MAHKEMESİ: Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/1715 E., 2024/1477 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: Bursa 13. İş Mahkemesi
SAYISI: 2022/395 E., 2023/84 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirkete ait iş yerinde 25.09.2018 tarihinde geçirmiş olduğu iş kazası nedeniyle oluşan maluliyet oranının 09.09.2019 tarihinden itibaren %10 olduğunun tespiti ile davacıya geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarih olan 09.09.2019 tarihini takip eden aybaşından itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Kurum vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı şirket vekili; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının Kuruma verdiği 03.09.2019 tarihli dilekçe ile davalı iş yerinde çalışırken 25.09.2018 tarihinde iş kazası geçirdiğini belirterek, iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının tespiti ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanması talebinde bulunduğu, 18.11.2019 tarihli Kurum sağlık kurulu raporunda, davacının davalıya ait iş yerinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %6,2 olduğunun tespitine ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, davacı tarafça sağlık kurulu kararına itiraz edildiği, SSYSK'nın 05.02.2020 tarihli raporunda, davacının söz konusu iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %6,2 olduğunun tespitine ve kontrol muayenesi gerekmediğine karar verildiği, davacı tarafından davalı aleyhine Bursa 16.İş Mahkemesinin 2020/626 Esas sayılı dosyasında açılan tazminat davasında alınan ATK 3.İhtisas Kurulunun 04.10.2021 tarihli raporda, davacının 25/09/2018 tarihinde davalıya ait işyerinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının çalışır tarihi olarak bildirilen 09.09.2019 tarihinden itibaren E cetveline göre % 10 olduğunun tespit edildiği, yine ATK 2.Üst Kurulunun 27.10.2022 tarihli raporunda, davacının 25.09.2018 tarihinde davalıya ait işyerinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının çalışır tarihi olarak bildirilen 09.09.2019 tarihinden itibaren (sürekli iş göremezliğe girdiği tarih) E cetveline göre % 10 olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin bütün itirazlarının ATK 2.Üst Kurulu raporunda değerlendirildiği ve kanun gereği Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan alınan raporla uyuşmazlığın sona erdirildiği, davacı vekili tarafından Kuruma verilen 12.12.2022 tarihli dilekçe ile tazminat dosyası kapsamında alınan ATK 3.İhtisas Kurulu raporu ve ATK 2.Üst Kurulu raporu doğrultusunda davacının söz konusu iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının %10 olduğunun kabulü ile sürekli iş göremezlik geliri bağlanması talebinde bulunulduğu, davalı Kurum tarafından davacı vekiline verilen 14.12.2022 tarihli cevapta, yargı süreci devam ederken alınan ATK raporlarının Kurumu bağlamayacağı belirtilerek talebin reddedildiği, tazminat dosyası kapsamında yargılama sırasında alınan ATK 3.İhtisas Kurulu raporu ve ATK 2.Üst Kurulu raporlarının uyuşmazlık tarihi itibariyle yürürlükte olan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre yapılmış olduğu, itirazların değerlendirildiği ve denetime elverişli olduğu gözetildiğinde, davalı SGK tarafından davacı için belirlenen sürekli iş göremezlik oranının yerinde olmadığı, davacının 25.09.2018 tarihinde davalıya ait işyerinde geçirdiği iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 18.11.2019 tarihli kararında çalışır tarihi (sürekli iş göremezliğe girdiği tarih) olarak bildirilen 09.09.2019 tarihinden itibaren E cetveline göre %10 olduğu ve davacının 03.09.2019 tarihli sürekli iş göremezlik geliri bağlanması talebi uyarınca, 5510 sayılı Kanun'un 19/6-a maddesi uyarınca geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarih olan 09/09/2019 tarihini takip eden aybaşı olan 01.10.2019 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiği anlaşılmakla davanın kabulü ile davacının davalı işyerinde geçirdiği 25.09.2018 tarihli iş kazası nedeniyle sürekli iş göremezlik oranının E cetveline göre %10 olduğunun ve davacıya 5510 sayılı Kanun'un 19/6-a maddesi gereğince geçici iş göremezlik ödeneğinin sona erdiği tarih olan 09.09.2019 tarihini takip eden aybaşı olan 01.10.2019 tarihinden itibaren sürekli iş göremezlik geliri bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerinin istinaf başvurusunda bulunması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı Kurum vekilinin ve davalı Sabahattin Kayabaşı vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Dosya kapsamı incelendiğinde, davanın yasal dayanaklarından olan 506 sayılı Kanun’un 109 uncu ve 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 95. maddeleri hükümleri ile sağlık raporları ve ATK raporları ile tüm dosya kapsamı dikkate alındığında kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilinin ve davalı şirket vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.