MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davalı işveren vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 22.04.2004-09.09.2017 tarihleri arasındaki hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, davacının, davalı şirkete ait işyerinde 23.03.2005 tarihinde çalışmaya başladığını, bu tarih itibariyle işe giriş bildirgesi ve imzalı hizmet sözleşmesi bulunduğunu, iş yerinin mevsimlik bir işyeri olup kısmi ve dönemsel çalışma yapıldığını, davacı imzası içeren iş yeri kayıtları bulunduğunu ve aksinin ancak yazılı delillerle ispat edilebileceğini, davacının eksik bildirilen hizmeti bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle, davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabulüne, davacı ... TC Kimlik numaralı ...'ın davalı işveren.... San. Tic. Ltd. Şti.'ye ait ... SGK İl Müdürlüğünün 60294.45.01 sicil sayılı dosyada işlem gören tuğla imali işyerinde 23.03.2005 - 09.09.2017 tarihleri arasında toplam 3781 gün çalıştığı ve bu çalışmaların 2700 günlük kısmının SGK'ya bildirildiği, 1081 günlük kısmının bildirilmediği; bildirimi yapılmayan dönemlerde o günlerin asgari ücretini aldığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı işveren vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile
"Davalı adına kayıtlı ... sicil sayılı işyerinin tuğla imalatı mahiyetinde olup, 01.05.1990 tarihinden itibaren Kanun kapsamında olduğu, davalı şirketin 2004/12 – 2017/9 aylarına ilişkin muhtasar beyanname örneklerinin dosya içerisine alındığı, başlangıç tarihi 23.03.2005 olan belirsiz süreli iş sözleşmesinin bulunduğu, ihbar ve kıdem tazminat bordrolarında davacının imzasının olduğu ve 23.03.2005 – 09.09.2017 tarihleri arasında çalışılan sürenin 7 yıl 6 ay 4 gün olarak belirtildiği, 16.12.2013 tarih ve 2013/ŞD -191 sayılı denetmen raporunda 02.12.2013 tarihinde yerel denetim yapıldığı, 2013/10 ay prim ve hizmet belgesinde kayıtlı 35 kişinin çalıştığı ve kaydı bulunmayan dava dışı kişinin çalışmasının tespit edildiği, 20.11.2015 tarih ve 2015/GÖ-147 sayılı inceleme raporunda, 18.11.2015 tarihinde yerel denetimde çalışmaları tespit edilen kişiler içerisinde davacının isminin bulunduğu, ... SGK İl Müdürlüğünden davacının uyuşmazlık konusu döneme ilişkin eksik gün bildirim formlarına dayanak belgelerin dosya içerisine alındığı, gelen eksik güne dayanak, 2006/9-10-11-12, 2007/1-6-10, 2008/7-9-10-11, 2010/1-2-3-4-5-6, 2011/1-3-4-5-6-7-8-12, 2012/1 aylarına ilişkin belgelerde, davacının imzalarının bulunduğu, davalı şirket adına doğalgaz ve su aboneliğinin bulunmadığı görülmektedir.
İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; HMK 355. maddesindeki düzenleme uyarınca, istinaf edenin sıfatı ve istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; dava dosyasındaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere, vakıa ve hukuki değerlendirme ile yukarıda belirtilen gerekçe kapsamında ve özellikle, dinlenen bordro tanıklarının beyanları, aynı işveren hakkında emsal uyuşmazlığa yönelik, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin 03.04.2023 tarih ve 2023/2812 Esas, 2023/3583 Karar sayılı ilamı ile dosyada yer alan tüm bilgi ve belgeler dikkate alındığında, İlk Derece Mahkemesinin kararının yerinde olduğu, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı" gerekçesiyle istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı işveren vekili özetle, dosyaya sunulan kıdem ve ihbar tazminatı bordrosu ile 15.10.2017 tarihli ibranamenin yazılı delil mahiyetinde olup bu belgeler yerine tanık beyanlarına itibar edilmesinin isabetsiz olduğunu, davacının, hizmet akdinin feshini müteakip tüm yasal haklarını aldığını ve davalı Şirketi tüm çalışma dönemi bakımından, imzaladığı 15.10.2017 tarihli ibraname ile ibra ettiğini, davacının imzasını havi kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı bordrolarının her ikisinde de davacının işe giriş – çıkış tarihleri ve toplam çalışma gün sayısının (7 yıl, 6 ay, 4 gün) yazılı olduğunu, davacının da bu çalışma gün sayısı üzerinden hesaplanan kıdem ve ihbar tazminatını ihtirazi kayıtsız aldığını, davacı, eğer iş bu davada iddia ettiği gibi çalışma dönemi boyunca sürekli ve kesintisiz çalışmış olsaydı, 7 yıl, 6 ay, 4 gün karşılığı olarak ödenen tazminatı kabul etmeyeceğini, bu tazminatları almasının ve bunlara ilişkin bordroları imzalamasının ve ibraname ile işveren şirketi ibra etmesinin tarafların çalışma gün sayısı bakımından mutabık olduklarını gösterdiğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
Fer'i müdahil Kurum vekili özetle, salt tanık beyanlarıyla ispatın HMK ve Yargıtay kararlarına göre mümkün olmadığını, eksik inceleme ile hukuka aykırı karar verildiğini ileri sürerek temyiz talebinde bulunmuştur.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup bu tür sigortalı hizmetlerin tespitine ilişkin davaların, kamu düzeniyle ilgili olduğu ve bu nedenle de özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesinin zorunlu ve gerekli bulunduğu açıktır. Bu çerçevede, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip, gerek görüldüğünde resen araştırma yapılarak kanıt toplanabileceği de göz önünde bulundurulmalıdır.
2. Eldeki davada, davacının davalıya ait iş yerinde 22.04.2004-09.09.2017 tarihleri arasında eksik bildirilen hizmetlerinin tespiti talebiyle dava açıldığı, Mahkemece, davacının imzasını içeren İş Sözleşmesinde işe giriş tarihinin 23.03.2005 olarak belirtilmesi, imzalı kıdem ve ihbar tazminatı bordroları ile yine davacının imzasını içeren 09.09.2017 tarihli çalışma belgesinde işe başlama tarihinin 23.03.2005, işten ayrılış tarihinin 09.09.2017 olarak belirtilmesi nedeniyle hizmetin başladığı tarihin 23.03.2005 olarak belirlendiği ve bu tarihten 09.09.2017 tarihine kadar davacının kesintisiz olarak çalıştığına karar verilmiş ise de karar eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalıdır.
3. Dosya kapsamından, davalıya ait iş yerinde çalışılan dönemlere ilişkin olarak her ay için puantaj kayıtları düzenlendiği, puantaj kayıtlarına göre eksik gün kodu ile Kuruma bildirimlerin yapıldığı, davacının imzasını içeren ücretsiz izin belgelerinin Kuruma verildiği; davacının iş sözleşmesinin sona erdiği 09.09.2017 tarihinde kıdem ve ihbar tazminatı bordroları ile çalışma belgesi düzenlendiği, davacı tarafından imzalanan bu bordrolara göre 7 yıl 6 ay 4 günlük hizmetin puantaj kayıtlarında görülen ve Kuruma bildirilen hizmetlerden ibaret olduğu, anılan yazılı belgelerin ve puantaj kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu, buna karşılık tanık beyanlarında ise davacının her ay 30 gün çalışıp çalışmadığı hususunda net bir bilgi bulunmadığı, Mahkemece de bu hususların tartışılıp değerlendirilmediği anlaşılmaktadır.
4. Mahkemece yapılacak iş, ücret ödemeleri bankadan yapıldı ise ilgili kayıtlar celbedilerek, ibraname, puantaj kayıtları ve banka ödemeleri karşılaştırılmak suretiyle belgelerin geçerliliği tartışılıp değerlendirilmeli, bu konuda tanıkların ayrıntılı beyanları alınmalı, uyuşmazlık konusu husus, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek varılacak sonuç uyarınca bir karar verilmelidir.
5. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.