MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/3001 E., 2024/1402 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Diyarbakır 2. İş Mahkemesi
SAYISI: 2015/680 E., 2022/496 K.
Taraflar arasındaki hizmet tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirkete ait iş yerinde 01.05.1992 tarihinde başladığı çalışmasının sekiz ay boyunca devam ettiğini, 29.05.1992 tarihinde işe giriş bildiriminde bulunan davalı şirketin çalışmaları Kuruma bildirmiş olsa da Kurumun sigorta primlerinin yatırılmadığı gerekçesiyle bu çalışmaları kabul etmediğini belirterek davacının 01.05.1992 ile 30.01.1993 tarih aralığında davalı iş yerinde geçen hizmetlerinin tespitini talep etmiştir.
II.CEVAP
Davalı şirket tarafından herhangi bir cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III.İLK DERECE MAHKEME KARARI
İlk Derece Mahkemesi tarafından; "...davacının çalıştığını iddia ettiği tarihlerde davalı işverene ait dönem bordrolarının bulunmadığının bildirildiği, davacı vekilince 05.12.2019 tarihli celse de bir kısım dönem bordrosu sunulduğu belirtilerek bir kısım evrak sunulmuş ise de; sunulan evrakların bir kısmında kaşe ve imza bulunmadığı gibi diğer evraklarda Sosyal Güvenlik Kurumu kaşe ve alındısının bulunmadığı, dinlenen tanıkların SGK hizmet döküm cetvellerine göre davacının çalıştığını iddia ettiği tarihlerde davalı işveren nezdinde çalışmalarının bulunmadığı, işe giriş bildirgesi bulunmasının tek başına işyerinde fiili olarak çalışıldığını ispata elverişli olmadığı, davacının işyerinde hizmet akdine dayalı sürekli işçi olarak çalıştığını kabule elverişli herhangi bir delil bulunmadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV.İSTİNAF
A.İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
B.İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, dönem bordrolarında adı geçen çalışanlardan, ..., ... , ..., ... davacı tanıkları, ... ve ...'in ise kamu tanıkları olarak dinlenildiğini, dinlenen tanıkların tamamının, davacının davalı şirket nezdinde ve anılan tarihlerde iddia edilen çalışmasının varlığını kanıtlar nitelikte beyanlarda bulunduğunu, davalı şirket, davacının işe başlamış olduğu tarihte SGK'ya işe giriş bildirgesini verildiğini, işe giriş bildirgesinin verilmiş olmasının o işyerinde çalıştığına dair karine olduğunu, müvekkilinin nizalı dönemde çalıştığının dosya kapsamından açıkça ortaya konulduğunu ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C.Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Kurum kayıtlarında dava edilen 01.05.1992 ile 30.01.1993 tarihleri arası dönemde davacının davalı iş yerinde çalışma kaydının bulunmadığı, dinlenen davacı tanıkları ve kamu tanığı davacının davalı nezdinde çalıştığını beyan etmişler ise de ilgili tanıkların da Sosyal Güvenlik Kurumu kayıtlarında davalı iş yerinden sigorta kaydının bildirilmediği, davacının, davalı nezdinde sözleşme kapsamında çalışma olgusunu ve hizmet süresini ispatla yükümlü olmasına rağmen ispat külfetini yerine getiremediği, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında Mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının işe giriş bildirgesinin Kuruma bildirildiğini, dönem bordrolarının Kuruma gönderilmemiş olmasının davacının çalışma olgusunu ortadan kaldırmayacağını, çalışma olgusunun her türlü delille kanıtlanabileceğini, davanın kamu düzenine ilişkin olduğu, davacının işyerinde eylemli olarak çalışıp çalışmadığının yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmesi gerektiğini, davacının Anayasal haklarının ihlali sonucunu doğuracak, usul ve yasaya aykırı istinaf mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi talebiyle temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371. maddeleri ile 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 86. maddesi ilgili hükümlerdir.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.