MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılar murisinin vefatı ile sonuçlanan 23.06.2006 tarihli trafik kazasının, iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
II.CEVAP
1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumuna başvuru yapılmadan davanın açıldığını, davalı ile ... arasında kardeş ilişkisi olmasına rağmen işçi-işveren ilişkisi bulunmadığını ve müteveffanın ... plakalı aracın ortağı olduğunu belirterek, davanın reddini istemiştir.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.10.2017 tarihli kararı ile konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 31.05.2018 tarih ve 2017/2822 - 2018/1172 E.K. sayılı kararı ile ... davacılar vekilinin 15.01.2015 varide tarihli dilekçesi üzerine Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından idari işlemlere başlanıldığı, eldeki davanın, müracaat tarihinden yaklaşık 11 gün sonra açıldığı ve davacılara 21.11.2016 onay tarihli peşin sermaye değerli gelir bağlandığı dikkate alınmak sureti ile davanın esası hakkında herhangi bir karar verilmesine gerek kalmadığına ilişkin kabul yerinde olmakla birlikte, davalı Kurumun vekalet ücreti dahil yargılama giderlerinden dolayı sorumlu tutulmasının hatalı olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Daire kararı ile ... Somut olayda, davacıların davalılara karşı 23.6.2006 tarihinde meydana gelen olayın 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında iş kazası olduğunun tespiti için açtığı davada, Mahkemece, davalılardan Kurum tarafından olay nedeniyle yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 05.10.2015 tarihli raporuyla olayın iş kazası olduğunun kabul edilmesi nedeniyle yazılı şekilde davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile karar verilmiş ise de, aslen Kurumca yapılan teftiş raporu sonrasında alınan kararın tek taraflı ve sadece davalı ... bağlayıcı olduğu, diğer davalı bakımından da olayın nasıl olduğu ve 5510 sayılı Kanun'un 13. maddesinde belirlenen şartları taşıyıp taşımadığı ve iş kazası olup olmadığı hususunun belirlenmesi ve uyuşmazlığın tüm taraflar yönünden kesin surette çözülmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu belirtilerek, hüküm bozulmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Verilen Direnme Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 17.06.2020 tarih ve 2020/433 - 2020/507 E.K. sayılı kararı ile aynı gerekçelerle bir önceki kararında direnilmesine karar verilmiştir.
C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı
1.Direnme kararı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
2.Dairenin 27.01.2022 tarih ve 2020/3227 - 2022/1300 E.K. sayılı kararı ile "direnme Dairemizce yerinde görülmediğinden ve bu durumda kararın inceleme yeri Yargıtay Hukuk Genel Kurulu olduğundan dava dosyasının Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesine" karar verilmiştir.
3.Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.02.2023 tarih ve 2022/10-287 - 2023/83 E.K. sayılı kararı ile ".. iş kazasının tespiti istemli eldeki davada dava tüm tarafları bakımından konusuz kalmadıkça yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın sonuçlandırılması ve kamu düzenine ilişkin olan bu hususun Bölge Adliye Mahkemesince de 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesi uyarınca re'sen incelenerek karar verilmesi gerektiği açık olup Yargıtayın da ileri sürülen temyiz sebepleri ile bağlı olmaksızın kanunun açık hükmüne aykırılık bulunup bulunmadığı ve hukukun doğru uygulanıp uygulanmadığını inceleme yetki ve görevi kapsamında davanın konusuz kalıp kalmadığı hususunda inceleme yaparak kararı bu nedenle bozması mümkündür. Zira iş kazası olduğunun tespiti durumunda sigortalıya (veya hak sahiplerine) sigorta yardımları yapılması söz konusu olacağından verilen karar davalı Kurumun yanı sıra işverenin de hak alanını ilgilendirdiğinden Kurumun tek taraflı olarak olayı iş kazası olarak kabul etmesi ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın sona erdiğinden ve davanın konusuz kaldığından söz etme olanağı bulunmamaktadır. Bu itibarla davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Kanun'un 11. maddesi gereğince inceleme ve araştırma yapılarak olayın iş kazası olup olmadığı belirlenmeli ve uyuşmazlığı tüm taraflar yönünden kesin surette çözüme kavuşturacak bir karar verilmelidir. Hâl böyle olunca Hukuk Genel Kurulunca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulması gerekirken önceki kararda direnilmesi doğru olmamıştır" şeklindeki gerekçeyle direnme kararı bozulmuştur.
D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin 24.09.2024 tarih ve 2023/345 - 2024/984 E.K. sayılı kararı ile1-Davalı Kurum yönünden; konusu kalmayan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davalı ... yönünden; davanın kabulü ile davacıların murisi ...'ın 23.06.2006 tarihinde geçirdiği ve vefatı ile sonuçlanan olayın iş kazası olduğunun tespitine, karar verilmiştir.
VI.TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Kuruma başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, dava konusu olayın iş kazası olmadığını, Kurum aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, iş kazası olduğunun tespitine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.