MAHKEMESİ:İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/274 E., 2024/253 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının davalı işveren yanında 06.12.2015- 17.02.2018 tarihleri arasında net 2.000 TL ücretle çalıştığını, satış elemanı olduğunu, davalıya ait iş yerinde THY, Metro Turizm, YHT'nin bilet satışı ve Turkcell abonelik işlemlerinin yapıldığını, bu amaçla işverenin bazı fatura ve satış ödemeleri için davacının banka hesabını da kullandığını, davacının da bazı fatura ödemelerini ücretine mahsuben davalının hesabından yaptığını, sadece 20.07.2016- 25.07.2016 tarihleri arasında 5 gün sigorta primi yatırıldığını, kalan dönem için ise bildirim bulunmadığını belirterek hem 06.12.2015-17.02.2018 dönemi hizmetin tespitini hem de çalışmanın net 2.000 TL üzerinden gerçekleştiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki, husumet ve süre itirazında bulunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davalı ...'ın seyahat acenteliği telefon alım satımı fatura tahsilatı işleri yaptığını, 2016 yılının ... aylarında davacının iş ilanı üzerine geldiğini, ancak ihtiyaç duyulmadığı söylenerek işe alınmadığı davacının 50 yaşında olup ağır hastalıktan çıktığını tedavi gördüğünü söylediğini, sürekli bu işte çalışmak istemediğini, babasından maaş aldığını belirttiğini, daha sonra iş yerine gelmeye başladığını işi kavrayınca Temmuz 2016 da kendi isteği ile bir kaç gün sigortalı yapıldığını, ancak belirtilen şartları sebebiyle işten ayrıldığını, daha sonraki dönemde haftada 1 veya iki gün davalı işyerinde olmadığında günün tamamı olmamak kaydıyla yardım için geldiğini, günlük yevmiye üzerinden aylık 800 TL için anlaştıklarını, yılın yaz aylarında 2017 için iş yoğunluğu için sebebiyle daha sık geldiğini, zaman zaman kendi hesabından faturalar alındığını, davacının da bu kapsamda kendi hesabını kullandığını, bu dönemde davacının aldığı gönderdiği kargolar için de iş yeri adresini kullandığını, çalışmadığı günlerde de geldiğini bazen kasaya geçtiğini işverene yardım ettiğini, kasada açık çıkmaya başladığını ve bir daha gelmemesi gerektiğinin söylendiğini, Çubuk Cumhuriyet savcılığında 2018/3607 soruşturma dosyası ile başvuruları olduğunu 2017 yılında haziran Temmuz Ağustos aylarında ayda en çok 20 şer gün her gün yarım mesai yapacak şekilde geldiğini, 2016 yılı Temmuz ayından çıktığı tarihe kadar toplam çalışmasının 30-40 gün arasında yardım amaçlı olduğunu, kötü niyetli olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2020 tarihli kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının davalıya ait 1163753 sicilli iş yerinde 01.01.2016- 17.02.2018 dönemi aralıksız (Kuruma bildirilen 20.07.2016- 25.07.2016 dönemi dışlanmak kaydıyla) asgari ücret ile çalıştığının tespitine artan kısımların reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 02.11.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararı ile istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 22.03.2022 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili ve fer’i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, ... davacının 20.07.2016 tarihinden beri bildirimlerinin bulunması karşısında, mahkemenin bu yöndeki kararı yerinde ise de, bu tarihten önceki çalışma iddialarına karşı araştırma yetersizdir. Mahkemece, yeteri kadar tanık araştırmasının yapılıp dinlenilmemesi karşısında, re'sen araştırma ilkesi gereğince, davacının çalıştığını iddia ettiği işyeri adresinde davacının çalışmasını bilebilecek, işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinin sahipleri ve iş yeri çalışanları, emniyet, zabıta, vergi dairesi, SGK marifetiyle tespit edilerek bilgi ve görgülerine başvurulmalı, tanıklara davacının hangi tarihte işe başladığı, çalışmanın sürekli olup olmadığı sorulmalı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliğine göre eylemli çalışmanın var olup olmadığı, sürekli veya kesintili olup olmadığı, hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde çözümlenip; deliller hep birlikte değerlendirilip takdir edilerek, çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmeli ve infaza elverişli hüküm kurulmalıdır, gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne davacının davalıya ait 1163753 sicilli iş yerinde 01.01.2016- 17.02.2018 dönemi aralıksız (Kuruma bildirilen 20.07.2016- 25.07.2016 dönemi dışlanmak kaydıyla) asgari ücret ile çalıştığının tespitine artan kısımların reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili:
Eksik inceleme ile karar verildiğini beyan ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Fer'i müdahil Kurum vekili:
Eksik araştırma ile verilen usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, hizmet ve sigorta primine esas kazancın tespiti istemine ilişkindir.
1. Mahkemece bozma sonrası, dinlenen tanık beyanları ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de karar eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.
Hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılanların hizmetlerin tespitine ilişkin davalar, kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmesi zorunludur. Bu çerçevede hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, bu tür davalarda tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyerek, gerekli araştırmaların re'sen yapılması ve kanıtların toplanması gerektiği göz önünde bulundurulmalıdır.
6100 sayılı HMK m. 119/1-e gereğince davacının, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini bildirmek, m. 194 gereğince de taraflar, dayandıkları vakıaları, ispata elverişli şekilde somutlaştırma yükümlülüğü vardır. Tarafların, dayandıkları delilleri ve hangi delilin hangi vakıanın ispatı için gösterildiğini açıkça belirtmeleri zorunludur.
Bir davada haklı çıkabilmek için soyut veya genel hatlarıyla bir iddiayı ortaya koymak yeterli değildir. Aynı zamanda bu iddiaların, ispata elverişli ... getirilerek zaman, mekân ve içerik olarak somutlaştırılması gerekir. En azından iddianın araştırılabilmesine yönelik somut bilgi ve açıklamaların sunulması gerekir. İddia somutlaştırıldıktan sonra hâkim ve karşı taraf, bunun üzerinden savunma ve yargılama yapabilecektir. Soyut iddialar ve vakıalar üzerinden değerlendirme yapılması mümkün değildir.
Somutlaştırma yükü, genel anlamda tarafların açıklama ödevinin bir parçası ve layihalar teatisi aşamasındaki tezahür şeklidir. Somutlaştırma yükü, basit yargılama ve kendiliğinden araştırma ilkesinin uygulandığı davalarda da geçerlidir.
HMK m. 31 gereğince, hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir. Davaya konu talebin somutlaştırılmaması halinde önce hâkim, m. 31 ve 119/1-e gereğince davayı aydınlatma ödevi ve ön incelemedeki görevi gereği, somut olmayan hususların belirlenmesini davacıdan istemeli, gerekirse tarafa açıklattırma yaptırmalı, bu eksiklik giderildikten sonra yargılamaya devam etmelidir.
Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, iş yerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır.
Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, iş yeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça iş yerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir.
2.Mahkemece yapılacak iş, dinlenen adet tanığın birçoğunun davacıyı tanımadığı, bir kısmının ise görgüye dayalı bilgisi bulunmadığı gibi çalışmanın başlangıcı ve bitişi hakkında bilgisinin bulunmadığının anlaşılmasına göre, kabule konu 01.01.2016- 20.07.2016 dönemi yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken aksine kabul ile bu dönem yönünden davanın kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararın BOZULMASINA,
Temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.