MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1816 E., 2024/29 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 25. İş Mahkemesi
SAYISI: 2016/266 E., 2022/314 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin ...'ya ait ... plaka sayılı şehir içi yolcu taşıma işi yapan dolmuşta 3.5 yıl hizmet akdi ile şöför olarak çalıştığını, işçi işveren ilişkisinin 2008 yılı Mart ayı başında kurulduğunu, iş akdinin 2011 yılı Eylül ayında gerçekleşen trafik kazasından bir süre sonra haksız olarak feshedildiğini, müvekkilinin SGK'ya işe giriş bildirgesinin verilmediğini, SGK primlerinin yatırılmadığını, aylık net maaşının 1.500,00-TL olduğunu, davalı aleyhine Ankara 9. İş Mahkemesinin 2012/474 Esas sayılı dosyası üzerinden açtığı davanın derdest olduğunu, davalının söz konusu davaya vermiş olduğu savunmasında müvekkilinin çalışmasına ve çalışma süresine ilişkin itirazda bulunmadığını beyanla, müvekkilinin işe başlama tarihinin fiili çalışma süresinin sigorta primine esas ücretinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vefat etmiş, mirasçıları davaya dahil edilmiştir.
Dahili davalılardan bir kısmı cevap dilekçelerinde özetle, davacının, murisleri ...'ya ait dolmuşta arızi şekilde zaman zaman çalıştığını, fasılasız aylık ücretli şekilde bir çalışmasının olmadığını, aynı araçta yüzdelik esası ile çalışan ... isimli bir başka şoför olduğu gibi kardeşleri ... ve torunu ... 'nın da çalıştıklarını, davacının dolmuş şoförlüğünün yanı sıra o dönemde SSK kapsamında başka bir işyerinde çalışması olan açık öğretimde öğrenci olan birisi olduğunu, araçta çalışan her iki şoförün çalışmalarının gündelik hasılattan yüzdelikli pay alma şeklinde olduğunu, herhangi bir işveren işçi statülü çalışma durumu olmadığını, davacı ile davalı ... arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu'nun 4/1 maddesi ile 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanunu'nun 2. maddesine uygun nitelikte bir ilişki olduğunu, İş Yasası'nın uygulanamayacağını beyanla, davanın reddini istemişlerdir.
Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; usül yönünden yetki, derdestlik, zamanaşımı def'i itirazlarında bulunduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne; davacının, davalılar murisi ...'ya ait minibüste 03.02.2010-01.09.2011 tarihleri arasında asgari prime esas kazanç üzerinden hizmet akdine dayalı olarak kesintisiz bir şekilde çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davacı vekili:
a.Kararı istinaf etmiş olmalarına rağmen Bölge Adliye Mahkemesi tarafından istinaf istemleri hakkında bir değerlendirme yapılmadığını,
b.Kararın eksik inceleme ile verildiğini belirterek bozulması gerektiğini beyan etmektedir.
2.Dahili Davalılar vekili:
1-Yerel Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2-Mahkemece verilen kararın somut delillere dayanmadığını beyan etmektedir.
3.Davalı Kurum vekili:
1-Mahkemece eksik inceleme ile hüküm kurulduğu,
2-Davacı tarafça ileri sürülen istinaf sebeplerinin gerçeği yansıtmadığı,
3-Eksik ve hatalı inceleme ile hüküm kurulduğunu beyan etmektedir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir.
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.İnceleme konusu eldeki dosyada, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulduğu halde Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf talepleri incelenmeksizin sadece davalı Kurum ve bir kısım dahili davalılar vekillerinin istinaf istemi hakkında hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
3.Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin karara ilişkin istinaf başvurusu hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma sebebidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan, Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine,
09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.