MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2024/606 E., 2024/1724 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gebze 4. İş Mahkemesi
SAYISI: 2018/381 E., 2020/114 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı Kurum tarafından dava dışı Metal Geri Dönüşüm San, Tic. Ltd. Şti.'nin müdürü ve ortağı olması nedeni ile davacı adına 2016/31600-31601-2016/11364, 2016/14852, 2016/30498, 2016/27512, 2016/14850, 2016/31603 sayılı dosyalar ile ödeme emrinin düzenlendiğini, davacının şirketin 18.12.2012 tarihine kadar ortaklık payının 1225 oranında olduğunu, bu tarihten sonra ise tamanımın kendisine ait olduğunu, ve hisselerinin tamamını 03.12.2013 tarihinde de ...'e devrettiğini, devirden sonra devralan kişi taralından Kurum alacaklarının yapılandırılmış olduğunu, ortakları gidilmeden önce şirketin malvarlığının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, kamu alacağının zamanaşımına uğradığı, davacının şirketinin prim borçlarından sorumluluğunun bulunmadığım, şirketi temsil ve ilzam yetkisinin olmadığını beyan ederek, gönderilen ödeme emirlerinin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar verilmedim talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davada 7 günlük dava açma süresinin geçmiş olduğunu, davacının dava dışı Metal Geri Dönüşüm Ltd. Şti.'nin 18.12.2012 tarih ve 7 sayılı kararı ile şirketin hisselerini devraldığı, davacının aynı şirketin müdürü olduğunu, bu nedenle tam ortak ve şirket müdürü olması nedeniyle şirketin ödenmeyen prim borçlarından sorumlu olduğunu, davacının hisselerini 03.12.2013 tarihinde de ...'e devrettiğini, bu tarihe kadar %100 oranında ortak ve müdür olduğunu, hisse devri yapılsa da devir tarihine kadar olan Kurum alacaklarındım sorumlu olduğunu beyan ederek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli kararı ile "Davalı Kurumca davacıya karşı 19.11.2018 tarihinde 2016/10365 - 14850 - 11364 - 11365 - 11366 - 14852 - 31603 - 31601 - 31602 - 31600 - 30498 - 27513 - 27512 sayılı dosyalar üzerinden gönderilen ödeme emirlerinin ve bu ödeme emirleri nedeni ile davacı hakkında başlatılan icra takiplerinin usulsüz olduğunun ve iptali gerektiğinin tespitine," karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli kararıyla; "I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine,
1-Davalı Kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davalı tarafça yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
II-Kamu düzenine aykırılık nedeniyle HMK'nın 353/1-b.2 bendi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına,
II-Davanın kabulü ile
1-Davalı Kurumca davacıya karşı 19.11.2018 tarihinde 2016/14850 - 11364 - 11365 - 11366 - 14852 - 31603 - 31601 - 31602 - 31600 sayılı dosyalar üzerinden gönderilen ödeme emirlerinin ve bu ödeme emirleri nedeni ile davacı hakkında başlatılan icra takiplerinin usulsüz olduğunun ve iptali gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 19.10.2023 tarihli kararı ile "..Eldeki davada, davacı dava dışı limited şirketin 2013/3-12 dönemine ilişkin borçlardan sorumlu olmadığını ve zamanaşımına uğradığını beyanla ödeme emrinin iptali ve menfi tespit talebinde bulunmuş olup; Mahkemece limited şirketten tamamen veya kısmen tahsil edilemeyen alacaklar bakımından şirket ortaklarının sorumluluğuna hükmedilmesi gerektiği düzenleme altına alındığı, davalı Kurum tarafından düzenlenen müzekkere cevabında dava dışı Metal Geri Dönüşüm Şirketine tebligat yapılamaması üzerine davalı adına ödeme emri düzenlendiği, bu durumda ödeme emrinin tebliği yolunda herhangi bir araştırma yapılmadan ve yeniden ödeme emri gönderilip takibin kesinleşmesi ya da borcun tahsili yolunda başkaca herhangi bir icrai işlem yapılmadan şirket ortağı hakkında takip yapılmış olmasının ilgili yasal düzenlemeye göre yerinde olmadığı, davacının ortağı olduğu şirketin prim borçlarından sorumlu tutulabilmesi için gerekli yasal koşul olan alacağın tüzel kişinin mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin anlaşılması halinde kanuni temsilcilerin şahsi mal varlıklarıyla sorumlu olacağına ilişkin yasa hükmüne uyulmadan davacıya ödeme emri gönderilmiş olduğundan ödeme emirlerinin iptali gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de söz konusu kararın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olduğu anlaşılmaktadır.
Davaya konu ödeme emirlerinin dava dışı Ltd. Şti.'ye ait prim borçları nedeniyle düzenlendiği, davacının 15.12.2011 tarihli kararla 1225/2500 oranında ortak olduğu ve aynı zamanda 10 yıl süre ile müdür olarak atandığı, Genel Kurulun 18.12.2012 tarihli kararıyla şirketin tüm hisselerini davacının devir aldığı ve aynı zamanda şirket müdürü olduğunun tescil edildiği, 03.12.2013 tarihli kararla şirket hisselerinin tamamını ...’a devrederek ortaklıktan ayrıldığı ve aynı zamanda şirket müdürlüğünün iptaline karar verildiği, davacının uyuşmazlık konusu ödeme emirlerine ilişkin dönemlerde limited şirketin sorumlu müdürü olduğu anlaşılmakla; davacının yukarıda yer alan mevzuat hükümleri çerçevesinde borçtan dolayı şirketle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu gözetilmeden davacının ortaklık ilişkisi dikkate alınarak yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesiyle söz konusu kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 1-Davanın 6100 sayılı HMK'nın 150/5. maddesi gereğince açılmamış sayılmasına" karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili, davanın kabulü gerektiğini beyanla karara karşı temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, vazife malullüğünün tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
17.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.