MAHKEMESİ:Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
SAYISI: 2022/181 E., 2024/64 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalılar ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının ... bünyesinde 5355 sayılı Mahalli İdare Birlikleri Kanunu'nun 18. maddesine göre oluşturulan Köylere Hizmet Götürme Birliğinde birlik memuru olarak 15.03.2003 tarihinde belirsiz süreli ve tam zamanlı olarak işe başladığını, yaklaşık 11 yıl birlik memurluğu görevinde Kaymakamlık sekreteri olarak 1.295,00 TL maaşla çalıştığını, davacının bu çalışması esnasında işveren tarafından sigortalı yapıldığını ve sigorta primlerinin ödendiğini bildiğini, ancak davacının sigorta primlerinin eksik puantajlı olarak ödendiğini, bu durumun davacının maddi kaybına ve emeklilik işlemlerinin de gecikmesine sebep olduğunu belirterek, davacının 15.03.2003 tarihinden 30.03.2014 tarihine kadar ... Köylere Hizmet Götürme Birliğinde kesintisiz, tam zamanlı ve sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; talebin Sosyal Güvenlik Kurumuna yöneltilmesi gerektiğini, Tomarza Kaymakamlığının hasım olarak gösterilmesinin usul ve hukuka aykırı olduğunu, davacının aynı zamanda Tomarza Asliye Hukuk Mahkemesinde 2015/162 Esasında kayıtlı aynı nedenlerle alacak davası açtığını, davacının belirsiz süreli ve tam zamanlı olarak işe başladığını, 2003, 2004 ve 2005 yıllarında yapılan sözleşmelerin 5. maddelerinde "Birliğin geçici işçi pozisyonunda gösterilmek ve asgari ücret üzerinden ayda on gün sigortası ödenmek suretiyle istihdam edilir." şeklinde olduğunu, sözleşmelerin 8. maddelerinde de "Taraflar sözleşmenin bitim tarihinden itibaren bir ay önce ihbar etmek şartıyla her zaman feshedebilir. Aksi takdirde sözleşme aynı şartlarda bir yıl daha uzatılmış sayılır." şeklinde olduğunu, birlik tarafından davacının sigorta primlerinin sözleşme hükümleri gereğince uygun olarak yatırıldığını, bu durumun resmi belgelerden de anlaşılacağını, söz konusu sözleşmeleri dosyaya sunduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının mevcut kaydının dışında çalışmasının olmadığını, davacının talep ettiği dönemler için 5 yıllık hak düşürücü sürelerin geçtiğini, kamu düzeni nedeniyle titizlikle araştırma yapılması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... bünyesinde 5355 sayılı Mahalli İdari Birlikleri Kanunu'nun 18. maddesine göre oluşmuş Köylere Hizmet Götürme Birliği kadrosunda işe başlatılmış olması ve bu birliğin sonrasında belediyeye devredilmiş olması sebebiyle, Belediyeye husumet yöneltilmesinin hatalı olduğunu, davacı Mahalli İdareler Birliğine bağlı Köylere Hizmet Götürme Birliğinde birlik memuru olarak gösterilmiş ise de aslında davacının dava edilen dönemde Tomarza Kaymakamlığında sekreter olarak çalıştığını,dinlenen tanık beyanlarından da bu hususun sabit olduğunu bu müvekkili Belediye Başkanlığına husumet yönetilmeyeceğini, davacının çalıştığı dönemlere ait işyeri şahsi dosyasının Kaymakamlıkta olduğunu beyanla, işin ve görülen hizmetin mahiyetinin belirlenerek davanın müvekkilili yönünden husumetten reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli kararı ile
1-Davacının davasının ... yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2-Davacının davasının ... yönünden kısmen kabulü ile
3-Davacının ... Köylere Hizmet Götürme Birliğinde 15.03.2003 ile 30.03.2014 tarihleri arasında belirlenen günlerde tam zamanlı olarak çalıştığının tespitine,
4-15.03.2003-30.03.2014 tarihleri arasında 2003 yılı için 185 gün, 2004 yılı için 240 gün, 2005 yılı için 192 gün, 2006 yılı için 201 gün eksik sigorta bildirimi yapıldığının tespitine, belirtilen yıllar için toplamda 818 gün sigortalık süresinin eklenmesin karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 19.09.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı, davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli kararı ile istinaf istemlerinin reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Bölge Adliye Mahkemesinin 16.02.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı ... ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; " 1- Davacının Kaymakamlıkta kaymakam sekreteri ve diğer işlerde çalıştırıldığı beyanlardan anlaşılmakta olup, iş görme edimini Köylere Hizmet Götürme Birliğine karşı yerine getirmediği savunması karşısında, fiilen yaptığı bu iş nedeniyle husumetin İçişleri Bakanlığına da yöneltilerek kamu düzeninden olan hizmet tespitinde husumetin gerçek işverene yöneltilmesi zorunluluğu gözetilmeli, bu davalının da göstereceği deliller toplanarak karar verilmelidir.
2- Davacının eksik bildirilen günleriyle ilgili bilgi ve belgelerin bordrolara eklenerek Kuruma verilmesi zorunluluğu bulunmakla, bu belgeler Kurumdan sorularak celbedilmeli, aynı belgeler işverenden de istenmeli, davacının dava konusu kabule konu dönemde 17.10.2006, 27.09.2009 ve 05.10.2012 tarihlerinde doğum yaptığı görülmekle, mecburen doğum izninde olacağı süreler de gözetilmek suretiyle hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. " denilerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ile toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; tanık Selçuk Aslan'ın Tomarza Kaymakamı olarak Köylere Hizmet Götürme Birliğinde davacıyı 2003 yılında işe aldığı, her ne kadar davacının köylere hizmet götürme birliği bünyesinde işe alınmış ise de kaymakamlık bünyesinde hizmetli-sekreter pozisyonunda çalıştığı anlaşılmıştır. Tanık Selçuk Aslan' ın beyanında davacının 2003 ile 2007 yılları arasında kısmi süreli olarak çalıştığı belirtilmiş ise de tanık Selçuk Aslan'ın davacıyı işe alan ve işveren konumunda olması nedeniyle beyanına itibar edilmemiş ve bu beyan doğrultusunda alınan ikinci bir bilirkişi raporu hükme esas alınmamıştır. Dosyada dinlenen diğer tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere davacının her ne kadar kısmi süreli olarak işe alınmış ise de aslında fiili olarak tam zamanlı çalıştığı kaanatine varılarak davacının davasının kabulüne, davacının ... Köylere Hizmet Götürme Birliğinden 15.03.2003 ile 30.03.2014 tarihleri arasında belirlenen günlerde tam zamanlı olarak çalıştığının tespitine, 15.03.2003-30.03.2014 tarihleri arasında 2003 yılı için 185 gün, 2004 yılı için 240 gün, 2005 yılı için 192 gün, 2006 yılı için 96 gün eksik sigorta bildirimi yapıldığının tespitine, belirtilen yıllar için toplamda 713 gün sigortalık süresinin eklenmesine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı ... vekili, davacının kendi çalışanları olmadığını, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... vekili, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
3.Davalı ... vekili, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
4.Fer'i müdahil Kurum vekili, eksik inceleme ile karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz eden vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz harcının ilgiliden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.