinden 15.11.2016-09.03.2018 tarihleri arasında adına hizmet bildirimleri yapılmış olan davacının, hizmet süresinin tespitine yönelik bir isteminin bulunmaması ve bu nedenle uyuşmazlığın sadece sigorta primine esas kazancın tespitine yönelik olması; davacı ile davalı işveren arasında geçen elektronik posta içeriklerinin yazılı delil başlangıcı mahiyetinde bulunması, davacının iş yerindeki konumu ile önceki iş yerlerinden aldığı ücretler, Sosyal Güvenlik Denetmeni tarafından düzenlenmiş bulunan 23.07.2018 tarih ve MG-102 sayılı, 26.08.2022 tarih ve 406488/056 sayılı raporların içerikleri, dosya kapsamı, mevcut deliller, İlk Derece Mahkemesi gerekçesi hep birlikte değerlendirildiğinde; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik görülmediğinden yerinde bulunmayan istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı şirket vekili, temyiz dilekçesinde özetle; davacının ücret iddiasının HMK.'nın 200. maddesinde öngörülen sınırı aştığı için yazılı delille ispat zorunluluğu bulunduğunu, ancak davacının herhangi bir surette yazılı delil sunmadığını, bu yöndeki Yargıtay kararları görmezden gelinerek tanık dinlenildiğini ve bu tanıklar beyanlarının hükme esas alındığını, dava dilekçesi ekinde sunulan ve davalı şirket yetkilisinin imza ve kaşesini içermeyen ve davalı şirket yetkilisine ait olmayan e-posta yazışmalarının yerleşik Yargıtay kararları uyarınca yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığını, dava dilekçesinde yalnızca son aya ilişkin ücretin bildirildiğini, diğer aylara ilişkin iddia edilen ücretlerin bildirilmediğini, bu nedenle davacının 14.12.2022 tarihli beyan dilekçesinde yer alan beyan ve iddialarının; iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında olduğunu, davacı tanıkları beyanlarının; görgü ve bilgiden yoksun ve gerçek dışı olup, çelişkili, taraflı ve soyut mahiyette bulunduğunu, bu nedenle hükme esas alınmalarının hukuka aykırı olduğunu, 03.02.2023 tarihli bilirkişi raporunun da eksik incelemeye dayalı, hatalı hesaplama içeren, hukuki nitelendirme ve değerlendirmelerde bulunularak tanzim edilmiş bir rapor olduğunu ve Mahkemece, davacının iş yeri değiştirmekteki motivasyonunun yalnızca ücret odaklı olarak değerlendirildiğini ve 02.01.2017 tarihinde SGK tarafından yapılan denetimde; maaşların tam ve eksiksiz olarak bankaya yatırıldığına dair tutanak tutulduğunun ve bu tutanağın şirket yetkilisi sıfatıyla bizzat davacı tarafından imzalandığının değerlendirilmediğini belirtmiştir.
2.Davalı Kurum vekili, temyiz dilekçesinde özetle; davalı işveren tarafından davacıya daha fazla ücret ödendiğine ilişkin dava dosyasında mevcut herhangi bir yazılı belge veya yazılı delil başlangıcı sayılacak bir belge bulunmadığını, davanın ispat edilemediğini, hatalı ve eksik inceleme sonucu düzenlenmiş olan bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulü yönünde hüküm kurulmasının hukuka aykırılık teşkil ettiğini ve Kurum aleyhine yargılama gideri ile vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu temyiz başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, prime esas kazançların tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı şirket ve davalı Kurum vekilleri tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
13.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.